Bugün Sağlık Bakanı ve Milli Eğitim Bakanı basının ki tamamı yandaş, havuz ve tüpçü medyasına mensuptur, önüne çıkarak okulların açılmasının en erken 30 Nisan tarihine ertelendiğini ve Corona virüs testi sonuçlarının açıklanacağını söylediler.

YALANLAR, AF VE NEW YORK

Aslında bu iki bakanın da bu süreçte etkileri olmamıştır. Milli Eğitim Bakanını dün yazmıştım. (https://antalyasolu.org/corona-gunlukleri-4/ ) Bugün de Sağlık Bakanı’na bakalım…

Vaka ve ölü sayısı günlük olarak açıklanacak: Açıklanan rakamlara inanan kimse yok. Saray’dan alınan talimatlar doğrultusunda açıklamalar yapılıyor. At yalanı, severim inananı anlayışı ile yandaşlara tutunacakları bir dal veriyorlar. Anlaşılan saray açıklanan şemayı değiştirdi. Sağlık bakanına düşen de bunu açıklamak oldu.

İl bazında vaka, kaybettiğimiz vaka ve test sayısı gerektiğinde verilir: Ben bilmem beyim bilir demenin diğer bir yolu… Saray ne zaman bana bu bilgileri verirse ben de size o zaman veririm demek istiyor.

Test konusu ise siyasal İslamın, yandaş şirketlerin ve avantacı siyasetçiler ve bürokratların alanına giriyor, doğal olarak da Sağlık Bakanı’na bırakılmayacak kadar ciddi bir iş! “Tepeden” halletmek gerekiyordur… Bakan bugüne kadar 1250 kutu aldıklarını açıkladı. 3750 kutu da sipariş verilmiş toplam 5000 kutu… 80 milyonluk bir ülke için “hiç alma daha iyi” denilebilecek bir miktar.

Uzatmadan konuya girersek:

1- Sağlık Bakanı ABD’ye 500.000 test kiti gönderildiğini söylemişti. Bu test kitleri ABD’de yokmuş. Orada yaşayan bir hekim, bu kitleri araştırıyor ve sonunda şöyle diyor: “Amerikan Haber Alma Özgürlüğü Yasa’sından faydalanarak, bu konuda en yetkili kurumlar olan CDC (Center for Dısease Control-Amerikan Hastalık Kontrol Merkezi) ve FDA’ya (Food and Drug Administration – Amerikan Gıda ve İlaç Kurumu) konuyu danıştım. Buradan aldığım bilgilere göre şu anda Amerika Birleşik Devletleri’nde Covid-19 tanısı için test amaçlı kullanılan kitler arasında Türkiye’den gelen bir kit olmadığını, kaldı ki sadece FDA onayı olan kitlerin kullanılabildiğini öğrendim. FDA tarafından onay verilen kitler arasında da Türkiye’den gelen hiçbir kitin yer almadığını gördüm.” ( Ergin Koçyıldırım)

2- Test kitleri ABD’de yok, Covid-19 hastalığına sebep olan SARS-CoV-2 virüsü ’nü tespit eden kitleri bakan “Yerli ve Milli imkanlarla yaptık, hatta ABD’ye 500.000 adet gönderdik diyor, ABD bizde Türkiye’den gelen herhangi bir test, ilaç ve yok diyor, hatta, bırakın 500.000 adet kiti 1 (Bir) adet bile yok diyor. Belli ki sarayın gedikli elemanları nasıl “yerli otomobil” gösterisi ile yandaşlarına umut aşılamaya çalıştıysa, yerli test kiti ile de aynısını yapmaya çalıştı. Özel hastane sahibi bakan da saraydan gelen açıklamayı olduğu gibi Meclis’te okudu. Durum budur. Daha sonra aynı Bakan Çin ve Vietnam’dan yüzbinlerce kit alındığını açıkladı… Kafam karıştı 500.000 kit sattın-ki ABD almadık diyor, en az 100.000 kit aldın ki hangi şirket vasıtasıyla aldığınızı söylemiyorsunuz, bu işin altından kötü kokular çıkacağı kesin.

3- Sağlık bakanı her gece geç saatlerde kendi twitter hesabından geçen 24 saatte tespit edilen yeni vaka sayısını, ölüm sayısını ve toplam vaka sayısını bildiriyor. Adeta kendine gelen bir tweeti, retweet eder gibi… 280 karakterle yapmaya çalıştıkları şey sadece umreden gelenlerin hastalığı dört bir yana yaydıkları ve sabır ve dua ile bu hastalığın önlenemeyeceği gerçeği. Oysa ciddi bir internet sayfasından günlük test sayısı, yapılmış toplam test sayısı, kaç kişinin hastanede, karantina ya da izolasyon altında olduğu, kaçının iyileştiği, şehirlere ve bölgelere göre vaka ve ölümle sonuçlanan vaka sayısı, hangi coğrafi bölgede kaç hasta olduğu ve hastaların yaş dağılımı bu internet sayfasından her an değişen sayıları da gösterecek şekilde yayınlanmalıdır. Bunu engelleyen şey sarayın ta kendisidir.

