Sol Parti Antalya İl Örgütü SOL’la Kurtul kampanyası ve İstanbul Sözleşmesinin Feshi nedeniyle Attalos Heykeli Önünde basın açıklaması yaptı.

SOL’la Kurtul kampanyası hakkında konuşan İl Başkanı Aysel Aydın “Bu iktidara ve iktidarın kötü kopyası olmaya çalışan düzen muhalefetine mecbur da değiliz, mahkûm da değiliz. Bu sorunlar yumağından ancak ve ancak sol değerler etrafında örgütlenerek kurtulabiliriz. Kendi kaderimizi elimize alarak, Sol politikalar etrafında örgütlenerek onları yenebilir, emekten, eşitlikten, özgürlükten yana bir yaşamı mümkün kılabiliriz. SOL demek, emeğin çıkarlarını gözetmek demek, Sol demek kamuculuk demek, bağımsızlık, özgürlük ve eşitlik demek.

SOL demek bu ülkenin aydınlanma birikimini daha ileriye taşımak demek. Din sömürüsünün olmadığı, ayrımcılığın olmadığı bir yaşam demek.

Gelin böyle bir yaşamı birlikte kuralım. Gelin bu sömürücü zorbalardan kurtulalım.
Gelin, Sol Parti’de örgütlenelim” dedi.

İl Başkanı Aysel Aydın’ın ardından İl Yönetim Kurulu Üyesi Fatma Kayaoğlu İstanbul Sözleşmesinden Vazgeçmeyeceklerini belirtti. Fatma Kayaoğlu “Cinsel yönelim, cinsel kimlik, yaş, medeni durum, göçmenlik, sağlık, engellilik durumu gibi konularda hiçbir ayrım gözetmeksizin; şiddete uğrayan ve uğrama tehlikesi bulunan kadınları, kız çocuklarını ve LGBTİ+’ları koruyan istanbul Sözleşmesi 19 mart gece saatlerinde cumhurbaşkanı kararnamesi ile feshedildi.

Sözleşme taraf devletlere; şiddeti önleme,şiddete uğrayanı koruma, şiddet failini yargılama ve şiddeti önleyecek politikalar geliştirme gibi görevler yüklüyordu.

Fesih kararından sonra 12 saatte 6 kadın cinayetinin işlendiği günler yaşadık. Karakollara tedbir kararı için başvuran kadınlar“Aile mahkemesine başvuracaksınız” yanıtı ile geri çevrildi. İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz” eylemine katılan 4 mülteci ‘Kamu düzenini bozmak’ iddiasıyla gözaltına alındı, ardından haklarında sınır dışı kararı verildi.
Katillerin, istismarcıların sırtını sıvazlayan ve failleri daha da cesaretlendiren bu karar iktidar ve çevrelerini hiç rahatsız etmezken, Hopa Sol Parti ilçe binasına asılan “İstanbul Sözleşmesi’nden Vazgeçmiyoruz. Tek Adam Rejimi Kararnamesini Tanımıyoruz” yazılı pankart polis tarafından indirildi. Haklarımızı gasp etmeye çalışan siyasal İslamcı, gerici iktidara karşı haklarımızdan, hayatlarımızdan ve mücadelemizden asla vazgeçmeyeceğiz. Tek adam rejimi kararnamesini tanımıyoruz. İstanbul Sözleşmesi’nden Vazgeçmiyoruz” dedi.

Değerli Basın Emekçileri Sevgili Antalyalılar
AKP iktidarın uyguladığı politikalar yaşamın her alanını adeta sorun yumağı haline getirmiş durumda. Nereye el atsanız elinizde kalıyor. Ekonomi, eğitim, gençlik, dış politika, her şey tel tel dökülüyor.

İşsizlik, yoksulluk, hayat pahalılığı diz boyu. İnsanlar kendi kaderlerine, açlığa ve ölüme terk edilmiş durumda.

Covid 19 pandemisinin bir yılını geride bırakırken geride emekçiler için maalesef kocaman bir yıkım tablosunu da geride bırakıyoruz. Geçtiğimiz bir yılın içinde iktidar emekçileri işsizliğe, açlığa, yoksulluğa ve geleceksizliğe daha çok mahkum etti. İşçilerin emeğinden alınarak oluşturulan işsizlik fonu yağmalanarak sermaye çevrelerine kaynak aktarımının bir aracı haline getirildi. Kısa çalışma ödeneğinden faydalanamayan emekçiler ücretsiz izine mahkum edildi. Kod 29 bahane edilerek göstermelik olan işten çıkarma yasağını delme imkanı yine bu dönemde sermayeye sağlandı. Gelinen noktada işsizlik fonunun içinin boşaltılmasıyla beraber ücretsiz izine çıkarmalarda büyük bir artış beraberinde geldi, emekçiler daha yoğun bir işsizlik ve belirsizlikle baş başa kaldı.

