“Eğer hayatlarımızın bir anlamı varsa bu anlam bizim ona kazandırdığımız bir şeydir; onların hazırlayıp sunduğu şey değil.” Terry Eaglaton

        Hayat hiçbir şeydir ama hiçbir şey de hayat kadar değerli değildir; önemli olan şey de insanın hayattan aldıkları değil hayata verdikleridir.

        Bizim gençliğimizde, yani 1970’li yıllarda yaşam daha anlamlıydı, daha güzeldi. Şimdi yaşam bir kaos haline geldi, getirildi. İdeallerimizin peşinden koşacağımıza metallerin, makinelerin peşinden koşmaya başladık. Avuçlarımızın içinde sıkıca tutmaya çalıştığımız yaşam ya çok sıktığımız için ellerimizin arasından kaydı gitti; ya da elimizi bile uzatıp tutmaya çalışmadığımız için kaçtı gitti.

        Her şeyin olduğu gibi yaşamın değerini bilmek için onu sevmek gerek. İşte Neslican Tay onlardan biriydi. Otuz bir yaşındaki genç kadın, bilincinde olanlara çok şey bırakarak 20 Eylül 2019 günü ayrıdı aramızdan. Kanserden dolayı sol bacağı kesildiği halde kalan bacağını sevdi; bizlere de sol bacağımızı sevmemizi söyledi. Şöyle diyordu bu kısa ömürlü genç bilge:

        “Belki kaybedeceğim ama savaşarak kaybedeceğim.”

        Türk Tabipler Birliği Başkanı Sinan Adıyaman, Neslican Tay’ın kanser ile mücadelesinin örnek bir mücadele olduğunu söylerken Üsküdar Üniversitesi Rektörü psikiyatrist Nevzat Tarhan ise şöyle eleştiriyordu bu mücadeleyi:

        “Ölümle yüzleşebilseydi, seküler dünyanın dünyasallaşma rüzgarına kapılmasaydı, dinlerin dünyaya anlam katma ve teselli gücünden faydalanabilseydi hastalığı düşman gibi görmezdi.”

        Elbette siz şimdi ‘Neslican’ın kanserle mücadelesi ve yaşama bağlılığı hastalığı düşman gibi görmek midir?’  ‘Bu sözler ve bu yaklaşım tarzı bir bilim insanının söyleyeceği sözler midir?’ diyeceksiniz.

        İşte ona en güzel yanıtı Neslican şu tümcelerle hayattayken veriyor:

        “Saçınızı, kilonuzu, boyunuzu sevin. Benim için sol bacağınızı da sevin. Çünkü sadece ama sadece bir hayatınız var.”

        “Belki hiç bir şey yolunda gitmedi ama hiç bir şey de beni yolumdan etmedi.”

        “Bacağımın kesilmiş olmasının hayatımı etkilemesine izin vermeyeceğim. Ben bir bacaktan ibaret değilim. Çok daha fazlasıyım.”

         Buna ek olarak Psikiyatrist Nevzat Tarhan’ın çoğunluğu kadın olan şu sanatçıların söylediklerinden de öğreneceği çok şey var:

        “Kısa ömrüne koca insanlığı sığdırdın. Gülen yüzünle hep bir melek olarak kalacaksın.” Cem Yılmaz.

        “Hepimize öyle duygular bırakıp gittin ki.. Korkusuzluğun, cesaretin, inancın, mücadelen ve yaşama sevincin ile hepimize inanılmaz bir örnek oldun. Bize önceliklerimizi yeniden hatırlattın. Mücadelen çok ama çok güzeldi.” Serenay Sarıkaya

        “Ve hayat her zorlukla, kendinden vazgeçmeden mücadele etmektir. Kendini çok sevmek, sevmekten vazgeçmemektir. Dimdik veda etmektir hayata.” Ceyda Düvenci

        “Teşekkür ederim öğrettiklerin ve her gün yeni bir umutla başlattığın günler için. Çok şey değiştirdin hayatımızda hikayenle.” Dolunay Soysert

        Ve hayat bitti dediğiniz yerden başlar.

2 YORUMLAR

  1. NOT: Neslican Tay, aramızdan ayrılırken 31 değil 21 yaşındaydı. Bu küçük yanlışımı düzeltiyor, özür diliyorum.
    NOT: Birkaç sene sonra psikiyatrist ve Üsküdar Üniversitesi Rektörü Nevzat Tarhan’ın belki de adı bile anılmayacak. Ama Neslican Tay’ın tek bacaklı heykeli şimdiden Bodrum Belediyesi’nin bahçesine bir anıt olarak dikildi bile.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here