Antalya Emek ve Demokrasi Güçleri, Attalos Heykeli önünde düzenledikleri basın açıklamasıyla Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerine, akademiye sahip çıktıklarını vurguladılar.

Erdoğan’ın atadığı rektör Melih Bulu’nun istifasını talep edenlere yönelik  sık sık yapılan  polis müdahalesini ve aşırı sağcı grupların saldırısını protesto eden Emek ve Demokrasi , ‘Boğaziçi Öğrencileri Yalnız Değildir’ dedi.

Ortak açıklamayı okuyan  Ebru İntibay  AKP’nin henüz dün Antalya’da binlerce kişinin katıldığı bir kongre gerçekleştirerek korona virüs önlemlerini hiçe saydığını ve hastalık bahanesi ile öğrencilerin bir araya gelmesinin engellenmeye çalışıldığını aktarırken, Boğaziçi’nde direnen öğrencilere din ve milli değerler üzerinden bir saldırı gerçekleştirildiğini ifade etti.

Bakan Soylu üzerinden öğrencilerin bazılarının cinsel yönelimlerinin de linç konusu yapıldığını ve böylesi bir zihniyetin Boğaziçi Üniversitesi yönetemeyeceğinin altını çizen İntibay, atanmış rektör Melih Bulu’yu istifaya davet etti.

Eylemde konuşan Büro Emekçileri Sendikası (BES) Antalya Şube Başkanı Devrim Mol, Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin AKP Genel Başkanı Erdoğan tarafından atanan rektörlere karşı demokrasiyi, kendi iradelerini, üniversitelerini savunduğunu belirtirken, yüzün üzerinde öğrencinin eylemler sırasında gözaltına alınmasının baskı rejiminin tel tel dökülmesi anlamına geldiğini vurguladı.

Polis ablukası altında tamamlanan eylem öncesinde kentin merkezinde çok sayıda emniyet gücünün ve TOMA’lar yerleştirildiği görüldü.

“BAŞ EĞMEDİK, EĞMEYECEĞİZ! AŞAĞI BAKMAYACAĞIZ!”

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun üniversitelerine atanan rektörü istemeyen Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerini ‘LGBTİ sapkın öğrenciler’ olarak tanımlayarak hem cinsiyetçi nefret söyleminde bulunduğu hem de öğrencileri hedef gösterdiğinin altını çizen Mol, Türkiye’nin tüm ilericilerinin direnen öğrencilerin arkasında duracağını ifade etti.

BES Antalya Şube Başkanı Mol, ‘Baş eğmedik, eğmeyeceğiz! Aşağı bakmayacağız!” dedi.

Değerli Basın Emekçileri;
Üniversiteler iktidarın elinde cübbeleri polis postalıyla ezilen, kapılarına kelepçe vurulan, siyasi iktidar karşısında el pençe divan durmaya zorlanan, akademisyenleri ihraç edilen, emekçileri güvencesiz çalışmaya mahkum edilen, öğrencileri gözaltına alınan yerlere dönüştü.

Dün de üniversitelerine sahip çıkmak için mücadele eden Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri ve onlara destek olmak isteyen arkadaşları gün boyunca AKP’nin kolluk güçleri tarafından şiddete uğradılar. AKP’liler pandemiyi hiçe sayarak hıncahıç dolu salonlarda hiç bir kurala uymadan kongre yaparken, Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri, pandemi, gece sokağa çıkma yasağı ve “yere bakmıyorsun” gibi sudan gerekçelerle 150 nin üzerinde gencimiz gözaltına alındılar.

Boğaziçi Üniversitesi bileşenleri öğrencisi, öğretim üyesi, emekçisi ile kayyum rektör atamasına karşı tek yürek halinde kararlı bir direniş sergiliyor. Boğaziçi Üniversitesinin yerleşik demokratik kültürüne sahip çıktıkları gibi, tüm ülkedeki özgür ve özerk üniversite mücadelesi için de çok anlamlı bir örnek oluşturuyor.

Rektörlerin atanarak değil seçimle gelmesini savunan; yöneticilerinde intihali, itaati ve yalanı değil liyakati görmek isteyen; tek tipçi, baskıcı ve kontrolcü bir öğrenme ortamı yerine eşitlikçi, özgürlükçü ve demokratik bir öğrenme iklimini talep eden üniversiteli gençler sabırla ve sebatla demokratik tepkilerini gösteriyor, taleplerini dile getiriyorlar, bu haklı direnişin yanındayız.

Değerli Basın Emekçileri;
Bildik şablonlarla milli, kültürel, dini hassasiyetlerden yola çıkarak ifade özgürlüğünün kısıtlanması asla kabul edilemez. Üniversite gibi yapısı gereği evrensel ve aydınlanmacı olması gereken, dolayısıyla Laik bir kurumda özgür düşünce susturulamaz. Kayyum Rektör Melih Bulu öğrencilere yönelik linç kampanyasına katılarak, öğrencilerin gözaltına alınmasına göz yumarak rektörlük makamına yakışmadığını bir kere daha göstermiştir. Polis gücü olmadan okula giremeyen ve okuldan çıkamayan Melih Bulu o makamı derhal terk etmelidir.

Bazı öğrencilerin cinsel kimliklerinden yola çıkarak nefret söylemine maruz bırakılmalarını da şiddetle kınıyoruz. Kamu adına yurttaşların soy, kimlik, kültür gibi anayasal haklarını koruma sorumluluğu bulunan İçişleri Bakanının linç korosuna önderlik ediyor oluşu iktidarın halka karşı takındığı düşmanca tutumun en net göstergesidir.

Kimi muhalefet sözcülerini de yersiz suçlamalara destek vermekten, tıpkı Gezi direnişinde olduğu gibi haklı tepkilere kriminalize etmek için uydurulan yersiz gerekçeleri sahiplenmekten vazgeçmeye çağırıyoruz.

Karanlığınıza, şiddetinize, dayatmalarınıza alışmıyoruz. Öğrencilere şiddeti, gözaltıları, üniversite kapılarına kelepçeyi, kampüse polis yığarak üniversiteyi yönetmek sanan kayyumları üniversitelerimizde istemiyoruz.

Tutuklanan ve gözaltına alınan öğrenci arkadaşlarımız hemen serbest bırakılmalı ev hapsi uygulamalarına son verilmelidir. Kayyum rektör Melih Bulu hemen istifa ederek Boğaziçi Üniversitesinin önünü açmalıdır.

Boğaziçi bileşenlerinin bu saldırılar karşısında boyun eğmeyeceği biliyor, bir kez daha onların yanında olduğumuzu ilan ediyoruz. Emekten, demokrasiden ve barıştan yana herkesi gençlerimize, akademiye ve üniversitelere sahip çıkmaya davet ediyoruz.

Antalya Emek Ve Demokrasi Güçleri

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here