Aşı konusundaki belirsizlikler aynen devam ediyor. İnsanlarımız yaygın aşıya ve sağlık hizmetlerine hala erişemiyor.

Hepiniz AKP kongrelerini televizyonlardan izlemişsinizdir. Hınca hınç dolu salonlarla övünen iktidar partisinin bakanı, kongre haberlerinden 5-10 dakika sonra aynı yayında utanmadan maske-mesafe-hijyen uyarısı yapabiliyor. “Pandemiyle mücadele sizin elinizde” diyerek gelinen noktada bir de halkı sorumlu tutuyor. Onlar pişkinlikte sınır tanımazken insanlarımız ölmeye, onlar da sefalarını sürmeye devam ediyor.

Gençlerin yarısından fazlası işsiz ve umutsuz. Birçoğu iş aramaya dahi gidemiyor. Bir şekilde iş bulabilen gençler ise neredeyse 19. yüzyıl kapitalizmini andıran güvencesiz koşullarda, ne bugününden ne de yarınından emin olmadan çalışır hale gelmiştir. Ücretsiz/ücretli stajyerliği, deneme süresini dayatan sözleşmeler aracılığıyla elde kalan son güvence kırıntıları da budanıyor.

Sözde genç işsizliği azaltmak için meclise getirilen yasa tasarısı, siyasi iktidarın emekçilere ama en çok genç emekçilere yönelik tavrını gözler önüne seriyor.

Değerli Basın Emekçileri Sevgili Antalyalılar
Bu iktidara ve iktidarın kötü kopyası olmaya çalışan düzen muhalefetine mecbur da değiliz, mahkûm da değiliz.

Bu sorunlar yumağından ancak ve ancak sol değerler etrafında örgütlenerek kurtulabiliriz.
Kendi kaderimizi elimize alarak, Sol politikalar etrafında örgütlenerek onları yenebilir, emekten, eşitlikten, özgürlükten yana bir yaşamı mümkün kılabiliriz.

SOL demek, emeğin çıkarlarını gözetmek demek, Sol demek kamuculuk demek, bağımsızlık, özgürlük ve eşitlik demek.

SOL demek bu ülkenin aydınlanma birikimini daha ileriye taşımak demek. Din sömürüsünün olmadığı, ayrımcılığın olmadığı bir yaşam demek.

Gelin böyle bir yaşamı birlikte kuralım. Gelin bu sömürücü zorbalardan kurtulalım.
Gelin, Sol Parti’de örgütlenelim.

KADINLAR-İSTANBUL SÖZLEŞMESİ
Cinsel yönelim, cinsel kimlik, yaş, medeni durum, göçmenlik, sağlık, engellilik durumu gibi konularda hiçbir ayrım gözetmeksizin; şiddete uğrayan ve uğrama tehlikesi bulunan kadınları, kız çocuklarını ve LGBTİ+’ları koruyan istanbul Sözleşmesi 19 mart gece saatlerinde cumhurbaşkanı kararnamesi ile feshedildi.

Sözleşme taraf devletlere; şiddeti önleme, şiddete uğrayanı koruma, şiddet failini yargılama ve şiddeti önleyecek politikalar geliştirme gibi görevler yüklüyordu.

Fesih kararından sonra 12 saatte 6 kadın cinayetinin işlendiği günler yaşadık. Karakollara tedbir kararı için başvuran kadınlar “Aile mahkemesine başvuracaksınız” yanıtı ile geri çevrildi. İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz” eylemine katılan 4 mülteci ‘Kamu düzenini bozmak’ iddiasıyla gözaltına alındı, ardından haklarında sınır dışı kararı verildi.
Katillerin, istismarcıların sırtını sıvazlayan ve failleri daha da cesaretlendiren bu karar iktidar ve çevrelerini hiç rahatsız etmezken, Hopa Sol Parti ilçe binasına asılan “İstanbul Sözleşmesi’nden Vazgeçmiyoruz. Tek Adam Rejimi Kararnamesini Tanımıyoruz” yazılı pankart polis tarafından indirildi.

Haklarımızı gasp etmeye çalışan siyasal İslamcı, gerici iktidara karşı haklarımızdan, hayatlarımızdan ve mücadelemizden asla vazgeçmeyeceğiz.

Tek adam rejimi kararnamesini tanımıyoruz. İstanbul Sözleşmesi’nden Vazgeçmiyoruz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here