“Canlıların yok edildiği bir dünyada insan ruhu yalnızlık duygusundan ölür gibi geliyor bize. Unutmayın bugün diğer canlıların başına gelen yarın insanın başına gelir. Çünkü bütün hepsinin rasında bir bağ vardır. Şu gerçekliği iyi biliyoruz: Toprak insana değil insan toprağa aittir. Ve bu dünyadaki her şey bir ailenin bireylerini birbirine bağlayan kan gibi ortaktır ve birbirine bağlıdır. Bu nedenle dünyanın başına gelen her felaket insanın da başına gelmiş sayılır.”     Kızılderili Şef Seatle

        Sırça saraylarda oturup fil dişi kulelerde yaşayıp insanlara tepeden bakanlar;

        Aklı, fikri, vicdanı ve ayağı yere basmayanlar;

        Binlerce lira değerinde olan ayakkabısının altına çamur bulaştırmayanlar;

        Yerin altını-üstünü kendi çiftliği sanarak hor kullananlar;

        Açgözlülüklerinden dolayı  yerin üstünün ‘alt’ın -dan daha değerli olduğunun farkında olamayanlar;

        Ölülerin altın takamayacağının bilincinde olmadan siyanürle toprağı, suyu zehirlemeye devam edenler;

        Silahlar üreterek halkları birbirine düşman gibi gösterip kırdıranlar;

        Gözünü bile kırpmadan Hiroşima’ya, Nagazaki’ye 22 bin TNT gücündeki atomla bombalayıp kentin yüzde yetmişini, canlı yaşamını yok edenler;

        Her tarafı, tüm kentleri –örneğin yaşadığımız kent Antalya’yı- beton kutularla doldurup soluk almamızı zorlaştıranlar;

        Her canlının milyonlarca yıllık bir sürecin bir ürünü olduğunu hiçe sayıp taş ocakları ile,  barajlar ile ekolojiyi bozanlar;

        Ebola, sars, derken korona virüsü yaratanlar;

        Yetmiş yıldır izledikleri ekonomik politikalarla köylüyü kentlere yığarak  aile işletmelerini ortadan kaldıranlar;

        Bugün üreticiye üç-beş kuruş vererek kırsal kesimdeki üretimin yarın biteceğini göremeyenler;

        Üretimin olmadığı yerde işçi istihdam etmenin mümkün olamayacağının ve işsizlik sorununu çözümünün bilincinde olamayanlar;

        Üretim araçlarını özelleştirerek üretimde, sağlıkta kamucu ekonominin doğruluğunun farkına varamayanlar;

        Son seksen yılda küresel ölçekte yapılan yıkımın onbinlerce yılda oluşan yıkıma denk düştüğüne aldırış etmeyenler;

        Her ne kadar ‘insanlık önüne çözebileceği sorunları koysa’ da övündüğünüz küresel ekonomi çöküyor artık. Bu çöküntüyü yarattığınız mantıkla ayağa kaldıramazsınız.

        Doğal ortam bozulunca, doğal yaşam yok olunca halk olarak yalnızca bizler yok olmayacağız; siz de yok olacaksınız. Siz, biz, diğer canlılar, adına doğa denen bu eşsiz bütünün birer parçasıyız. Bütün zarar görürse parça da zarar görür.

        Övündüğünüz küresel ekonomi çöküyor artık.

        YARATTIĞINIZ ESERİNİZE BAKIN, GÖRÜN, UTANIN VE KENDİNİZE GELİN ARTIK!

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here