Öncelikle belirtelim: Antalya’nın iç ve dış turizme açılmış olması akla ziyan, yapılmaması gereken ve insan yaşamını hiç dikkate almayan bir karardı. O zamandan beri virüsü kapan, evine, annesine, babasına, çoluğuna, çocuğuna bulaştıran her bir turizm çalışanından başta sarayın bir dediğini iki etmeyen, görevini sadece saraydan aldığı rakamları açıklamak sanan, tüm salgının sorumluluğunu alması gerekirken kamu spotu gibi davranan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca olmak üzere bu açılma kararını alan kişiler sorumludur. Batı dünyası bize imreniyorlar yalanıyla yıllardır oy alan ve iktidarlarını sürdürenlerin siyaset sahnesinden yok olacağı yeni bir dönemin eşiğindeyiz. Ülkemiz Korona günlerinde çok kötü yönetiliyor. Yıllardır ülkemize milyarlarca dolar döviz girdisi sağlayan Turizm karşımıza çıkan ilk ciddi krizle beraber hiçbir destek almadı, kaderine terkedildi. Turizm çalışanları ise sadece otel ve acente çalışanları onlarında bir bölümü Kısa Çalışma Ödeneği alabildi. Açlık sınırının altında olan bu ödenekle geçinmeye çalışıyorlar. 200 Dolar civarında bir aylık gelirle geçinmeye çalışan bu insanlar madalyayı hak ediyorlar! Seyahat acenteleri çalışanları ise bu ödeneğe dahi ulaşamadı. İrili ufaklı binlerce acente kapandı ya da yok oldu. Yapılması gereken turizm sektöründe çalışanların desteklenmesi, maaşlarının kamu tarafından ödenmesi, küçük acentelerin kira, iletişim, ulaşım masraflarının kamu tarafından verilmesi ve bunların on-line reklam, tanıtım ve satış kanallarına yönlendirilmesi idi. Tam aksine hiçbir şey yapılmadı.

Hiçbir şey yapılmadı derken, Türkiye’nin iç pazarda en büyük Tur operatörü olan bir firmanın sahibi Turizm Bakanı ve Sarayın emri ile önce iç turizmde sonra da başta virüs hastası sayılarını bile saptayamayan Ukrayna olmak üzere, bazı Arap ülkeleri ile dış turizm başlatıldı.
Bunun doğal sonucu ise hasta sayısında patlama oldu. Günlük yeni vaka sayısı 1000i geçeli çok oldu. Antalya’da otellere gelen turistlerin ise sadece ateşleri ölçülerek Korena hastası olmadıklarına hükmedildi. Oysa sadece bir tek Parol alarak ateş düşüyor ve taşıyıcı hastalarda başka bir belirti de görülmüyordu. Bu turistlerle iç içe yaşan turizm çalışanlarına ne test yapıldı ne de halleri soruldu. Kaç kişi hasta oldu, kaç kişi hastalığı bilmeden istemeden evine götürdü? Hastaneler doldu ve bir söylentiye göre hastalar komşu illere gönderildi ki hasta sayısı duyulmasın.

İnsan sağlığı her şeyin önünde dikkate alınmalıdır. Her bir turizm çalışanına insanca yaşayabileceği bir gelir garanti edilmeli ve sektör hazır hale getirilmeden turist kabulüne başlanılmamalıdır. Bu arada hiç vakit kaybetmeden Özel Hastane sahibi Sağlık Bakanı, Turizm şirketleri sahibi Turizm Bakanı hemen istifa edilmeli ve bakanlık yaptıkları dönem Sayıştay tarafından incelenmelidir.

Not: Yaşamı turizm işçilerinin örgütlenme mücadelesi içinde geçen, yıllardır otellerin Yiyecek İçecek bölümlerinde çalışan Burhan Kayaoğlu’nu kaybettik. Işıklar içinde yatsın.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here