Eğitim Sen üyeleri, Gezi olaylarına katıldıkları ve öğrencileri teşvik ettikleri suçlamasıyla inceleme başlatılmasını protesto

amacıyla Antalya Lisesi önünde bir araya geldi. Basın açıklamasına haklarında inceleme başlatılan öğretmenler de katıldı.

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim- Sen) Antalya Şube Başkanı Kadir Öztürk, 3.5 yıl önce düzenledikleri piknikte mangal yakıp rakı içen ve ‘Lisede ahlaksızlık’ başlığıyla bir gazetede haber olan öğretmenler hakkında bu sefer de Gezi olaylarına katıldıkları, öğrencileri teşvik ettikleri suçlamasıyla inceleme başlatılmasına tepki gösterdi. Öztürk, Sendikamız üyelerine karşı baskı ve mobbing uygulamalarıyla karşı karşıyayız dedi.
Eğitim Sen Antalya Şube Başkanı Öztürk, Türkiye’nin bir çok yerinde olduğu gibi Antalya’da da Gezi Parkı olayları ile ilgili keyfi hukuksuz incelemeler ve soruşturmalar başlatıldığını belirterek, Özellikle sendikamız üyelerine karşı baskı ve mobbing uygulamaları ile karşı karşıyayız dedi. Antalya Lisesi’ndeki 8 öğretmenin Gezi olaylarına katıldıkları ve öğrencileri teşvik ettikleri gerekçesiyle haklarında yapılan incelemeyi eleştiren Öztürk, şunları söyledi
Bu inceleme kapsamında arkadaşlarımıza ‘Gezi olaylarına katıldınız mı Facebook sayfanızda Gezi ile ilgili paylaşımlar size mi ait Öğrencileri AKP il binasını taşlamak için yönlendirdiniz mi Öğrencileri sokak eylemine teşvik ettiniz mi Eyleme katılan öğrencilerin devamsızlıklarını sildiniz mi Facebook’ta motor resmi göstererek eylemlere bu motorla mı gidiyorsunuz’ gibi sorularla tam bir hukuk skandalı yaşanmaktadır.

Öztürk, Antalya Lisesi’ndeki öğretmenler hakkında bir gazetede çıkan haber sonrası yapılan incelemede gazetenin her bir öğretmene 1500 lira tazminat ödediğini ve öğretmenlerin haksızlığa uğradığının belirlendiğini hatırlattı. Birçok okulda Gezi Parkı olayları ile ilgili soruşturma yaşandığını aktaran Öztürk, eğitim emekçilerinin çeşitli soruşturmalarla taciz edildiğini söyledi. AK Parti hükümetinin sendika üzerindeki baskıyı son dönemlerde artırdığını vurgulayan Öztürk, Öğretmenlik mesleğinin onuru arkadaşlarımızın sosyal ve ailesel çevresi, öğrencileri ile olan ilişkileri yok sayılmakta, adeta bir linç kampanyası yürütülmektedir diye konuştu.

Basın açıklamasına katılan Eğitim Sen Genel Örgütlenme Sekreteri Mustafa Ecevit ise Türkiye’de birçok okulda benzer soruşturmaların yaşandığını dile getirdi. Demokrasi hak arama, örgütlenme, ifade özgürlüğüdür. Eğer bunları engellerseniz biz her türlü barışçı demokratik eylemi yapma hakkını ortaya koyarız dedi.

Üyelerimize Açılan Keyfi, Hukuksuz, Siyasi Soruşturmalar Kabul Edilemez!
Değerli Arkadaşlar
Türkiye’nin birçok yerinde olduğu gibi Antalya’da da “Gezi Direnişi” ile ilgili, keyfi, hukuksuz incelemeler, soruşturmalar başlatılmıştır. Özellikle sendikamız üyelerine karşı baskı ve mobbing uygulamalarıyla karşı karşıyayız.
Bilindiği üzere, Gezi Direnişi sırasında sendikamız 4-5 Haziran tarihlerinde, Türkiye genelinde iki günlük uyarı grevi gerçekleştirmiş ve yüz binlerce kamu emekçisi bu greve katılarak tepkilerini göstermişti. Antalya’da da KESK ve Eğitim Sen üyesi kamu emekçileri, Gezi Direnişinde halka yönelik şiddeti protesto etmek amacı ile, çeşitli etkinlikler gerçekleştirmişlerdi.
‘İşte bu etkinliklere katılmak ve öğrencileri eylemlere teşvik etmek’ suçlamaları ile, Antalya Lisesi’ndeki 8 Eğitim Emekçisine inceleme başlatılmıştır. Bu inceleme kapsamında arkadaşlarımıza yöneltilen:
“Gezi olaylarına katıldınız mı?”, “Facebook sayfanızda Gezi ile ilgili paylaşımlar size mi ait?”, “Öğrencileri AKP İl binasını taşlamaları için yönlendirdiniz mi?”, “Öğrencileri sokak eylemlerine teşvik ettiniz mi?”, “Eyleme katılan öğrencilerin devamsızlıklarını sildiniz mi?”, “Facebook’taki arkadaşlarınızdan çoğu öğrencinizmiş. doğru mu?”, “Facebook’taki motor resmini göstererek ‘eylemlere bu motorla mı gidiyorsunuz?” gibi sorularla tam bir hukuk skandalı yaşanmaktadır.

