Konyaaltı Gazi Mustafa Kelam Ortaokulu müdürünün üyelerine yönelik uyguladığı şiddeti kınayan Eğitim Sen Antalya Şube Başkanı Kadir Öztürk, “Eğitimcilere uygulanan şiddeti kabul etmiyoruz” dedi.

Eğitim Sen Antalya Şubesi, Antalya Konyaaltı Gazi Mustafa Kemal Ortaokulu’nda, okul müdürünün üyelerine uyguladığı şiddeti protesto etmek amacıyla okul önünde açıklama yaparak, eğitimcilere yönelik baskı ve şiddetin son bulmasını istedi.

“Okullarda her türlü şiddete karşı çıkıyor. İdarecilerin zorbalıklarını ve mobbingini kınıyoruz” pankartının açıldığı açıklamada konuşan Eğitim Sen Antalya Şube Başkanı Kadir Öztürk, okul müdürünün üyelerine yönelik şiddetin görüntüsü olduğunu belirterek, “Devlet kurumları kamunundur. İl ve İlçe Milli Eğitim Müdürlükleri orayı işgal eden zatların kendi şirketleri ya da çiftlikleri değildir. Kurumlardaki koltukları işgal edenler derebeylik, padişahlık ya da mafya babalığı yapmıyorlar. Bu kişiler, hangi makamlara ya da kimlere güvenerek bu pervasızlığı gösterebiliyorlar. Eğitimcilere uygulanan şiddeti kabul etmiyoruz” diye tepki gösterdi.

Okul müdürü Bekir Tuna’nın üyelerine yaptığı şiddet sonrası görevden uzaklaştırması ve cezai işlem uygulanması gerektiğine işaret eden Öztürk, “Okul müdürü pedagojik formasyon almış. Çocuklarımızı emanet ettiğimiz bir kişinin, meslektaşına kinle, nefretle, ölümüne bile yol açabilecek tutumla saldırabilmesinin nedeninin; psikologların, ruh sağlığı hekimlerinin araştırması ve incelemesi gerektiğini düşünüyoruz. Üyemiz hiçbir neden yokken açıkça bir saldırıya uğramış, yaşam boyu sakat kalabilecek bir eylemle karşılaşmış, hatta ölümden dönmüştür. Saldırıda bulunan, bir meslektaşını kin ve nefretle yaralayan kişinin görev yerinin değişmesi değil meslekten de atılması ve hapis cezası alması gerekiyor. Sanki üyemiz de kusurluymuş ve saldırıda bulunan diğer bir tarafmış gibi bir uygulama yapılmasını kabul etmiyoruz” diye belirti.

Basına ve Antalya Kamuoyuna Zorunlu Açıklama

Eğitim iş kolundaki eğitim emekçilerinin çıkarlarını savunmadıkları, her koşulda idarecilerin ve iktidarın savunusu yaptığı için kendilerine sendika demenin gerçeği yansıtmadığı bir yapı, 17.10.2019 tarihinde bir üyemize saldıran ve yaralayan kişi ile ilgili açıklama yapmış. Açıklamasında bizi hedef almış, bizim açıklamamızın gerçeği yansıtmadığını iddia etmiş.

Gazete haberlerinde deniyor ki: “Okul müdürünün Eğitim Senli öğretmene saldırdığı iddialarının gerçeği yansıtmadığını ve okul müdürünün öğretmene görevini hatırlatması üzerine, öğretmenin amirine karşı gelerek fiili müdahalede bulunduğunu söyledi. Çoban, bir sendikanın açıklamasıyla müdürün hedef gösterilerek toplumun kutuplaşmasına zemin hazırlandığını söyledi.”

Basın metni elimizde olmadığı için gazetelerde yazıldığı aktardığımız bu açıklamanın neresini düzelteceğimiz konusunda bir şaşkınlık yaşadık!

Diyelim ki bizim arkadaşımız görevini yapmıyor ve bizim müdür demekten imtina ettiğimiz konumu gereği öyle anılacak zat, görevini hatırlatıyor arkadaşımıza… Hatırlatsın! Desin ki şunlar yanlış, uyarıyorum sizi; hatta daha ileri gitsin şu davranışlarınız nedeniyle savunmanızı istiyorum desin. Daha da ileri gitsin, soruşturma açılması için İlçe – İl Milli Eğitim Müdürlüğüne yazı yazsın… Bunların hiçbiri olmamış. Pekiyi ne olmuş arkadaşımızı önce taciz ve tehdit etmiş; arkadaşımız yerden dosya ve tabletini alırken de arkasından vurmuş. Arkadaşımızın kafasına dikiş atılmış ve üç gün rapor verilmiş bu saldırıdan dolayı arkadaşımıza. Fiili saldırıda bulunan bizim arkadaşımızsa “amir”de buna dair bir iz-emare yok!

İkinci bir iddia da bizim toplumu kutuplaştırdığımız iddiası! Toplum kim, müdür konumundaki saldırgan mı? Toplumu kutuplaştıran arıyorlarsa aynaya ya da muhibbileri, yandaşı oldukları iktidara baksınlar!

Müdür denilen saldırganın cesareti ve güveni nereden aldığını bu açıklama ile öğrenmiş bulunuyoruz. Ama hem açıklamayı yapan yapıya hem de önüne gelene saldıran müdür konumundaki kişiye hatırlatırız: Bu devran hep böyle gitmez ve güvendiğiniz dağlara karlar yağar…

Eğitimde şiddetin artmasına kimlerin çanak tuttuğu da bu açıklamayla ortaya çıkmıştır. Eğitimciye yapılan saldırı kınayacaklarsa önce o müdür konumundaki şiddet uygulayan saldırganı kınasınlar. İçi boş, cilalı laflarla saldırganı savunmasınlar. Şiddetin her türlüsüne karşılarsa arkadaşımızı başından yaralayan sakat kalmasına ve hatta ölmesine yol açabilecek saldırıyı kınasınlar.

“İlgili yetkili mercilerce inceleme başlatıl”dı deyip adaletin tecelli edeceğini söyleyenlerin önce adil olmaları gerektiğini de hatırlatalım. Yetkililer nasıl olsa bir şey yapmaz diye düşünüyorlarsa da hukuksal ve tarihsel olarak bu olayın peşini bırakmayacağımızı tüm Antalya kamuoyuna duyurmak isteriz. Bizim bir sloganımız var: “Gün gelecek, devran dönecek… -herkes- halka hesap verecek!” Sayılarımızla…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here