KESK’e bağlı Tarım ve Ormancılık Hizmet Kolu Kamu Emekçileri Sendikası (Tarım Orkam- Sen) Genel Örgütlenme Sekreteri Dostcan Şakar; başta Manavgat olmak üzere ülkenin çeşitli yerlerinde devam eden orman yangınlarına dair basın açıklaması yaptı.

Gazipaşa İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü önünde konuşan Dostcan Şakar “Küresel iklim değişikliğinin, büyük bir kuraklık felaketi ile devam ettiği bugünlerde, ekosistemimizin en önemli parçası olan ormanlarımız, ülkemizin dört bir yanında yaşamsal alanlarımız cayır cayır yanmaktadır. Yangının büyüklüğü sadece orman alanları ve içindeki canlılar için değil; orman içinde ve çevresinde yaşayan halk için de büyük tehdit oluşturmaktadır” dedi.

Bakanlığın ve Orman Genel Müdürlüğünün yangınlara etkili müdahale edemediğini belirten Dostcan Şakar; “. Bilim yerine hurafenin, liyakatin yerine partizanlığın hâkim olduğu siyasi iktidar, böylesi önemli bir konuda eli kolu bağlı bir şekilde seyretmekten öteye geçmemektedir. Yetersizlikler içerisinde sahaya yollanan emekçilerin fedakârca çalışmalarının çoğu canlarına mal olmaktadır. Siyasi iktidar buradaki eksiklikleri görmek ve tamamlamak yerine acıların rantını devşirmenin peşine düşmekte, günü bilindik rutin açıklamalarla geçiştirmektedir” dedi.

Dostcan Şakar sendika olarak taleplerini şu şekilde sıraladı;

Doğal alanların RES, HES, JES, Termik, Nükleer vb. yok edici projelere kurban edilmesinin bir an önce durdurulması,

Doğanın rant aracı olarak görülmesi anlayışından ve ranta feda edilmesinden vazgeçilmesi,
Doğal alanların tüm insanlığın ortak değeri olduğu bilinciyle, turizm, madencilik, ulaşım vb. adlar altında yandaşlara peşkeş çekilmesi uygulamalarına son verilmesi,

Doğanın sahibi değil, bir parçası olduğumuz bilincinin bir politikaya dönüşerek kamusal hizmetlerin de buna göre düzenlenmesi

Güvenlik adı altında baraj yapımı, orman katliamı, yangın çıkarma ve müdahale etmeme gibi kirli savaş uygulamalarına son verilmesi,

Emekçilerin çalışma ve yaşam koşullarının iyileştirilerek daha verimli çalışma ortamının yaratılması

Orman yangınlarıyla mücadele eylem planlarının kamuoyuna net bir şekilde açıklanması, gerekli olan araç ve gerecin eksiksiz temin edilmesi, bu konuda yapılan ihalelerde şeffaflık ilkesinin gözetilmesi,

Orman yangınlarıyla mücadele edilmesi için gerekli emekçilerin yıl boyu istihdamı ve iş güvenliği tedbirlerinin alınarak Emekçilerin çalışma ve yaşam koşullarının iyileştirilerek daha verimli çalışma ortamının yaratılması

Basına ve Kamuoyuna

Küresel iklim değişikliğinin, büyük bir kuraklık felaketi ile devam ettiği bugünlerde, ekosistemimizin en önemli parçası olan ormanlarımız, ülkemizin dört bir yanında yaşamsal alanlarımız cayır cayır yanmaktadır. Yangının büyüklüğü sadece orman alanları ve içindeki canlılar için değil; orman içinde ve çevresinde yaşayan halk için de büyük tehdit oluşturmaktadır. Bu aynı zamanda küresel ilkim değişikliğinin en önemli sebeplerinden biridir. Milyonlarca canlı yaşam alanlarında, insan eliyle yaratılan tahribatın bedelini canlılar canıyla öderken, yüzlerce yerleşim yeri oluşan felaketle birlikte yok olmakta; yaşanamaz hale gelmektedir. Sıklıkla övündükleri ve tüm dünyanın kıskanarak baktığını iddia ettikleri ekonominin gerçek yüzü, yangına müdahale için gerekli olan hava araçlarının yokluğu ekonomide ve siyasette beceriksizliklerini ortaya çıkarmaktadır. İktidarın umarsız bir savurganlığıyla kullandığı uçakların yerine alınması gereken bu derece önemli olan yangın söndürme uçaklarının azlığı ve yetersizliği yanan alanlarda iyice belirginleşmektedir. Görevi ormanları koruyup kollamak ve bunun için gerekli tedbirleri almak olan Bakanlık ve Orman Genel Müdürlüğü, yangına etkili müdahale edemedikçe canlılar ve yaşam alanları için oluşan tehlike gittikçe büyümektedir. Bilim yerine hurafenin, liyakatin yerine partizanlığın hâkim olduğu siyasi iktidar, böylesi önemli bir konuda eli kolu bağlı bir şekilde seyretmekten öteye geçmemektedir. Yetersizlikler içerisinde sahaya yollanan emekçilerin fedakârca çalışmalarının çoğu canlarına mal olmaktadır. Siyasi iktidar buradaki eksiklikleri görmek ve tamamlamak yerine acıların rantını devşirmenin peşine düşmekte, günü bilindik rutin açıklamalarla geçiştirmektedir. “itibardan tasarruf olmaz” şiarıyla saraylarında saltanat sürenlerin bunu anlamasını elbette beklemeyiz ancak halkımıza ve emekçilere olan borcumuz gereği bir kez daha görevlerini hatırlatma gereği duyuyoruz:

Doğal alanların RES, HES, JES, Termik, Nükleer vb. yok edici projelere kurban edilmesinin bir an önce durdurulması,

Doğanın rant aracı olarak görülmesi anlayışından ve ranta feda edilmesinden vazgeçilmesi,
Doğal alanların tüm insanlığın ortak değeri olduğu bilinciyle, turizm, madencilik, ulaşım vb. adlar altında yandaşlara peşkeş çekilmesi uygulamalarına son verilmesi,

Doğanın sahibi değil, bir parçası olduğumuz bilincinin bir politikaya dönüşerek kamusal hizmetlerin de buna göre düzenlenmesi

Güvenlik adı altında baraj yapımı, orman katliamı, yangın çıkarma ve müdahale etmeme gibi kirli savaş uygulamalarına son verilmesi,

Emekçilerin çalışma ve yaşam koşullarının iyileştirilerek daha verimli çalışma ortamının yaratılması

Orman yangınlarıyla mücadele eylem planlarının kamuoyuna net bir şekilde açıklanması, gerekli olan araç ve gerecin eksiksiz temin edilmesi, bu konuda yapılan ihalelerde şeffaflık ilkesinin gözetilmesi,

Orman yangınlarıyla mücadele edilmesi için gerekli emekçilerin yıl boyu istihdamı ve iş güvenliği tedbirlerinin alınarak Emekçilerin çalışma ve yaşam koşullarının iyileştirilerek daha verimli çalışma ortamının yaratılması

Dostcan ŞAKAR
Tarım Orkam-Sen MYK Genel Örgütlenme Sekreteri

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here