Değerli Arkadaşlar,
Antalya Lisesi’nde soruşturmaya tabi tutulan bu arkadaşlarımızın büyük çoğunluğu, daha önce de benzer bir hukuk dışı uygulamayla karşı karşıya kalmış, kendilerine Akit Gazetesi tarafından atılan iftira neticesinde, yargı bu gazeteye gereken yanıtı vermiş, Akit Gazetesi her bir arkadaşımıza 1500 TL tazminat ödemeye mahkûm edilmişti. Bu konuyla ilgili Milli Eğitim Müdürlüğünün yaptığı soruşturma sonucunda da arkadaşlarımızın haksızlığa uğradığı açık bir şekilde tespit edilmişti.
Şimdi, yine aynı arkadaşlarımızın içinde bulunduğu 8 Eğitim Emekçisine inceleme- soruşturma başlatılmıştır. Önceki saldırılardan istediği sonucu alamayanlar, yeni bir saldırı başlatarak gözdağı vermek istemektedirler.
Değerli Arkadaşlar,
Gezi Direnişi ile ilgili soruşturmalar, birçok okulda farklı şekillerde karşımıza çıkmaya başladı. Kentteki birçok okulda Eğitim Emekçileri çeşitli soruşturmalarla taciz edilmektedir. Dayanağı olmayan soruşturma furyasının devam etmesi halinde, kent eğitiminin büyük yara alacağı açıktır. Bir taraftan il başarısını artırmaya dönük projeler hazırladığını söyleyen İl Milli Eğitim Müdürlüğü, diğer taraftan Eğitim Emekçilerini baskı altına alarak, iktidara yaranmaya çalışmaktadır. Şurası herkes tarafından bilinsin ki; bu tür yaklaşımlar karşısında mücadeleyi asla elden bırakmayacak, tam aksine daha da yükselteceğiz.
Gezi Direnişi; bu ülkede halkın baskı, şiddet ve haksızlıklara karşı bir isyanıdır. Bu direnişe yediden yetmişe milyonlarca insan katılmıştır. Bu, demokratik bir tepkidir. Halkın Demokratik tepkisi hiçbir şekilde sorgulanamaz. Ayrıca sendikamızın almış olduğu eylem kararlarından dolayı üyelerimiz hiçbir şekilde sorgulanamaz, incelenemez. İktidar Gezi Direnişini sorgulayacağına, bu direnişte katlettiği ve yaraladığı onlarca insanımızın faillerini soruşturmalıdır.
Değerli Arkadaşlar yine bu ve buna benzer soruşturmalardan anlaşılacağı gibi, her bir bireyin yaşamının her aşamasının, iktidar tarafından takip edildiği görülmektedir. Sosyal medya başta olmak üzere bireylerin attığı her bir adımı izleyen AKP iktidarı, zamanı gelince bunları soruşturmaya delil olarak kullanmaktadır. Burada da arkadaşlarımızın Facebook arkadaşlarının kim olduğu, yapılan paylaşımlar, Facebook’ta görülen motosiklet fotoğrafı bile soruşturma konusu olabilmektedir.

Yine buna benzer soruşturmalar çeşitli üniversitelerde ve okullarda sürdürülmektedir.
İl Milli Eğitim Müdürlükleri ve dolayısıyla Antalya İl Milli Eğitim Müdürlüğü, iktidarın soruşturma müdürlüğü gibi davranmaktadır. Akla, mantığa uymayan, izan ve insafla bağdaşmayan, her tür soruyu soruşturma kapsamında sorabilmektedir. Dilekçe bağlamında ele alınamayacak; imzasız, isimsiz herhangi bir yazıya bile, mal bulmuş mağribi gibi sarılmaktadır. Öğretmenlik mesleğinin onuru, arkadaşlarımızın sosyal ve ailesel çevresi, öğrencileriyle olan ilişkileri yok sayılmakta, adeta bir linç kampanyası yürütülmektedir. Bu tür girişimlerle arkadaşlarımız itibarsızlaştırılmaya çalışılmakta, hedef tahtası haline getirilmektedir. Oysa ki arkadaşlarımız soran, sorgulayan, insan haklarına duyarlı, evrensel değerleri içselleştirmiş gençler yetiştirme noktasında pedagojik açıdan son derece yetkin, öğretmenlik formasyonları yüksek, insanı merkez alan duruşlarıyla örnek öğretmenlerdir.
Her türlü demokratik hak mücadelesinin ve halkın örgütlü taleplerinin karşısında olan AKP İktidarı, özellikle son dönemlerde, sendikamızın üzerindeki baskıları daha da arttırmıştır. Üye ve yöneticilerimize yönelik bu uygulamaları, iktidarın ülke genelinde muhalif hiçbir ses bırakmama, halkın demokratik taleplerini şiddetle bastırma, örgütlü hak mücadelelerini yok etme girişimlerinin bir parçası olarak değerlendiriyoruz.
Bu tür uygulamaların hiçbir şekilde örgütlü mücadelemizi engelleyemeyeceğini belirtiyor, söz konusu baskıcı uygulamaların son bulmasını ve üyelerimize yönelik soruşturmaların bir an önce geri çekilmesini istiyoruz.

BASKILAR BİZİ YILDIRAMAZ

A.Kadir Öztürk
Şube Başkanı

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here