TURİZM’DE YENİ DÖNEMİN İLK İŞARETLERİ GELİRKEN ANTALYA.

Covid-19 pandemisi tüm ekonomilerde bir alt üst yaşanmasına neden oldu. Birçok ülkede ekonomi tamamen durdu. Tüketim belli alanlara ve üretim de sadece talep olan ürünlere yöneldi. Turizm-seyahat endüstrisi ise pandemiden en çok etkilenen sektörlerin başında yer aldı. Zaten herhangi bir kriz döneminde ilk vazgeçilen etkinlik olmak özelliğini taşıyan bu sektör toparlanma gayretleri içinde.

Liberal ekonomi, serbest Pazar ekonomisi, özelleştirme mantığının tüm dünyada iflas ettiğini görüyoruz. Kamusal sağlık hizmetlerinin olmadığı yerlerde on binlerce insan öldü. Zaten yaşlı bir nüfusa sahip olan gelişmiş ülkelerde salgın hala bir şekilde devam ediyor. Bu dönemde tüm istatistikler halkı yanıltma amacına hizmet etti. AB’ye göre Belçika hariç tüm ülkeler yalan yanlış istatistikler yayınladı. Amaç Kamusal sağlık hizmetindeki başarıyı gizlemektir diye düşünüyorum. Turizm alanında ise istatistiğe zaten gerek yok. Tüm hava, kara ve deniz ulaşımı durmuşken turizmden bahsetmek “abesle iştigal” olur.

Birkaç noktayı ele alarak ilerleyelim. 2020 Turizm sezonu diye bir şeyden bahsetmek artık mümkün değil. Aslında bizim turistik ürünlerimiz son derece sınırlı. Antalya’da ise sadece “deniz, güneş kum” turizmine bağlıyız. (3S, Sun, Sand, Sea)  Aptalca bir şekilde, tarihle, mitolojiyle, kültürle bağını kopardığımız turizmden elimizde kalan sadece bu kadar. Yeni dönemde ise en azından 2020 yılında elimiz boş kalacak. Birkaç sebebi var.

