25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü kapsamında etkinlikler düzenleyen Antalya Kadın Platformu üyeleri tutuklu ve hükümlü kadınlara dayanışma kartları gönderdiler.

Güllük PTT önünde toplanan Antalya Kadın Platformu adına ortak açıklamayı okuyan Nazire Öztürk,  bütün kadınları, şiddete, tacize, tecavüze, yoksullaştırmaya hayır demek, şiddetsiz bir dünya taleplerini daha güçlü haykırmak için, yan yana, kol kola olmaya çağırarak, 25 Kasım Çarşamba günü saat 19.00’da Attalos Heykeli önünde yapacakları basın açıklamasına davet etti.

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü, Mirabel kardeşlerin ülkelerinde 31 yıl süren diktatörlüğe ve erkek devlet şiddetine karşı direnişinin kadınlara mirasıdır. Kadınların yüzyıllar önce başlayan baskıya karşı mücadele öyküsüne isyanımızı büyütme kararlılığından hiç vazgeçmedik.

Dünyada var olan sömürü ve baskı düzeni ülkemizde de, AKP’nin dinci, muhafazakar örtüsüyle bütünleşerek gelişiyor. Cemaat/tarikat yapılarıyla örülü baskı, sömürü, yoksullaştırma eşitsizlik ve ayrımcılık zeminleri üzerinden her an yeniden inşaa ediliyor. AKP Türkiyesi’nde gericilik, kadın bedeni üzerinden şekillendirilerek, başta kadınlar olmak üzere, tüm toplumu kuşatıyor.

Bu 25 Kasım’a; maalesef uzun süredir devam eden pandemi koşullarında gidiyoruz. Covid 19 Pandemisiyle derinleşen ekonomik krizle birlikte, kadına yönelik ayrımcılık ve şiddet ile kadın işsizliği ve yoksulluğu bilinçli olarak uygulanan hükümet politikalarıyla artmıştır. Kadınlar artan ev içi şiddetine karşı savunmasız bırakılmış, infaz yasasıyla suç faili erkekler suç mahallerine gönderilmiş, çocuk istismarcıları affedilmek, istismar meşrulaştırılmak istenilmiştir. Bizi koruyan yasalar ve İstanbul Sözleşmesi hedef alınmıştır. Yargı erkekleri koruyor, kadınları itibarsızlaştırıyor. Kadına yönelik şiddetlerde, LGBTİ+ bireylere yönelik nefret cinayetlerinde ve çocuk istismarlarında cezasızlık özel bir politika olarak uygulanıyor.

İktidarın halka rağmen ortaya koyduğu politikalar, her zaman olduğu gibi özellikle Pandemi sürecinde de biz kadınlara derinleşen yoksulluk, ekonomik kriz ve şiddet olarak yansımakta, muhalif kadınlara yönelik tutuklama ve gözaltı ile politika yapma hakkımız engellenmek istenmektedir. Cezaevlerinde siyasi tutsak kadınlar baskı ve tacize maruz kalmakta, birçok kadın çocuğunu cezaevi koşullarında büyütmek zorunda bırakılmaktadır.

Bizler bugün özgürlükleri elinden alınmış tutsak kadınlarla dayanışma amacıyla kartlarımızı, mektuplarımızı onlara ulaştırmak için bir araya geldik. Ezilmişliğe, sömürüye, ayrımcılığa karşı tüm insanlığın onuru için mücadele ederken hapse atılan, insanlık dışı koşullarda tutulan, hasta kadın tutsaklar başta olmak üzere, tüm kadın tutsakların serbest bırakılmasını istiyoruz.

Her yıl olduğu gibi, 25 Kasım’da da “Vardık, Varız, Var olacağız” demek için sokakta olacağız. Bütün kadınları, şiddete, tacize, tecavüze, yoksullaştırmaya hayır demek için, şiddetsiz bir dünya talebimizi daha güçlü haykırmak için, yan yana, kol kola olmaya çağırıyor, 25 Kasım Çarşamba günü saat 19.00’da Attalos Heykeli önünde yapacağımız basın açıklamasına bekliyoruz.

Tutsak Kadınlara Özgürlük!
Yaşasın Kadın Dayanışması!

Antalya Kadın Platformu

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here