Kim olduğunu bilmiyorum. Birden fazla da olabilirsin. Hakkında hiç bir şey bilmediğimi de biliyorsun. Yıllardan beri tanıyorsun beni. Bu mektubu okuyacağını biliyorum. Ne iş yaptığımı, nerede yaşadığımı, nasıl davranacağımı, ne olduğumu gayet iyi biliyorsun. Dosya dosya, klasör klasör bilgilerim var elinde.

11 yıl önce gazetede çıkan yazımdan dolayı – hemde haklı olduğum meclis tarafından onaylanmışken- hem tehdit edip hem de tekzip yayınlattın.

5 yıl önce çalıştığım kurumun başkanlığına, yazılarımı gönderip “terör örgütüyle iltisaklı” soruşturmasını açtırdın. Sonuç alamayınca yazımın “Kurumun güven ve itibarını zedeleyecek davranışlarda bulunmak” suçunu işlediğime kanaat getirerek işimden attırdın.
En son evime 2 sivil polis yollayıp tedirgin etmek istedin. Yetmedi 2 hafta sonra başka 2 sivil polis yollatıp emniyete ifadeye çağırdın. Başka bir Twitter kullanıcısına ve başka bir profil resmine ait kişinin paylaşımlarını ben diye istihbarat teşkilatına “istihbari bilgidir teyide muhtaçtır” şeklinde bilgi geçtin. O kişinin “suç” içeren paylaşımlarının bana ait olmadığını biliyordun.

Adım adım izleyip takip edip sonuç almaya baktın. Dedim ya kim ve ne olduğunu bilmiyorum. Hayatımla oynayıp ekmeğimden ettin. Hâlâ uğraşıyorsun. Bir yüzün var mı onu bile bilmiyorum. Ama bildiğim bir şey var artık. Yakınlarımdasın. İhbarcı, İftiracı, itirafçı, arkadaş kimsen kim… Sırtını dayadığın şey güç, iktidar veya her neyse geçici. Geçici olmayan şey ise sana duyduğum öfke veya kin değil, yaşattıklarının aynısını yaşaman için gösterdiğim gayret.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here