Büro Emekçileri Sendikası Antalya Şubesi İş Kur’da yaşanan sorun ve taleplerle ilgili basın toplantısı düzenledi. Basın toplantısında BES Antalya Şube  Yönetim Kurulu adına basın açıklamasını İş Kur emekçisi ve BES Antalya Şube Yönetim Kurulu üyesi Can Öztürk yaptı.

Pandemi sürecinde çeşitli önlemler alınmış olsa da İŞKUR emekçilerinin olumsuz koşullarda yoğun hizmet ürettiklerini vurgulayan Can Öztürk, “Bu süreçte büyük fedakârlıkla çalışan sağlık emekçilerine ek ödemeler, PTT emekçilerine ikramiye ödemeleri yapılmıştır. 22 Mayıs 2020’de İŞKUR Genel Müdürlüğüne yazdığımız yazımızda da belirttiğimiz üzere, pandemi koşullarında zaman ve mekan mevhumu gözetmeksizin canla başla çalışan ve milyonlarca işsize KÇÖ ödemesinin yapılmasını sağlayan İŞKUR emekçilerine yoğun ve fazla çalışmanın karşılığı olarak ayrımsız bir şekilde iki asgari ücret tutarında ikramiye ödemesi yapılmasını herşeyden önce bir hak olarak görüyoruz. Ve bir an önce İŞKUR emekçilerine ikramiye ödenmesinin gerçekleşmesini talep ediyoruz. Talebimiz karşılık bulana kadar kararlılıkla mücadelemizi sürdüreceğiz. “ dedi.

Değerli basın emekçileri, değerli mücadele arkadaşlarım;

Kapitalist sistemin aşırı kâr hırsının bir sonucu olarak bütün dünyayı etkisi altına alan ve 11 Mart 2020 tarihinden itibaren ülkemizde de görülen COVİD 19 salgını nedeniyle, yaşam hakkını hiçe sayan sermayenin çarklarının dönmesine yönelik olarak, çalışma yaşamında ve sosyal hayatta çeşitli tedbirler alınmakta, düzenlemeler yapılmaktadır.

Bu düzenlemelerden birisi de, Covid-19 salgınının sosyal ve ekonomik hayata olumsuz etkilerini azaltmak iddiasıyla ve “İşten çıkarma yasaklanıyor” propagandasıyla ücretsiz izne çıkarılan işçilerle, işten çıkarılan ama işsizlik ödeneğinden yararlanamayan işçilere günlük 39,24 TL ücret desteği verilmesini sağlayan torba yasadır. Gerçek ise; üç ay süre ile asgari ücretin yarısı kadar olan 1172 TL’lik ödeme için, işçilerin geçerli fesih hakkını kullanarak kıdem tazminatı gibi haklarını da kullanamadan açlıkla yüz yüze bırakılmasıdır. Ayrıca 17 Nisan 2020’de başlayan bu uygulama 17 Temmuz’a kadar devam edecekken 3 ay daha uzatılarak sözde “işten çıkarma yasağı” 17 Ekim’e kadar da uzatılmıştır.

Çeşitli manipülasyonlara rağmen resmi rakamlara göre işsizlik oranı %13,2 olarak açıklanmıştır. Oysa gerçek işsizlik oranı kat be kat fazladır ve önümüzdeki süreçte daha da artacağı ortadadır.  Siyasi iktidar ise sürekli adı “yeni” ancak kendisi bir öncekinin tekrarı olan istihdam paketleri açıklamaktadır. Bu paketlerin özü işverene verilecek teşviklerdir. Emeğiyle geçinenler için ise bir avuç boş vaatten öteye geçmemektedir. Tercih her zaman sermayeden yanadır.

Değerli basın emekçileri, değerli mücadele arkadaşlarım;

Bu süreçte özellikle İŞKUR emekçileri çeşitli önlemler alınmış olsa da olumsuz koşullarda yoğun hizmet üretmek durumunda kalmıştır. Zira 23 Mart 2020’den itibaren COVİD 19 salgınından olumsuz etkilenen yüzbinlerce işyeri, milyonlarca işçi için  Kısa Çalışma Ödeneği (KÇÖ) kapsamında İŞKUR’a  başvurmuştur.  İŞKUR hizmet binaları her gün iş bulma umuduyla ve kısa çalışma ödeneğinden yararlanabilmek için binlerce yurttaşın başvuru yaptığı kamu birimleri haline gelmiştir.  Bu durum karşısında “normal” zamanlarda da yetersiz personel sayısıyla yoğun olarak hizmet vermekte olan İŞKUR çalışanlarının iş yükü katlanarak artmıştır.

Yine bu süreçte kamu kurumlarında yapılan düzenlemenin devamı olarak İŞKUR’da da dönüşümlü ve evden çalışma uygulamaları hayata geçirilmiştir. KÇÖ başvurularının arttığı günlerde idari izinli sayılması gereken çalışanlar dahi mesaiye çağrılmıştır. Gerek hizmet birimlerinde gerekse evden yürütülen çalışmada 8 saatlik mesai dışında uzun saatlere yayılan, bazı İl Müdürlüklerinde hafta sonlarında da devam eden bir çalışma süreci yaşanmıştır. Evden çalışma uygulaması gerekli ve yerinde bir uygulama olmakla birlikte;  her gün her dakika, resmi tatiller de dâhil olmak üzere çalışma saatlerini günün her saatine yaymıştır. Toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin bir sonucu olarak da kadın İŞKUR çalışanlarının eviçi işleri ve hasta ve çocuk bakım yükümlülükleriyle birlikte 24 saatlik ağır mesaileri sözkonusu olmuştur. Diğer yandan idare tarafından uygulamalar sürekli değiştirilmiş ve İŞKUR emekçilerinin yükü daha da arttırılmıştır. İŞKUR emekçileri, memuriyetten istifa etmeyi düşünecek kadar hem fiziksel hem ruhsal olarak yoğun bir tazyik altında kalmıştır. Yurttaşların mağdur olmaması için, Kısa Çalışma Ödeneği başvurularının hızlı bir şekilde sonuçlandırılması konusunda, İŞKUR çalışanları halen yoğun emek ve mesai sarf etmeye, mesai saatlerinin dışında da çalışmaya devam etmektedirler.

Değerli basın emekçileri, mücadele arkadaşlarım;

Bu süreçte büyük fedakârlıkla çalışan sağlık emekçilerine ek ödemeler, PTT emekçilerine ikramiye ödemeleri yapılmıştır. 22 Mayıs 2020’de İŞKUR Genel Müdürlüğüne yazdığımız yazımızda da belirttiğimiz üzere, pandemi koşullarında zaman ve mekan mevhumu gözetmeksizin canla başla çalışan ve milyonlarca işsize KÇÖ ödemesinin yapılmasını sağlayan İŞKUR emekçilerine yoğun ve fazla çalışmanın karşılığı olarak ayrımsız bir şekilde iki asgari ücret tutarında ikramiye ödemesi yapılmasını her şeyden önce bir hak olarak görüyoruz. Ve bir an önce İŞKUR emekçilerine ikramiye ödenmesinin gerçekleşmesini talep ediyoruz. Talebimiz karşılık bulana kadar kararlılıkla mücadelemizi sürdüreceğiz.

Yaşasın örgütlü mücadelemiz!

Yaşasın KESK!

Yaşasın BES!

Can ÖZTÜRK

BES Antalya Şube Yönetim Kurulu Üyesi

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here