Melek İpek’in yargılaması sürerken Antalya Kadın Platformu üyeleri Attalos Heykeli önünde bir basın açıklaması yaptı.

Antalya’da kendisine yıllarca şiddet uygulayan ve işkence eden Ramazan İpek’ öldürdüğü gerekçesiyle cezaevinde tutuklu bulunan Melek İpek’in yargılandığı davanın 2. duruşması bu gün Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinde görülüyor. Melek İpek’in meşru müdafaa hakkı görmezden gelinerek kasten öldürme ile yargılanıyor.

Antalya Kadın Platformu adına basın açıklamasını Fatma Kayaoğlu okudu. “Kadın katilleri ellerini kollarını sallayarak tehditler savurarak adliyelerden çıkarken, öz savunma hakkını kullanan, hayatlarını haklarını üniversitelerini savunan kadınları tutsak edenler bilsinler ki bizler mücadelemizden bir an olsun vazgeçmeyeceğiz.” diyen Fatma Kayaoğlu, “Biat etmeyeceğiz ve yaşamlarımızı da haklarımızı da savunmaya devam edeceğiz.” şeklinde konuştu.

Kayaoğlu “Yaşamak istiyoruz! Eşit, özgür, sömürüsüz, şiddetsiz kısacası insanca yaşamak istiyoruz. Burası bizi öldürmek isteyenlerin değil bizim memleketimiz olacak.”  dedi.

MELEK İPEK İÇİN ÖZGÜRLÜK HEPİMİZ İÇİN İSTANBUL SÖZLEŞMESİ
Bugün Antalya Adliyesi’nde bir kadın öz savunma hakkını kullandığı için yargılandığı davanın ikinci celsesine katıldı. Melek İpek’i gördüğü şiddet karşısında haklarından yoksun bırakan iktidar bugün onu yargılama hadsizliğine soyunuyor. Bugün iki kız kardeşimiz Songül ve Selma İstanbul sözleşmesini savundukları için uydurma gerekçeler ile gözaltındalar. Yine bugün İstanbul Kartal Adliyesi’nde iki ayın ardından üniversitesini savunan Şilan yargılanıyor. Kadın katilleri ellerini kollarını sallayarak tehditler savurarak adliyelerden çıkarken, öz savunma hakkını kullanan, hayatlarını haklarını üniversitelerini savunan kadınları tutsak edenler bilsinler ki bizler mücadelemizden bir an olsun vazgeçmeyeceğiz.

Yaşasın kadın dayanışması
Yaşasın örgütlü mücadelemiz
Haklarımızdan hayatlarımızdan vazgeçmiyoruz!

Geçtiğimiz hafta İstanbul sözleşmesinin hükümsüz bir kararname ile feshedildiği açıklanıyor. Kadın katilleri iyi hal indirimi alıyor. Medyasından eğitim sistemine kadar her yerde kadın düşmanı homofobik ve transfobik dil ve öğretiler topluma pompalanıyor. Her gün kadınlar katlediliyor ve lgbti+lar nefret suçlarına maruz kalıyor. Devlet hayatlarını ve haklarını korumakla yükümlü olduğu kadınlara, lgbti+lara, çocuklara, mültecilere, göçmenlere, engellilere ve emekçilere açıktan bir savaş başlatmış durumda. Bizleri kendisine biat ettirebileceğini düşünüyor. Biat etmeyeceğiz ve yaşamlarımızı da haklarımızı da savunmaya devam edeceğiz.

Kararı geri çek sözleşmeyi uygula!
Kadınlar birlikte birlikte güçlü!
Sözleşme bizim kararname hükümsüz!

Yıllarca evli olduğu erkek tarafından işkence ve tecavüze maruz kalan Melek İpek öz savunma hakkını kullandı ve hem çocuklarının hem de kendisinin yaşamı için şiddet faili Ramazan İpek’i öldürmek zorunda kaldı. Komşuları dâhil herkes o evin içinde Melek’in maruz kaldığı işkence ve şiddetin farkındaydı ama ne Melek bir yere sığınabildi ne de çevresindekiler onunla dayanışma içerine girdi. Çünkü hepimiz biliyoruz karakoldan kadınların nasıl kocana dön diyerek geri çevrildiğini, hepimiz biliyoruz erkelerin adliyelerde efendi duruşları sayesinde cezasızlık ile ödüllendirileceğini ve elini kolunu sallayarak kadınlar için bir işkence haneye dönen evlere ‘’ kızgın ve tahrik’’ olmuş şekilde döneceklerini.

Özsavunma haktır yargılanamaz!
Kadınları değil katilleri yargıla!

İstanbul Sözleşmesi fiziksel, cinsel, ekonomik ve duygusal şiddet, her tür şiddetle mücadele konusunda “Önleme, Koruma, Kovuşturma ve Destek Politikalarından” oluşan dört temel yaklaşım içeren ilk sözleşmesidir. Gece yarısı baskınıyla sözleşmeyi feshedenler erkekleri yargılamak yerine aklayanlar, kadınlar öz savunma hakkını kullandığında en ağır cezayı yine kadınlara kesiyorlar. İstanbul Sözleşmesi’ni uygulamayarak kadınların yaşam hakkına saldıranlar öz savunmayı suç haline getiriyor. Devlet üzerine düşeni yapmalı ve kadınları korumalı, korumadığı kadınlarının öz savunmasını suç saymaktan vazgeçmeli ve kadın katillerini gerçek adalet uygulayarak cezalandırmalı. Hepsinin yolu İstanbul Sözleşmesi’ni uygulamaktan geçiyor. İstanbul Sözleşmesi bizim, öz savunma haktır.

Erkek adalet değil gerçek adalet!
Kararı geri çek sözleşmeyi uygula!
Adalet adalet melek için adalet!

Yaşamak istiyoruz! Eşit, özgür, sömürüsüz, şiddetsiz kısacası insanca yaşamak istiyoruz. Burası bizi öldürmek isteyenlerin değil bizim memleketimiz olacak. Kadınlar olarak İstanbul Sözleşmesi’ni sonuna kadar savunacağız. Biliyoruz ki sözleşme uygulanırsa kadınlar, lgbti+lar, çocuklar gibi toplumsal normlar yüzünden dezavantajlı durumda olan tüm bireyleri;
-ev içi şiddetten
-fiziksel, ekonomik,dijital ve psikolojik şiddetten
-taciz ve tecavüz gibi tüm cinsel şiddetlerden
-ısrarlı takipten
-işyerlerinde ve kampüslerde mobbingten
-çocuk yaşta evlendirilme gibi istismarlardan
-kültür, din ve töre gibi kavramlar ile meşrulaştırılan genital sakatlanmalardan
-cinayet ve nefret suçlarından
-soruşturma ve yargılama aşamasında meydana gelen ve hayatta kalanı travmatize eden ayrımcı ve suçlayıcı tavırlardan

Mevcut veya eski partnerlerden, aile bireylerinden, patrondan, öğretmenden, polisten ya da sokakta karşılaştığımız tacizciden yani tanıdığımız tanımadığımız tüm şiddet faillerinden korur.

İstanbul Sözleşmesi’ni fesheden ve biz kadınları şiddet karşısında korumasız bırakanlar, özsavunma hakkımızı kullandığımızda bizi yargılayamazlar!

Hayatını, bedenini, emeğini, üniversitesini savunan mücadeleyi göğüsleyen ve yükselten tüm kadınlara selam olsun.

Kadın yaşam özgürlük
Jin jiyan azadi
Yaşasın örgütlü mücadelemiz

ANTALYA KADIN PLATFORMU

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here