Antalya Emek ve Demokrasi Güçleri düzenledikleri basın toplantısıyla: Halkın demokratik protestolarından halktan ve hak arayışlarından öcü gibi korkulduğunu vurgulayarak, keyfi kararları kabul etmediklerini duyurdular.

Eğitim Sen Şube binasında düzenlenen toplantıda açıklamayı BES Antalya Şube Başkanı Devrim Mol okudu.

Basına ve kamuoyuna
Yaklaşık bir aydır Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri, Erdoğan’ın kayyum rektör atamalarına karşı üniversiteleri hakkında kendileri karar verebilmek için mücadele ediyor.

Dört gündür bütün ülke yeni bir baskı ve şiddet dalgasının altına girmiştir. Dört günde 600 insanımız gözaltı, işkence ve kötü muameleye maruz bırakılmıştır. Dört öğrenci ise tutuklanmıştır.

Ülkenin içişleri bakanı meşru demokratik protesto haklarını kullanan öğrencilerin ve onları destekleyen yurttaşlarımızı kriminalize etmek için gözaltına alınanlara terörist yaftasını yapıştırmaktadır. Ama ne hikmetse terörist ilan edilen 600 kişi mahkemeler tarafından serbest bırakılmaktadır.

Basit bir hak talebine iktidarın verdiği yanıt baskı, şiddet, işkence ve yasaklar oluyor. Bir üniversitenin gençliğinin kendi rektörünü belirleme talebi AKP’yi neden bu kadar korkutup, elindeki bütün şiddet araçlarıyla saldırmasına neden oluyor? Neden öğrencilerin haklı taleplerine ve destek verenlere darbe koşullarında görülen baskılar uygulanıyor?

Anlaşılmıştır ki iktidar sadece zorbalıkla ayakta kalmaya çalışmaktadır. Halkın demokratik protestolarından halktan ve hak arayışlarından öcü gibi korkmaktadır.

Antalya’da sıkıyönetim ilan edilmiştir.

Ülkemiz AKP faşizmi tarafından bir baskı ve şiddet dalgasına sokulduğu bu günlerde Antalya’da bundan nasibini almıştır. İlginç bir şekilde hiçbir kentte alınmayan bir yasaklama kararı nedendir bilinmez Antalya’da alınmıştır.

2 Şubat günü Emek ve Demokrasi güçlerinin çağrısı ile Attalos heykeli önünde yapılan kitlesel basın açıklamasının ardından, valilik sitesinden ilan edilen bir kararla kentimizde 15 gün süre ile her türlü demokratik hak ve özgürlük askıya alınmıştır.

Antalya Valiliği’nin demokratik hakları engellemeye yönelik yasaklarını daha önce de görmüştük. Ancak bu sefer alınan yasaklama kararları çığırından çıkmış bir anti-demokratik baskı içeriği taşımaktadır. Öyle ki, pandemi bahane edilerek, basın açıklaması, toplantı, yürüyüş, protesto eylemi, broşür, afiş, pankart, stıkır gibi materyallerin dağıtılması, asılması ve yapıştırılması dahi yasaklanmıştır.

Bu yasaklar Anayasanın düşünce ve ifade özgürlüğü, toplantı ve gösteri yapma özgürlüğünü içeren maddelerine aykırıdır. Bu yasaklama kararını alanlar anayasa suçu işlemektedir.
Daha birkaç gün önce AKP genel başkanı Tayyip Erdoğan, partisinin Antalya il kongresini “bu pandemi günlerinde tıklım tıklım salonu doldurduğunuz için, teşekkür ederim” diyebilmiştir. Kendilerine gelince hiçbir yasak yoktur.

Baskılar, yasaklar, gözaltı ve tutuklamalar bizi yıldıramaz.

Tutuklanan dört gencimiz derhal serbest bırakılmalıdır. Kayyum rektör Melih Bulu istifa etmelidir. Üniversite öğrencileri ve bileşenlerine üniversitelerini belirleme hakkı dışında dışarıdan hiçbir müdahaleyi kabul etmiyoruz.

Antalya’da 12 Eylül darbesi günlerini hatırlatan yasaklarla yaşamak istemiyoruz. Bu yasakların derhal kaldırılmasını istiyoruz. Kentimizde demokratik hak ve özgürlükleri askıya alan kamu görevlileri hakkında gereken yasal ve meşru haklarımızı kullanacağımızı da buradan beyan ederiz.

Antalya’da yasaların bize tanıdığı demokratik hak ve özgürlüklerimizi kullanmaya devam edeceğimizi, hiçbir keyfi kararı kabul etmeyeceğimizi tüm kamuoyuna duyururuz.

Antalya Emek ve Demokrasi Güçleri

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here