  1. İtalya 3 Haziran 2020’de sınırlarınım AB ülkelerine açacağını, İtalya’ya gelecek AB vatandaşlarına bu tarihten itibaren 14 günlük karantina şartını uygulamayacağını bildirdi. İtalya dışişleri bakanı Luigi di Maio RAI TV kanalına yaptığı açıklamada 15 Haziran 2020 tarihinin Avrupa’da turizm sektörü için çok önemli olduğunu açıkladı. Bu tarihte Almanya turizme açılacağını ve vatandaşlarının AB içinde ve Norveç, İsviçre, İzlanda ve Liechtenstein’ı kapsayan bölgede serbest seyahat edebileceklerini duyurdu. Avusturya’da aynı tarihte kapılarını açma çalışması içinde. Ne yazık ki, Türkiye “seyahat edilebilinir ülkeler” listesinde yok.  AB üyesi olmayan bazı ülkelerin bu listede olmasına rağmen, uzun yıllardır “aday ülke” statüsünde olan fakat bir türlü yerine getiremediği “demokrasi kriterleri” dolayısıyla artık tamamen Avrupa dışında kalan Türkiye’ye en az Eylül ayına kadar AB ülkelerinden turist gelmeyecek. İngiltere’de bu karara uyacak gibi görünüyor.  Antalya için 2. Büyük Pazar olan Almanya’dan belli bazı uçuşlar yapılacak. Almanya’da yaşayan ve tatile gelen gurbetçilerin seyahatleri ise Antalya turizmi için pek bir şey ifade etmemektedir. Almanya ile ortaklıkları bulunan Sun Express gibi şirketler uçuşa devam edeceklerdir. Ancak AB dışı bir ülkeden gelenlere 14 günlük karantina süresi devam ettiği sürece bunlar boş uçuş olur.
  2. Almanya, Mart ayında çıkardığı küresel seyahat uyarısını hafifleterek, AB üyesi 26 ülke ve İngiltere ayrıca Schengen bölgesi dışında bulunan Norveç, İzlanda, İsviçre ve Liechtenstein için seyahat uyarısını kaldırma hazırlığı içinde. Türkiye ne yazık ki bu listede yok. Federal Almanya hükümeti tarafından alınacak bir karar ile 15 Haziran’dan itibaren Almanya vatandaşları yukarıda belirttiğim 31 ülkeye herhangi bir sınırlaya tabii tutulmadan seyahat edebilecekler. Eğer bir ülkede haftada 100.000 kişi başına 50 yeni korona virüs enfeksiyonu sayısının altıda vaka varsa, bu ülkeye olan seyahat sınırlamasının da kaldırılması düşünülüyor. Burada ise Balkan ülkeleri ve okyanus aşırı ülkeler (Karaipler gibi) göz önüne alınıyor. Turizm bakanlığı bu listeye Türkiye’nin de alınması için çok uğraştı. Fakat kendisine kesin bir dille bunun olmayacağı açıklandı.
  3. İspanya’da “turistlere karantina “ uygulaması 1 Temmuz’da sona erecek. İspanya Dışişleri bakanı Arancha Gonzalez Maya “turistleri özledik, gerekli sağlık güvenliği şartlarıyla uluslararası turizm kademeli olarak yeniden başlatılacaktır” dedi.  İspanya’da olağanüstü hal 7 Haziran’da kaldırılacak ve muhtemelen 15 Hazirandan itibaren Kanarya Adaları ve İspanya’nın Akdeniz’de bulunan adaları AB’den turist alımına başlayacaktır. Barcelona, Madrid ise 1 Temmuz’da açılacak gibi…
  4. İngiltere’nin ve AB ülkelerinin sadece AB içinde seyahati serbest bırakmalarının ardından gözlerimizi çevirdiğimiz Rusya pazarı Antalya için hayati önemde. Rusya ise Temmuz sonuna kadar yurt dışı uçuşlarını kapattı. Rusya’nın en büyük havayolu şirketi Aeroflot Temmuz sonuna kadar yurtdışına uçuş yasağı getirdi. Haziran ayında ise Soçi gibi Rusya’nın güney sahillerine uçuşlar koydu. Rusya hükümeti, charter seferlerine iç turizmi desteklemek için izin vermeyeceğini açıkladı. Rusya, Ağustos başına kadar iç turizmi desteklemek için Charter seferlerini yasaklayarak, güney sahillerinde olan turizmi teşvik edecek. Sezonu kapalı geçirme düşüncelerinin olduğu açık.  Turizm bakanı ve saray,  Rusya turizm, dışişleri ve Kremlin yetkilileriyle defalarca görüştü. Alabildikleri tek söz “Ağustos’ta görüşürüz” oldu. Rusya, Idlib ve Libya’da kendileri için olumlu gelişmeler olmazsa daha uzun yıllar turist göndermeyecek gibi duruyor. Kremlin, iç pazarın tam doluluk oranını yakalayacağı Temmuz ayında Mısır ve Kıbrıs’a turist gönderecek gibi bir politikayı benimseyebilir. Fakat Antalya için “Game Over” diyebiliriz.  THY Haziran 2020’de 19 ülkeden 22 noktaya sefer koydu. Temmuz ayında 74 ülke 103 nokta ve 572 frekansa ulaşıyor. Ağustos ayında ise, 98 ülkeye uçuş planlanıyor. Haziran ayındaki uçuş noktaları içinde Rusya yer almıyor. Temmuz ayında ise Moskova ve St. Petersburg var.

Bilindiği gibi turizm üç ana alanda yapılan bir iştir:  ulaşım, otelcilik ve tur operatörlüğü. Bu üç alanda kalıcı değişimler en azından Temmuz ayının sonuna kadar uygulanacak gibi.