4- Sağlık bakanı 32.000 yeni sağlık çalışanına hizmet içi eğitim ile eğitim vererek Covid-19’u yeneceklerini söylüyor. Sağlık çalışanlarının kendi öğrenme programları vardır. Sağlık hizmeti hata götürmez. Bu kadar kontrolsüz bir salgın döneminde, bu boyutta bir istihdam bir intihar olur. Halkın sağlığını her şeyden üstün tutacağını, gerektiği durumlarda her türlü baskıya karşı çıkabileceğini söyleyen bakan sadece oy kazanma ve yandaşlarının baskısına boyun eğmiş bir siyasetin kuklası olmuştur. “Eğer sağlık personeli istihdam edilecek ise, bunun uzun süre zarfında küçük gruplar halinde yapılmasının, hem yeni personelin eğitimine, hem de hizmet kalitesi ve kriz yönetimine pozitif katkı sağlayacağı açıktır.” (Ergin Koçyıldırım)

5- Sabır ve dua ile covid-19’u yeneceğini iddia eden kesimlerin yoğun baskısı ile Bakanlık halka gerçekleri söyleyememekte, daha da önemlisi halkı salgın konusunda bilgilendirememektedir. Siyasal İslamcı cemaatler ve kontr gerilla her ne pahasına olursa olsun iktidarlarının devamından yanadırlar. TV’ler de pazardan alınan sebze meyvenin nasıl yıkayacağından, dışarıda giyilen kıyafetleri nasıl yıkanacağına; evdeki küçük çocuklara durumu nasıl izah edilmesi gerektiğinden, karantina ve izolasyon bilgilerine kadar cevaplanması gereken her türlü soruyu bilimsel olarak cevaplayan yayınlara başlanması gerekir.

Kamuoyunda Af yasası olarak bilinen Ceza İnfaz Yasasında değişiklik yapan tasarı Meclis’in gündeminde. Tasarı MHP’nin lümpen tabanını rahatlatmak ve Bahçeli’nin AKP ile birleşme şartlarından birinin yerine getirilmesi amacıyla hazırlanmıştır. Uyuşturucu ile ilişikli suçlara ve kadın ve çocuklara karşı şiddet, taciz, tecavüz, cinayet suçlarına kısmi af getirmektedir. MHP bu suçlardan dolayı cezaevinde bulunanlara af istemektedir. Salgın nedeniyle cezaevlerinde bulunan mahkum ve tutuklu sayısı azaltılmalıdır. Kamuoyu bu konuda nettir. Ancak “erken salıverme” hakkı, cinsel istismarcılara da verilmektedir. Çocukla evlendiği için mahkûm olanlar bu teklif ile serbest bırakılacaklardır. Bu düzenleme çocuklarla evlenen kişiler ve çok sayıda istismarcı için af demektir.

1- Tecavüz yasası olarak bilinen ve evlilik durumunda tecavüzün cezasız kalmasını öneren yasa teklifi fiilen yasa haline gelecek ve bu cezasızlık durumu çocuklara tecavüz edilmesinin önünü açacaktır.

2- Bu tasarı ile uyuşturucu imal edenler, satanlar, torbacılık yapanlar, nakliye edenler serbest kalacak, attığı tweetler, yazdığı yazılar, ifade ettiği düşünceler nedeniyle cezaevlerini dolduranlar gene içerde kalacaktır. Alaattin Çakıcı gibi katiller dışarı çıkacak ama gazeteciler, doktorlar, avukatlar, öğretmenler, öğrenciler çıkamayacaklardır. Bu konuda daha enteresan olan Saray bir KHK ile bu yasayı çıkarabilecekken, Meclis’i devreye sokmuş ve yasa değişikliğinin meclisten çıkartılmasını istemiştir. Böyle korkunç ve ileride pek çok facialara neden olacak olan bir şeyi yaparak Sarayın yıpranması önlenmiş, zaten bir işe yaramayan Meclis ön plana çıkarılmıştır. Aslında MHP’ye verilen sözler doğrultusunda AKP-MHP- Kontr Gerilla ittifakının saray merkezli anlaşmasının bir sonucudur. Siyasi suçlar kapsam dışı bırakılmış, hasta ve yaşlı siyasi mahkûmlar bile serbest bırakılmayacaktır. Çocuk istismarı ve tecavüz faili olan ve kadınlara sistematik şiddet uygulayan birçok erkeğin dışarı çıkması kadın ve çocukların hayatının tehlikeye girmesi anlamına gelmektedir. Tasarı siyasidir. Saray hazırlamıştır.

New York meselesine gelince:

1- Dünya Sağlık Merkezi salgının merkezini önce Çin olarak açıkladı, Çin Halk Cumhuriyetinin başarılı olduğu söylenen mücadelesi sonucu salgını geriletmesi ile yeni merkez Avrupa olarak değiştirildi. Şimdi de ABD’nin salgının yeni merkezi olacağı söyleniyor. ABD’de ise en fazla can kaybının olduğu kent New York. NY şehir merkezi çok kalabalık ve yoğun bir merkez. Toplam vaka sayısı 25 bini geçti. İran’da toplam 24 bin, Fransa’da 22 bin, Kore’de 9 bin resmi vaka var. Bu sayı bu ülkelerdeki vaka sayılarına yakın veya üzerinde. Sadece bir tek şehirden bahsediyoruz.

2- Buna rağmen THY New York seferlerine devam ediyor. THY NY’den Türkiye’ye uçuşlarına günde bir veya iki kere olmak üzere devam etmektedir. Bunun da ötesinde, NY’den diğer ABD şehirlerine uçanlar 14 gün karantina altına alınırken, Türkiye’ye uçanlara karantina yoktur. Böyle bir uçuş operasyonu nasıl kabul edilmiştir? Bu kararın altında kimlerin imzaları vardır?

Altından sarayın çıkması sürpriz olmaz.

1 Yorum

  1. Raşit Hocam uygulama kontrollü sürü bağışıklığı. Hastalığı uzun süreçte kontrpl etmek. Sağlık sistemimizde yığılmaları önlemek için alıştırma yapıyorlar. Elbet tüm ülke bu virüsü yaşayacak
    Düzenler (!) değişecek

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here