Memlekette garip şeyler oluyor. İki konuya dikkat çekmek istiyorum. Birincisi, Saray’ın İsveç’ten “covid-19’dan hastaneye gidip, tedavi edilmeyen Türk’ün hayatını kurtardık” yalanı ve devamında gelişen olaylar, diğeri de SS’in istifa mektubu ve istifasının saray tarafından kabul edilmemesi sahtekârlığı.

  1. İsveç’ten Türkiye’ye bir hasta nakli özel bir ambulans uçakla gerçekleşti. Hastanın kızı olayı İsveç’te Corona hastaları için ayrılan telefonu babalarının hastaneye yatırılması için defalarca aradıklarını, nihayet doktorların babasının durumunun ciddiyetini anlayıp ambulans gönderdiklerini, ancak hastaneye gittikten bir saat sonra babasının kendisini aradığını ve doktorun, hastalığın akciğerlere inmediği gerekçesi ile kendisini eve göndereceği ve evde ilaç tedavisi göreceğini söylediğini babasını eve getirdiklerini, İsveç sağlık sisteminde hastalara bakılmadığını ifade etti.  Twitter’da yayınladığı bir video mesajı ile yüce Türk devletinden bir çözüm beklediğini ve babasının tedavisinin Türkiye’de yapılmasını istediğini, Allah’ın babasını kendilerine bağışlamasını dilediğini bildirdi.
  2. Saray hemen bir ambulans uçak göndererek hastayı ve ailesini Türkiye’ye getirdi. Ambulans uçakta doktor ve hemşirelerden başka AA, TRT ve ATV muhabirleri de vardı. Hastanın durumu gerçekten çok kötü görünüyordu.  Twitter’a video koyan kız ise gelmedi. 3 saat sonra inen uçaktan hasta yürüyerek çıktı, “gazeteciler görüntü almaya başlayınca, tekrar sedyeye konuldu. Allah’ın hikmetinden sual olunmaz adam uçakta Corona’yı atlatmıştı!
  3. Yalan rüzgarlarını devam ettirmek isteyen sarayın matbuatı propaganda yapayım derken hasta Emrullah Gülüşken’e yapılan işlemleri şöyle yazdı: “Akciğer filmi çekildi, karaciğer değerlerine bakıldı, akciğerleri iyi, solunum sorunu yaşamıyor, zaman zaman burnundan oksijen veriliyor”. TRT, İsveç’te kalan kıza bağlandı, “Türkiye’ye gelecek misin?” sorusuna “Sadece tatillerde” cevabını verdi. Daha sonra biraz araştırılınca Emrullah Gülüşken’in sağlık bakanının hemşerisi olduğu, Corona hastası olmadığı olayın bir saray tiyatrosu olarak geliştiği ortaya çıktı. Ne İsveç’teki doktorlar, ne de Türkiye’deki doktorlar hastanın neden seyahat ettiğini anlamadılar.
  4. İsveç federal Göçmen Dairesi, Emrullah Gülüşken ile kızları Samira ve Leyla Gülüşken için asılsız organize ile İsveç hakkında karalama yaptıkları gerekçesi ile vatandaşlık iptali ve sınır dışı edilmeleri için dava açtı. Twitter’a koyduğu video ile tanınan Leyla, dava celbini alır almaz “Babam kendisi İsveç’te hastanede kalmak istemedi” dedi. Tercümesi şöyle “Her şeyi babam yaptı, ben masumum, babamı ihbar ediyorum”.
  5. İsveç’te bu uçakla hasta getirme olayına karışan herkes sorgulandı, İsveç sağlık bakanlığı Türkiye’yi kınadı, “İsveç herhangi bir hastanede yatan hastayı ambulans uçağa pantolon-T shirt’le bindirmez” dedi. İsveç başbakanı bir basın açıklaması yaptı. Olayı “sarayın ve sağlık bakanının siyasi şovu” olarak isimlendirdi.
  6. TRT, ATV, AA ve tüm yandaş, havuz ve tüpçü basın hemen sustu. Hala da bu suskunluk devam ediyor. Takke düştü, kel göründü. Bir ara zevahiri kurtarmak için Sudan’dan bir hasta getirdiler.

 Her şey enflasyonla mücadelelerine benziyor. Yalan dolan, vatandaşa İBAN gönder 10 TL dilen, İsveç’e Sudan’a uçak gönder birkaç günlük manşet için. Kim inanır?  Her işleri sahte, her işleri fiyasko, her işleri yalan dolan.

İkinci gariplik ise daha vahim bir durum gibi gözüküyor. Altı olay bir tesadüf olamaz dedirtiyor.

  1. 1. İçişleri Bakanı SS istifa etti fakat istifası kabul edilmedi. SS lehine gösteriler yapıldı. Eğer bir iki göstermelik tweeti saymazsak o gün bugündür SS’den haber yok.
  2. Pentagon destekli Rand Corporation’ın dergisinde savunma bakanı Hulusi Akar’a övgü dolu bir yazı çıktı. Soylu’nun istifasının kabul edilmemesini de bakanlar içinde sadece Hulusi Akar bir tweet ile desteklemişti. O gün bugündür Akar da pek ortalıkta yok.
  3. Birden bire yandaş medyada bir darbe söylentisi başlatılarak “silahlandıklarını, 15 Temmuz’da kaçırdıkları fırsatı bu kez çok iyi değerlendirerek, herkesi boğazlayacaklarını, isim listelerinin bile hazırlandığını” beyan eden kışkırtıcı açıklama ve konuşmalar başladı.
  4. MHP genel başkan yardımcısı Devlet Bahçeli’nin yıllar önce yayınlanmış ve AKP’yi hedef alan bir videosunu dolaşıma soktu. Bunun haberleştirilmesi üzerine, “yanlış anlaşıldığını” beyan etti.
  5. Karadağ’dan açıklama yapan Sedat Peker, kendisi hakkındaki tutuklama girişimi ve itibarsızlaştırma kampanyasının bakan Berat Albayrak tarafından planlandığını açıkladı.
  6. Aynı gün Devlet Bahçeli, Berat Albayrak’ı savunan bir açıklama yaptı. Sizce de birkaç hafta içinde baş gösteren bu olaylar tesadüf mü? AKP, MHP ve Cumhur İttifakı içinde bir depremin ilk sarsıntıları mı? Daha iyi anlaşılsın diye bir ek bilgi: SS’i hedef alanların başında B. Albayrak’ın medya içindeki grubu, Pelikan grubu vardı.

Son olarak şunu da soralım, RTE neden Ankara’ya iki aydır ayak basmıyor?

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here