Antalya Nar Kadın Dayanışması, yaptığı basın açıklaması ve bildiri dağıtımı ile Özgür ve Korkusuz Yaşamak İsteklerini bir kez daha vurguladılar.

“Yaşamak istiyoruz özgür ve korkusuz” diyen Antalya Nar Kadın Dayanışması, önce Attolos Meydanı’nda bir basın açıklaması yaptı. Ceren Şahin’in okuduğu açıklamanın ardından Şarampol Kapalı Yol. Yüzüncü Yıl ve Anafartalar Caddesi boyunca bildiri dağıttılar.

Ceren Şahin, “ Kadınlar için hayati öneme sahip olan İstanbul Sözleşmesi’nin ortadan kaldırılmaya çalışıldığı Türkiye’de, iktidarın verdiği güçle kadına yönelik şiddet ve cinayetlerin arttığına vurgu yaparak, “Biliyoruz, özgür ve korkusuz bir yaşamın kendisi ancak bizim
dayanışmamız ve mücadelemizle mümkün!” dedi.

Basın açıklaması sırasında sıkk sık “Bağır Herkes Duysun Erkek Şiddeti Son Bulsun, Kadın Yaşam Özgürlük, Adalet Biziz Susmayacağız, Kadınlar Sokağa Özgürleşmeye,Adalet Biziz Susmayacağız” sloganları atan kadınlar, ardından Antalya caddelerinde bildirilerini dağıttılar

Basına ve Kamuoyuna
Hayatlarımız, geleceğimiz, haklarımız çalınmak istenirken isyanımızınhaykırıyoruz: YAŞAMAK İSTİYORUZ, ÖZGÜR VE KORKUSUZ!
Kadınlar olarak, kamusal ve özel, hiçbir yerde güvende hissedemediğimiz, kaderimiz gibi çektirilmeye çalışılan cinayetlerin, bu önlenemez bu değiştirilemez gösterilmeye çalışılan kadın düşmanı düzeninin faillerini biliyoruz!

Toplumsal cinsiyet eşitliği derslerini ilkokuldan üniversiteye her yerde müfredattan çıkartırken ‘kadın-erkek eşitliği fıtrata aykırı’ diyerek eşitliğin adına dahi tahammül edemeyen gericilik kadınların ve çocuklarına hayatları çalıyor.

Ensar’ı, Aladağ’ı yaratanlar tarafından eğitim tarikat ve cemaatlerin ellerine teslim edilmek istenirken, toplumsal yaşam cinsler arası hiyerarşiye dayanan fıtrat kavramı temelinde şekillendiriyor. İktidar ‘toplumsal cinsiyet adaleti’ zırvasıyla bütçe canavarı diyanet gibi kurumlar eliyle kadınları aileye köle eden, aşağılayan ve ayrıştıran kamu spotları yayınlıyor. Bu politik söylemin ekonomik sonuçları olduğunu da biliyoruz.
İşte bu toplumsal cinsiyet adalet dedikleri Güvencesiz çalıştırılmadan kadın yoksulluğuna erkek şiddetinden hak gaspına kadar uzanan 17 yıldır uygulanmakta olan bir çok kadın düşmanı iktidar politikasının üç kelimeyle özetlenmiş halidir.

Kadınların yaşam tarzına, ne yapması gerektiğine dair fetva verenlere herkes bilmeli ki eşitlik, özgürlük ve laiklik mücadelemizden geri dönüş yok. Kimse kadınların varoluş sebebinin erkeğe hizmet, çocuk bakımı, ev işleri olduğu söylemlerinin uzun ömürlü olduğunu sanmasın.

Yoksulluk, işsizlik ve güvencesizlikle karşı karşıya iken şimdi de mücadelelerimiz sonucu kazandığımız nafaka hakkımızın tırpanlanma girişimi ile yüz yüzeyiz. Ekonomik özgürlüğümüzün, eğitim ve iş hayatında karşımıza çıkan engeller ortada iken nafaka hakkının kısıtlanması boşanma hakkına bir darbedir. Kadınları istemedikleri bir hayata mahkum etmek demektir.

Alarm veren genç kadın işsizliği görmezden geliniyor. İstihdamda olan kadınlara ise güvencesiz ve esnek çalışma koşulları reva görülüyor.
Bir toplumu teslim almanın yolunun kadınları teslim almaktan geçtiğinin farkındalığı ve bilinciyle hareket eden AKP iktidarının meydanları sokakları terk etmeyen, erkek şiddetine ve zorbalığa itaat etmeyen, haklarına sahip çıkan özgürlük ve eşitlik için mücadele eden biz kadınlarla bir derdi vardır!

Kazanılmış haklarımızın gaspına yönelik saldırılara ek olarak çıkarılmaya çalışılan kadın düşmanı yargı paketinde çocuklara yönelik cinsel istismar faillerine af tekrar gündem edilmeye çalışılmaktadır. Daha önce söylemiştik, tekrar soyluyoruz: Cinsel istismarcılara affı aklınızdan bile geçirmeyin!

25 Kasım Uluslararası Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele ve Dayanışma Günü’ne doğru giderken isyanımızı haykırmak için buluştuğumuz bugün, Kadınların hayatlarını çalan erkek şiddetine, iktidarın bu şiddeti cesaretlendiren, sırtını sıvazlayan kadın düşmanı söylem ve politikalarına, toplumsal yaşamı dini kurallara göre düzenlerken yaşamlarımıza çizdiği karanlık sınırlara isyanı birlikte büyütmek için buradayız!

Faillerin değil katledilen kadınların hayatlarını sorgulayan erkek adalete karşı gerçek adalet diye hep birlikte haykırmak, İstanbul sözleşmesinden nafakaya mücadeleyle kazandığımız haklarımızı saldırılara karşı birlikte savunmak, uygulansınlar ki kadın cinayetleri önlenebilsin demek için buradayız!

Biliyoruz, özgür ve korkusuz bir yaşamın kendisi ancak bizim dayanışmamız ve mücadelemizle mümkün!

Hayatlarımızı karanlık sınırlarla kuşatarak bizi nefessiz bırakan; yoksulluğun, şiddetin, sömürünün boyutunu arttırarak hayalsiz bırakılmakistenen geleceğimizi ellerine bırakmayacağız, geleceğimizi başka bir dünyanın hayaliyle biz kuracağız!

Birlikte adımlayacağız sokakları, birlikte aydınlatacağız karanlığı, Özgür ve korkusuz sokakları, özgür ve korkusuz kampüsleri, özgür ve korkusuz bir şehri, mücadelemizle, dayanışmamızla, başka bir dünyanın hayaliyle birlikte kuracağız!

25 Kasım’da Türkiye’nin her yerine mor fularlarımızın isyanını taşıyacağız.

Yaşasın Kadın Dayanışması!
Antalya NAR Kadın Dayanışması

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here