Eğitim Sen Antalya Şube Başkanı Nurettin Sönmez yaptığı yazılı açıklamada Antalya’da okul müdürleri ve müdür yardımcılarının cumhurbaşkanlığının 65 yaş üstü vatandaşlara dağıtacağı kolonya ve maske dağıtımında zorunlu olarak görevlendirilmesini eleştirdi.

Sönmez yaptığı açıklamada Eğitim Sen olarak eğitim emekçilerinin görev tanımları dışında işlerde görevlendirilmelerini kabul etmediklerini belirterek, “Bu tür uygulamalara son verilmelidir. Okullar siyasi karargahları, öğretmenlerde siyasi askerleri değildir. Bu konularda eğitim işkolundaki diğer sendikaların kendi üyelerinin haklarını savunmadığını ve itiraz etmediklerini de görüyoruz. Eğitim Sen bütün eğitim emekçilerinin haklarını sonuna kadar savunmaya kararlıdır. “ dedi

Eğitim Emekçileri yönetenlerin postacısı değildir

Covit19 salgını döneminde eğitim emekçileri vefa gruplarında, trafik kontrollerinde, Cuma günleri camilerde vb işlerde görevlendirildiler. Bu görevlendirmelerin büyük bölümü resen yapılan görevlendirmelerdi.
Şimdi de Antalya’da okul müdürleri ve müdür yardımcıları cumhurbaşkanlığının 65 yaş üstü vatandaşlara dağıtacağı kolonya ve maske dağıtımında zorunlu olarak görevlendiriliyorlar.

Pazartesi gününden itibaren okul müdürleri Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından gruplar halinde toplantıya çağrılıyor. Her okula en az 250 adet cumhurbaşkanının hediyesi şeklinde paketler veriliyor. Paketin içerisinde kolonya, maske ve cumhurbaşkanının mektubu var. Bu paketlerin dağıtılacağı adreslerde okul müdürlerine veriliyor. Her okulda bulunan müdür ve müdür yardımcıları bu hafta içerisinde 250 adrese içerisinde kolonya ve maskelerin bulunduğu paketleri dağıtacaklar. Okul Müdürlerine ise 75. Yıl Cumhuriyet Lisesinden dağıtım yapılıyor.

Eğitim emekçileri kendi görev tanımı dışında hiçbir dönemde bu denli çalışmaya zorlanmamıştı. İktidar özellikle belediyeyi kendi partisinin yönettiği illerde belediyelerle işbölümü yaparken ve bu çalışmaları belediyeler üzerinden yürütürken, kendi partisinin yönetmediği belediyelerin bulunduğu illerde işbirliğine yanaşmayarak eğitim emekçilerini bu alanlarda çalışmaya zorlamaktadır. Ülkenin hızla seçim sürecine evrildiği tartışmalarının yaşandığı bir dönemde siyasi propaganda sayılabilecek çalışmalarda eğitim emekçilerinin kullanılması kabul edilemez.

Kaldı ki daha önce İstanbul’da yaşandığı gibi bu çalışmalarda yaşamını kaybeden öğretmenler olmuştur. Hiçbir sağlık önlemi alınmadan yapılan bu çalışmalar aynı zamanda risk oluşturmaktadır.

Mart ayından itibaren ara verilmiş olan eğitim öğretim faaliyetlerine yeniden başlamak için hazırlıkların yapılacağı, okulların eğitim öğretime hazırlanacağı, planlamaların yapılacağı bir dönemde okul idarecilerinin bu tür görevlerde kullanılması iktidarın eğitime verdiği değeri de göstermektedir. Önümüzdeki yıl öğrenci sayılarındaki artış dikkate alındığında okullarda önemli oranda derslik ihtiyacının yaşanacağı, teknik altyapı eksikliklerinin artacağı, pandemi süreci nedeni ile eksik kalan derslerin tamamlanmasına dönük planlamaların, çalışmaların yapılması gerektiği ortadadır. Oysa iktidar bütün bunları gözardı ederek eğitim emekçilerini kendi siyasi çalışmalarında kullanmaya dönük adımlar atıyor.
Eğitim Sen olarak eğitim emekçilerinin görev tanımları dışında işlerde görevlendirilmesini kabul etmiyoruz. Bu tür uygulamalara son verilmelidir. Okullar iktidarların siyasi karargahları, öğretmenlerde siyasi askerleri değildir. Bu konularda eğitim işkolundaki diğer sendikaların kendi üyelerinin haklarını savunmadığını ve itiraz etmediklerini de görüyoruz. Eğitim Sen bütün eğitim emekçilerinin haklarını sonuna kadar savunmaya kararlıdır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here