Anayasa mahkemesinin (AYM) kararlarına uyulmamasına alışmıştık ki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) kararlarına da uyulmayacağı devletin 1 numaralı sorumlusundan geldi. Kendi atadığı Adalet Bakanı kararı yargıya havale ettiklerini duyurduktan birkaç saat sonra, Selahattin Demirtaş’ın AİHM kararı ve bu kararların uygulanacağına dair Anayasa kararı göz ardı edildi ve “milli ve yerli” karar açıklandı. “Bir yolunu buluruz.”

Faizlerin aşırı arttığı (OECD içinde 1 numara) döviz kurlarının geçen yılın ortalamasının çok üstünde seyrettiği, işsizlik ve enflasyon rakamlarında rekorlar kırıldığı bir dönemde Hazine Bakanı Damat Berat Albayrak “soğan fiyatlarındaki artış spekülatiftir” dedi. Soğancıların depolarının basılacağını ve soğanlarına el konulacağını, peşlerinin bırakılmayacağını ise Devlet-i Ali’nin bir numarası açıkladı.

Yandaş milli ve yerli basın hızla tiraj kaybediyor. Ekmek büfelerinde, benzin istasyonlarında bedava dağıttıkları gazetelere rağmen tirajları düşüyor. Çareyi tirajların açıklanmasını önlemekte görüyorlar. Kendi gazetelerini kapatıyorlar. İnternet gazeteleri, yandaşların ve havuzun bastığı AKP propaganda broşürlerine benzeyen gazetelerinden daha etkili hale geliyor. “Anlayamıyoruz”, diyorlar, “5 Liraya çay içiyorlar 1 liraya gazete almıyorlar”.

Dini ve milli vakıflarla binlerce protokol imzalıyorlar. Ensar gibi sabıkalı, karanlık odakları okullara sokuyorlar, kurslar, dersler, konferanslarla çocukların beyinlerini yıkamaya çalışıyorlar, sonuç, yalanlarına, uydurmalarına inanan yok. Tüm öğretmenlere, tüm eğitimcilere baskı uyguluyorlar, 12 Eylül’de bile bu kadar olmayan baskı, tehdit, yıldırma, bezdirme politikalarını alenen yürütüyorlar. Tüm müdürleri, müdür yardımcılarını daha önce yıldırdıkları, bezdirdikleri adamlarından seçiyorlar. Birkaç yargı vs. kanallardan geri gelenler hariç, tüm idari kadroları bıyıkları badem yandaşlarla dolduruyorlar. Okulları öğrenciler için, öğretmenler için, çalışanlar için birer cehenneme çeviriyorlar, sonuç: neredeyse eğitimi ortadan kaldırdıkları halde ne öğrencileri ne de öğretmenleri teslim alamıyorlar.

KHK’larla üyelerini işten attıkları, binbir türlü yalanla, iftirayla, kontr-sendikalar kurdurarak böldükleri, üye olanlara baskının, mobbingin, yıldırmanın günlük olay haline getirdikleri Eğitim Sen ise ortaya çıkıyor ve “Bir Öğretmen Dünyayı Değiştirir” diyor. Bir öğretmen bir sınıfı değiştirir, bir sınıf bir okulu, bir okul bir semti, bir semt ise bir şehri. Bir öğretmen Dünya’yı değiştirir”.

Üyelerinin tüm ekonomik, demokratik, özlük haklarının peşine düşüyor. Attıkları her adımda iktidar ve yandaşlarının tepesine çöküyor. Yetmiyor, okul okul dolaşıyor. Meramını başta yandaş sendikaya zorla, hileyle, hurdayla üye kaydettiklerine anlatıyor.

Tüm eğitim ve Bilim emekçilerinin ek göstergelerinin 3600’e çıkarılmasını istiyor, maaşlarında son 10 yıl içinde dolar bazında yaşanan kaybı karşılamak için net 1576 TL artış istiyor. Elektrik ve su gibi temel tüketim maddelerine yapılan zamların geri alınmasını istiyor. Artan oranlı vergi dilimi uygulamasına son verilmesini, gelir vergisi oranının sabitlenmesini istiyor. Ek ödemelerinin tamamının temel ücrete ve emekliliğe yansıtılmasını, ek ders saati ücretlerinin hesaplanırken bir öğretmenin aylık maaş tutarının 60 TL olmasını istiyor. Eğitim-öğretime hazırlık ödeneğinin, ayrımsız bütün eğitim ve bilim emekçilerine bir maaş tutarında ve yılda iki kez ödenmesini istiyor.

Eğitim Sen bunları isterken yandaş ve yancı sendikalar, karma eğitimin son bulmasını, tarikatlar eliyle karanlık bir okul ortamı yaratılmasını, bilimsel olan ne varsa ortadan kaldırılmasını, hurafelerin, kendi uydurduklarının ana okulları dahil tüm eğitim kademelerinde okutulmasını, laikliğin adının olmadığı, Cumhuriyetin gölgesinin olmadığı yalan yanlış müfredatın dayatılmasını istiyorlar.

Eğitim Sen bütün bu isteklerini de kapsayan taleplerle 17 Kasım’da İzmir’de yapılan mitinge tüm bölgeden üyelerini katıyor ve bu taleplerini anlatıyor.

Durmuyor, 9 Aralık’ta Samsun’da 15 Aralık’ta Adana’da, 16 Aralık’ta Diyarbakır’da, 22 Aralık’ta İstanbul’da KESK mitinglerine katılıyor. Öyle sembolik olarak değil, binlerce üyesi ile katılıyor. Bu mitinler öncesi, miting yapılan iller, komşu iller, komşularının komşuları iller de yöneticileri okul okul geziyor. Taleplerini haykırıyor. Araba varsa arabayla, yoksa motosikletle, o da yoksa yayan en ücra okullara ulaşıyorlar. Üyemiz demeden, üye değil demeden, başka sendikaya üye demeden tek tek tüm eğitim emekçilerini talepleri etrafında birleşmeye çağırıyorlar.

Durmuyor, 2019 Ocak ayında Ankara’da yapılacak KESK mitingi için tüm Türkiye’deki eğitim emekçilerine çağrı yapıyor. İktidar nereye saldırırsa oraya barikat kuruyor, Eğitim emekçilerinin çıkan sesi oluyor.

Kriz yok, ortalık güllük gülistan diyen %1 in yandaş ve havuz medyasının tüm yalanlarına karşı %99’un sesi, gözü, kulağı oluyor. “ %1 için değil “ diyor, “%99 için.”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here