“Akılsızca bir şeyi milyonlarca kişi söylese de o şey yine akılsızcadır.” B. Russell

Kitap okuyan kızlar ateist olurmuş. Ateist olur mu bilemem ama gözünün açıldığı, farkındalığının arttığı, uyandığı, bir daha kolay kolay tuzaklara düşmeyeceği kesin. Bursa Belediye Başkanı; kentin ortasındaki kitap okuyan kız heykelini kaldırtmış. Gerekçesi, “Kitap okuyan kızlar ateist oluyor.” demiş.

Aklıma hemen yıllar önce Van – Erciş’te yaşanan bir olay geldi. Bunu daha önce yazmıştım ama yeri geldi ve cuk oturdu. Erciş kaymakamı, “Yüz kitap okuyan kızın çeyizini kaymakamlık yapacak.” demiş. Kızlar hemen kitap okumaya başlamış. Yüz kitabı okuyup bitirdikten sonra da şöyle demişler. “Biz, kitap okumayan erkeklerle evlenmeyiz.”

Bursa belediye başkanına yerden göğe hak veriyorum. Kadınlar okuyunca uyanır. Bir daha onları köle yapamazsınız. Masallarınızla uyutamazsınız. İkinci sınıf olduğuna inandıramazsınız. “Eşitlik ve insan hakları” diye tuttururlar. Cinsiyetçi düşüncelere karşı çıkarlar. Kendi haklarını savunmaya kalkarlar. Eşlerini kendileri seçmek isterler. Üstelik bununla yetinmezler, çocuklarını da bu doğrultuda yetiştirirler. Evde demokrasinin uygulanmasını isterler. Okumayan, şiddet yanlısı, sorumsuz, özgüvensiz erkekleri de istemezler. Bütün bunların farkında olan Bursa belediye başkanı önlem almış. Görevini yapıyor aslında!! Sistemin bekçiliğini yapıyor. Demek ki Bursa’nın başka sorunu yok. Ne yapsın başkan? Boş mu dursun?

Ben feministim, üstelik sosyalist feminist. Bu nasıl oldu? Annem okuma- yazma bilmezdi. Üvey babam okul ve kitap düşmanıydı. Dağ başında, yolsuz, elektriksiz bir köyde doğdum. Amaa köyün zengin bir kütüphanesi ve çalışkan öğretmenleri vardı. Halkevi de vardı üstelik. Durmadan kitap okurdum. Kandilin altında. Ağaçların altında. Ortaokul bitmeden klasikleri okumuştum bile. İşte bu yüzden penceremi güneşe doğru açtım. Işığın yolunu bu yüzden bulabildim. Bursa belediye başkanını çok iyi anlıyorum. Kaygısında, korkusunda yerden göğe haklı.

Heykeli kaldırmakla kadınların okumasını engelleyebilir mi? Elbette hayır. Artık bir kere kadın sokağa çıktı. Işıktan da gerçeklerden de haberi var. Teknoloji dersen okullardan çok daha hızlı. Öğretmene bile sormuyor artık çocuklar ve gençler. İnternete girip istediği bilgileri avucuna döküyor. Dünya küçücük kaldı. Ne kadar isterseniz isteyin, insanların uyanmasını engelleyemezsiniz. Artık horoz öttü diye olmuyor sabah.

Gerçekler, ne kadar saklanmaya çalışılsa da ortaya çıkıyor. Duyulmayan ses yok. Mutlaka bir gün duyuluyor. İlkel engellerin zamanı çoktan geçti. Yola bariyer yığsanız da, ejderhalar sıralasanız da hiç faydası yok. Güneş doğuyor, insan uyanıyor. İnsanı en çok da açlık uyandırıyor. Yoksulluk örgütlüyor. Suçlu arıyorsanız, o ne kitap ne de okul. Örgüt kuran, insanları eyleme sürükleyen suçlu; açlık ve yoksulluk. Onu ortadan kaldırın, onu tutuklayın, onu sorgulayın. Bırakın kadınlar kitap okusun. Uyanırlarsa en çok bundan siz yararlanırsınız. Benim diyeceğim budur. Hasan Şişli de şöyle diyor. “Tüylü köpekti çünkü zaman /Dalgın yürüsen önünde /Yemeğine el atsan/Tersten okşanınca/ Sürekli ve kızmadan ısıran.”

3 YORUMLAR

  1. Bu kafa, aslında kızların okula gitmesini, okuma yazma öğrenmesini de istemez. Çünkü, onlara göre, kızlar, okuma yazma öğrenirse erkeklere mektup yazar, sevgili bulur, ”ahlaksız” olur. Bunları ciddiye almaya değmez. Saygılarımla
    Ali Haydar Nergis

  2. “Olmadı Ahmet Amca olmadı! Böyle düşünce sana yakışmadı. Ticaret de yaptığın için sen diğer köylülerden daha iyi düşünmelisin. Çocuk yarın büyüdüğünde, ana olduğunda evini geçindirmeyi bilmek zorunda. Alışveriş yaparken hesabını iyi yapmalı, yanlışa düşmemeli. Birisi onu kandıramamalı. Hem evlenme çağına geldiğinde oğlanlara mektup yazması kötü bir şey değil ki! Bu şekilde eşini bilerek seçmiş olur.” (Hasan Göztepe – Yumurta Parası/ sayfa:35)

  3. teşekkürler Ali Haydar ve Hasan Göztepe. “Dinle Küçük Adam” kitabını göndereceğim Bursa Bel. bşk. Okursa belki zihni açılır. Kamile Yılmaz

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here