  1. Transfer araçlarına sertifika verilecek. Sertifikasyon çalışmasında otel lobisinden odalara, çalışanların alacağı eğitimden açık büfe ve restoranlara, havuz ve plajdan toplantı odalarına kadar tüm detaylar yer alıyor. Tüm transfer araçlarında dezenfektanlar yer alırken, araçların yan koltukları boş bırakılacak. Yani bir transfer aracında maliyet 2 katına çıkacak.
  2. Otellere sertifikasyonlar gelecek bu sertifikaları alamayan oteller açılmayacak. Sertifikasyon çalışmasında otel lobisinden odalara, çalışanların alacağı eğitimden açık büfe ve restoranlara, havuz ve plajdan toplantı odalarına kadar tüm detaylar yer alıyor. Bu işlemleri yerine getirebilen otellere açılış izni verilecek:
  1. Otellere maksimum yüzde 60 doluluk izni verilecek.
  2. Otele gelen turiste eğer maskesi yoksa maske temin edilecek. Turistin otele girişinde ateşi ölçülecek.
  3. Resepsiyona sosyal mesafe çizgileri eklenecek.
  4. Oteller, tesis içindeki çeşitli noktalara virüse karşı uyarıcı tabelalar ekleyecek. Farklı dillerde broşür ve bilgi notu da dağıtacak.
  5. Lobiden katlara, asansörden koridorlara ulaşılabilirliği kolaylaştırmak için otelin çeşitli yerlerine dezenfektanlar asılacak.
  6. Tesis genelinde insan temasının yoğun olduğu yüzeyler, kapı kolları, dokunmatik ekranlar, kontrol panelleri, tezgâh üstleri, mola odası/kafeterya, tırabzanlar, el yıkama istasyonları ve tuvaletler düzenli olarak dezenfekte edilerek kayıt altına alınacak.
  7. Lobi ve dinlenmelik alanlarındaki bekleme, dinlenme ve oturma gruplarında insanların etkileşimini ortadan kaldırmak üzere, koltuk ve sandalye sayıları en az seviyeye çekilerek gerekli sosyal mesafe işaretlemeleri yapılacak.
  8. Odalardaki su ısıtıcıları, televizyon ve klima kumandaları turist otelden ayrıldığında dezenfekte edilecek.
  9. Odalar 12 saat boş bırakılacak. Oda temizliğinde görevli personel çalışırken kişisel koruyucu malzeme kullanacak.
  10. Oteller, acil durumlar için de karantina alanları oluşturacak. Gelen turistte ateş, öksürük vb. gibi risk durumunun görülmesi halinde karantina alanına alınacak. Personel için bulaşı önlemek için özel koruyucu kıyafetler bulundurulacak.
  11. Personele pandemiye karşı mücadelede nasıl çalışması gerektiği yönünde özel eğitimler verilirken, personelin kullandığı donanım, araç ve gereçler düzenli dezenfekte edilecek.

Otellerin içinde bulunan kafe, restoran gibi alanlar için ise bazı sınırlamalar söz konusu:

  1. Restoranların giriş bölümüne el dezenfektanları konulacak.
  2. Restoran-kafe girişinde olası yığılmalar dikkate alınarak sosyal mesafe aralığı işaretlenmiş, masalar arasına ise en az 1,5 metre mesafe bırakılmış olacak.
  3. Ortak kullanımda olan çay/ kahve makinası, sebil, içecek makinası ve benzeri cihazlar kaldırılacak.
  4. Yemek masalarında kullanılan tuz, baharat, kürdan vb. menaj takımları ile şeker gibi yardımcı ürün ve malzemeler tek kullanımlık paketlerde sunulacak.
  5. Her şey dahil sistemiyle çalışan otellerde açık büfedeki yiyeceklerin sunumları otel personeli tarafından yapılacak. Yiyecekler öksürük, hapşırma riskine karşı cam bir panelde kapalı sunulacak.

Açık ve kapalı alanlar, Plaj, havuz vb yerlerde de yeni kurallar var.

  1. Plajlarda şezlonglar arası mesafe 1,5 metre olacak
  2. Yüzme havuzu, şezlonglar ve oturma alanlarında sosyal mesafe kuralları uygulanacak.
  3. Yüzme havuzu suyundaki klor seviyesi açık havuzlarda 1-3 ppm, kapalı havuzlarda 1 ile 1.5 ppm arasında tutulacak.
  4. Turistin havuza girmeden önce uyması gereken kurallar ve duş alması gerektiğine yönelik uyarıcı tabela görülür bir yerde asılacak.
  5. Fitness salonu ve SPA alanları bu sezon kapalı olacak.
  • Havayollarında iç hat uçuşları Mayıs ayı sonunda, dış hat uçuşları ise 12 Haziranda başlayacak. Ancak turizm bakanı Ağustos sonuna kadar turist olmayacağından emin görünüyor. Bildiğiniz gibi Turizm Bakanı Türkiye’nin en büyük iç turizm yapan firmasının sahibi. İç turizme neden ağırlık verildiği de anlaşılabilir bir şey! Uçaklar içinde yeni sınırlamalar söz konusu:

A)  Uçaklarda orta koltuğun boş bırakılması bir sırada 4 koltuk olması demektir. ( Normal uçaklarda) Sosyal mesafe kuralı gereği 4 koltuğu dolu olan bir sıranın önündeki ve arkasındaki sıraların da boş olması halinde ise 3 sırada 4 koltuk dolu demektir. Bu da bilet fiyatlarında anormal bir yükseliş demektir ki kimse Antalya’da yapacağı bir tatil için bu parayı vermez.

