26 Yıldır, Konyaaltı kumsalında her sabah, şimdilerde yaş ortalaması ellinin üstünde bir grupla spor yaparız. Yıllardır yaz mevsimi ve pazar günleri hariç hiç aksatmadık.

O sabah, güneş yüzlü bir akademisyenle karşılaştım. Profesör Dr. Öztürk Emiroğlu. Polonya’da bir üniversitede öğretim üyesi. Ayaküstü kısa bir sohbetten sonra, gökten üç elma düşer gibi elime kocaman iki cilt kitap düştü. Toplam üç bin sayfa, tuğladan kalın kitaplar, baştan başa emek kokan. Araştırma- inceleme kitapları; TÜRK EDEBİYATI TARİHİ. “İdeal Kültür Yayıncılık” yayımlamış.

Kitaplar elimizde, benim güllerim kalbur, kahvaltı sofrasına oturduk. Sohbetin en güzelini, en derinini yakaladık. Kimleri anımsamadık ki; Nazımdan başladık, Sabahattin Ali’ye ve daha nicelerine. Benim yorgun, sararmış bahçem çimen çiçeğe döndü. Aynı dili konuşan, aynı duyguları paylaşan insanla sohbeti ne denli özlemişim. Uzun süredir yaylada olmamdan da kaynaklı, çölde su bulmuş yolcu gibiydim.

Ne zaman araştırma kitapları görsem saygı duruşuna geçerim. Araştırma kitapları, masa başında oturarak, kurgularla yazılmaz, ya onlarca kitap okuyarak ya da basmadık taş bırakmayarak, araştırma yapılarak yazılır. Bu kocaman emeği bildiğim içindir ki araştırma- inceleme kitaplarının bende yeri başkadır.

Öztürk Emiroğlu ve 22 akademisyen 10 yıl emek katarak, ter akıtarak ortaya koyabilmişler. Akademisyenlerin çoğu profesör ya da doçent yani bu alanda oldukça deneyimli bir kadro. Kitapları kabaca karıştırdığımda, “22 kişi nasıl düşünce birliği ederek çalışabilir?” diye hayranlık duydum. Hem birlikte çalışabilmelerini, hem de 10 yıllık sabır ve emeği alkışlamamak mümkün değil. Hepsinin emeğine, yüreğine, kalemine sağlık, kutluyorum.

Öztürk Hoca, kitapların editörlüğünü yapmış. Bu demektir ki düzeltmek, toparlamak, kitap haline getirmek ona düşmüş. Yükün ağırı onun omuzlarına yüklenmiş.

Kitap 2 ciltlik. 1. Ciltte; Giriş bölümünden sonra, iki bölümlük çalışma yapılmış. Giriş Bölümünde;

Türkiye’de ve Yabancı Ülkelerde Türk Edebiyatı Tarihi Çalışmaları.

Türkiye’de Edebiyat Teorisi Çalışmaları.

Türkiye’de Edebiyat Eleştirisi Çalışmaları” yer alıyor.

Birinci Bölümde;

Edebi Türlerin Gelişimi;

Nazım – Şiir

Türk Halk Edebiyatı

Türk Tasavvuf Edebiyatı

Klasik Türk Şiiri

Tanzimat’tan Cumhuriyete Türk Şiiri

Cumhuriyet Dönemi Türk Şiiri

Türk Halk Edebiyatında Hikaye Ve Nesir Tarzı Ürünler….

Roman, deneme, hatırat, günlük, mektup, seyahat, yaşamöyküsü, röportaj,

İkinci Bölümde;

tiyatro, çocuk edebiyatı….

Konuların hepsini yazamadım. Hepsini ayrı ayrı hocalar hazırlamış. Belli ki herkes kendi dalıyla ilgili çalışmalar yapmış, yani baştan başa ustaların eseri. Her konunun örnekleri var. Örnek şiirleri okumaya doyamadım. Zaten okumak için hem uzun zaman gerekli hem de bu tür kitaplar, başvuru kitapları olduğundan, her an el altında, her kütüphanede, her okulda bulundurulacak kitaplardır.Türkçeyle kim kitap yazdıysa, başlangıçtan bugüne onları bu kitabın içinde bulmak mümkün. Bu iki kitap, Türk edebiyatı alanında kendi başına bir kütüphane olmuş. Yazın hayatının içinde olanlar, öğrenciler, öğretmenler ve ilgi duyanlar bu kitapları mutlaka edinmelidir derim. İyi ki Öztürk Hoca ile karşılaştım da bu kitapları bana armağan etti. Kitaplığımın baş köşesine, en değerli armağan olarak kuruldular.

  1. Ciltte bulunan konu başlıkları; 1860 ile 1940 yılları arasında Türk Romanı.

Tanzimat Romanı

Servet-i Fünun Romanı

İkinci Meşrutiyet Dönemi Türk Romanı

Cumhuriyet Dönemi Türk Romanı.

Konular incelenmiş, araştırılmış, tartışılmış, eleştirileri yazılmış, örneklerle sunulmuş. Ortaya bir hazine çıkmış. Kitaba ulaşmak isteyenlerin internetten araştırarak bulabileceklerini sanıyorum.

Ülkenin bu toz duman halindeki durumunda, böylesi bilim insanları olmasa, kendilerini adanmış halde insanlığa vermeseler, insanlığın elinde ne kalırdı? Ülkemiz ve dünya, bunca olumsuzluğun ortasında onların yüzü suyu hürmetine ayakta duruyor . Yoksa yok olmak da küle dönmek de işten bile değil. Böylesi eserleri gördükçe, okudukça, böylesi insanlarla sohbet etme şansını yakaladıkça umudum yeşeriyor.  Karamsarlığıma güneş doğuyor, ışığa kesiyor dünya. Kırsalıma bereket yağmurları yağıyor. İyi ki varlar.

Sevgili Öztürk Emiroğlu ve 22 akademisyen, emeğinizin karşısında saygıyla eğiliyorum. Siz hep var olun ki çirkinlikler utanıp kaçsın. Siz hep var olun ki güzellikler çoğalsın. Tekrar kaleminizi kutluyorum.

 

1 Yorum

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here