“Yine ölüm geçti bizim elden / Soldu güzellerin yüzü / Çekildi ak memelerin sütü / Yakıldı ağıtlar / Dövüldü dizler / Ve yine alışıldı ölüme ” Halil Erdem

Ey insanlık, ben Corona Virüs, sizinle tanıştığıma çok üzgünüm. Size kıymak istemezdim. Beni zorunda bıraktınız. Yıllardır sizi gözlüyorum. Koca dünyaya sığamadınız, herkese yetecek kadar çok olan toprakları paylaşamadınız. Herkese yetecek kadar gıdayı paylaşmadınız, diğerlerinin aç ölmesine göz yumdunuz. Hatta varlıklarını ellerinden alıp onları önce yoksul bıraktınız, sonra açlığa, susuzluğa mahkum ettiniz.

Durup dururken savaş çıkarttınız. Silah satmak için, birbirinizi öldürdünüz. Petrol denen sıvıya insanlığı değiştiniz. Petrol bile hepinize yeterdi. Adaletli paylaşsanız, bütün dünya mutlu, huzurlu yaşayabilirdi. Sonra sıra sulara geldi. Suları diğerlerinden saklama yolları aradınız. Doğayı vahşice öldürdünüz. Ormanları yaktınız, oysa sizin ciğerlerinizdi, bile bile yok ettiniz. Toprakların denize akmasına göz yumdunuz. Uyaran öngörülü insanları öldürdünüz, hapse attınız.

Toprağın üstüne kıydığınız yetmedi, altını da yok ettiniz. Altın vb. değersiz taşlar için, toprakları, suları öldürdünüz. Bunu yaptırırken, işçilerin ciğerleri öldü, aldırmadınız. “Öl ama o madeni istiyorum” dediniz. Kör gözleriniz doymadı. Hırsınız uslanmadı. Oysa kazandığınız para yüzlerce yıl yeterdi, göremediniz, doyamadınız. Egonuz sizi göklere yükseltti, daha da istediniz. Şımardıkça şımardınız. Bütün bunları onlarca yıl gözlemledim.

Çocuklara, kadınlara, hayvanlara saldırdınız. Tecavüz ettiniz, öldürdünüz. Bilime saldırdınız. Bilime değil, savaşa, silaha para ayırdınız. En büyük payı dine ayırdınız. Bilimin yerine koymaya kalktınız. Oysa dini öğrenmek için okuma yazma bilmek yeterliydi. Fizik problemi değildi ki çözüm için öğretmen gereksin. İnsanlar fark etmesin diye, gözlerine kül attınız, atmaya devam ediyorsunuz. Bilim insanlarını cezaevlerine doldurdunuz, katillere vurdurdunuz. Güzel düşünenlerin can güvenliği kalmadı. Güneşin gözüne çamur attınız. Çamurun yapışmadığını sakladınız, “Yapışmadı” diyene kıydınız. Karanlığı taşımaya kalktınız. Işık yakanı gözden düşürdünüz. Buna inananlar oldu. Köşeye çekilip sırıttınız, hala sırıtıyorsunuz.

Ne kadar sevgisiz, kötü yürekli varsa onları insanlıkla ilgili görevlere getirdiniz. Haklarla donattınız. Daha da pervasız oldular. Hakları yok ederken, korkuyu eşit dağıttınız. Bu konuda başarılı oldunuz, herkesi korkuttunuz. Herkesi sindirdiniz. Barışa, adalete, demokrasiye karşı kapıları sıkıca kapattınız. Sevgisiz bir dünya yaratmak için var gücünüzle çalıştınız.

Bütün bunlar olurken sizi seyrettim. Şimdi sıra bana geldi. Uzun zaman düşündüm. Masum olanlara dokunmadan nasıl yaparım diye. Hayvanları, çocukları etkilemeden nasıl atlayabilirim diye. Hayvanlar, çocuklar taşıyıcı olsun istedim.  Hepinize eşit davranıyorum. Varsıl, yoksul, yöneten, yönetilen, kandıran, kandırılan, cahil, okumuş diye ayırmıyorum.  Şimdi hepiniz benden korkuyorsunuz. Hatta birbirinizden korkuyorsunuz. Kucaklaşamıyorsunuz. Torunlarınıza hasret kaldınız. Sevdiklerinize dokunamıyorsunuz. Birlikte sohbetin hasretini çekiyorsunuz. Ne yapacağınızı şaşırıyorsunuz. Şaşırın, korkun. Korkuttuklarınızı anlayın. Paylaşmanın gereğini düşünün. Sağlığın, tarımın, doğal yiyeceklerin değerini anlayın. En çok da bağımsızlığın değerini anlayın. Paranın çok da öneminin kalmadığını anlayın. Düşünecek bolca zamanınız var. Yalnızlığa terk ettim sizi. Bencilliğinizle baş başa kalın istedim. Düşünün! Kendinize gelin! İnsan olun!

Ben Corona Virüs, elbette yakın zamanda sizi terk edeceğim. Umarım eskisi gibi sevgisiz, acımasız, doyumsuz olmazsınız. Hırsınıza yenilmezsiniz. Dersinizi almış olursunuz. Aslına bakarsanız çok da umutlu değilim sizden. Atalarınız böylesi kıranları çok yaşadı. Onlardan dinlediniz. Bir daha gelmez sandınız. Ders almazsanız, elbette ben ya da başka kıranlar yine gelecek. Yine siz insanlar büyük korkular yaşayacaksınız. Ta ki adaletli paylaşmayı öğrenene dek. Ey insanlık, Ben Corona Virüs, sizinle tanıştığıma çok ama çok üzgünüm. Konfüçyüs’ün dediği gibi. “Güneşi görmek istiyorsan, gölgeden çık.”

2 YORUMLAR

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here