B) Tüm yolcular ve uçuş görevlileri için maske ve göz siperliği zorunlu olacak, görevliler için eldiven şartı da getirilecek.

C- Havalimanlarına Girişte Covid-19 Testi Uygulaması Yapılabilir

D- İç hatlarda ve kısa mesafe dış ikramlar kaldırılacak.

E)  Virüs bulaşmaması adına dergi ve gazeteler uçağa konmayacak.

F) Uçağın içine kabin bagajı alınmayacak. Sadece kişisel bir çanta lap top veya bebek bakım ürünlerine izin verilecek.

G) Uçağa biniş işlemlerinin daha yavaş ve güvenlik mesafesi korunarak yapılması için doğacak zaman kaybının giderilmesi amacıyla daha fazla check-in görevlisinin çalışması sağlanacak.

H) Terminalden uçağa otobüslerle yolcu taşıma işlemi için daha fazla otobüsün seferber edilmesi ve her otobüste daha az yolcu taşınması gerekiyor.

I) Bekleme salonlarındaki oturma yerlerinin de iptal ediliyor. Uluslararası uçuşlarda en az 4 saat önce yurt içi uçuşlarda en az 2 saat önce havalimanına gelinmesi gerekiyor.  

J) uçağa biniş ya da güvenlik kontrolü sırasında oluşan kuyruklarda güvenlik mesafesinin korunması gerekiyor.

K) Havalimanlarında, uçaktan inen ve uçağa binen yolculara sağlık testi yapılması fikrine havaalanı işletmeleri tarafından sıcak bakılmıyor. Uzmanlar tarafından yapılan çalışmaların, termal kamera görüntüsü ya da ateş ölçmenin korona virüs taşıyıcısını tespit etme açısından uygun olmadığını ortaya koyduğu ifade ediliyor. Resmi makamlarca sağlık kontrolünün zorunlu kılınması durumunda bunun, yolcuların bir anket formunu doldurması uygulaması ile yapılmasının daha verimli olacağı belirtiliyor.

4- Son olarak şunları söyleyebiliriz:

  1. Alınacak bu önlemler nedeniyle havalimanı tesislerinde ve havayollarında kapasitenin yüzde 20 ila yüzde 50 altında işlem yapılabilecek, hava ulaşımında maliyetler en az iki katına çıkacak. Otellerin ve tur operatörlerinin maliyetlerindeki artış ta dikkate alındığında “Her Şey Dâhil” uygulamasına ve ucuz tatile alışan alt gelir grubundan AB vatandaşlarına ve orta gelir grubundan Rusya vatandaşlarına hitap eden Antalya turizminde bizi bekleyen şey ise yıkımdır.
  2. Büyük otel sahipleri, havayolu firmaları,  büyük tur operatörleri devletten alacakları teşviklerle, kredilerle kendilerini bir şekilde kurtaracak hatta kar edeceklerdir. Sektörde çalışan 2 milyon işçi ise açlığa mahkûm edilmiştir. Devlet turizm işçilerine kriz süresi boyunca karşılıksız destek vermelidir. Destek doğrudan turizm işçilerine yapılmalıdır. Şirketlere, patronlara değil.
  3. AB ve Rusya ile işleri bu kadar kötüleştiren unsur siyasi iktidarın ta kendisidir. Ülke riskini bu kadar artıran unsuru ilk seçimde tıpkı yerel seçimlerde olduğu gibi tarihin çöplüğüne gönderebilir ve yeni, halkçı ve gerçekçi bir turizm politikasıyla en azından orta vadede bu krizi aşabiliriz. Bu da her şeyden önce erken seçim istemekten geçmektedir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here