İlkokulda tarih kitabının ilk sayfasında şöyle yazardı. “Masal yalan söyler, tarih yalan söylemez.” İnanırdım o zamanlar. Çocuk her deneni doğru sanır. Bilemezdim tersinden okunması gerektiğini..

22 Aralık 2018 günü Antalya Tabip Odası’nın salonunda RED adlı bir belgesel film izledim. Salon tıklım tıklım doluydu. Gelenlerin hepsi doğrunun güzelin iyinin peşindeydi. İnsanlık için, insanca yaşamın kurulmasını, artık acıların son bulmasını isteyenlerdi. Yani barıştan yana olanlardı. Hepsinin yüzü ışıklıydı.

Ermeni devrimci “Paramaz”ın yaşamı anlatılıyordu. Kadir Akın’ın yaptığı bir belgeseldi. 2015’te “Paramaz” kitabını yazmıştı, hemen alıp okumuştum. Halk, Ermenilerden devrimci olabileceğini bilmezdi. Onları, hain olarak öğrenmişti. Güvenilmezlerdi. Ermeni, Rum, Süryani, Ezidi, Keldani vb. bize tarih dersinde hiç mi hiç öğretilmezdi. Hele onlardan iki kat vergi alındığı, onların emekçi, yoksul, ezilen, sanatçı, zanatkar oldukları umurumuzda olmazdı. Onlar gidince, ülkede sadece cahillerin çoğunlukta olacağı, onlarla birlikte üretimin de gideceği düşünülmemişti. Varsa yoksa düşmanlık, ayrımcılık, saldırganlık, yağmacılık öğretilmişti. Yüzleşme, hiç aklımıza gelmezdi. Şimdi geliyor mu o da bilinmezdi.

Paramaz, ne çok uğraşmış, halkın refahı için. Sadece Ermeniler değil, Anadolu’da yaşayan halkların tümü için mücadele etmiş, tümü için ölüme gitmiş.

Tarih, egemen güçlerin istediği yerden başlarmış. Hatta istemediği kişileri de atlarmış. Mustafa Suphileri anlatırken, Maria Suphi’yi atladığı gibi. Maria Suphi’ye topluca tecavüz edip acı çektire çektire öldürdüklerinin bilinmediği, konuşulmadığı gibi. Sanki Maria yokmuş gibi.

Sakarya kentinde, baba ile oğulun, aralarında Kürtçe konuştu diye linç edildiği gibi. Baba öldü, oğul komada. Suçları ağır mı ağır, kendi dillerinde konuşmak!!!!

İşte tarih buralardan başlamalı diye düşündüm. Tarih türkülerden, ağıtlardan başlamalı. Çünkü onlar yalan söylemez, emir beklemez. İç yangınını haykırır dosdoğru. Eşi ve iki oğlu Suruç’ta ölen annenin sesi gibi: “Söyleyin şimdi ben yönümü ne yana döneyim????” İşte gerçek tarih. Bir ananın yürek yangını. Bundan doğru, bundan yalın ne anlatabilir olanları?

O zaman yazılabilir tarih kitabına, “Tarih yalan söylemez.” diye.

3 YORUMLAR

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here