Bu Suça Ortak Olmayacağız” bildirisine imza attıkları için ihraç edilen, sözleşmesi yenilenmeyen, istifa etmek ya da emekliye ayrılmak zorunda kalan akademisyenler Antalya’da açıklama yaparak “görevlerini dönmek istediklerini” belirtti.

KESK Antalya Şubeler Platformu ve Barış Akademisyenlerinin çağrısı ile Attalos Meydanında toplananlar sık sık “KHK’lar gidecek, Biz Kalacağız, Barış Yargılanamaz” sloganı attılar

“Bu Suça Ortak Olmayacağız” başlıklı bildiriyi imzalayan ve Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile üniversitedeki görevlerinden ihraç edilen Barış Akademisyenleri, İstanbul, Ankara, Kocaeli, İzmir, Antalya ve Diyarbakır’da eş zamanlı basın açıklaması yaptı.

Grup adına basın açıklamasını okuyan Doç. Dr. Süleyman Ulutürk, “822 akademisyene dava açıldığını, AYM’nin kararıyla 522 akademisyenin beraat ettiğini dile getirdi. Halen beraat etmeyen akademisyenlerin olduğunu belirten Uyar, hâlâ gasp edilmiş haklarını geri alamadıklarını söyledi ve “Ne üniversitelerimize dönebildik, ne de pasaportlarımızı geri alabildik” dedi.

GASP EDİLEN HAKLARIMIZ İÇİN DAYANIŞMAYA!
Biz Barış Akademisyenleri ve kamu görevinden men edilmiş eğitim ve bilim emekçileriyiz; İşimizi, gasp edilen haklarımızı talep etmek için burada, bir aradayız.

Barış Akademisyenleri olarak 11 Ocak 2016’da “Bu Suça Ortak Olmayacağız!” dedik. Hakaret, tehdit, saldırı ve mesnetsiz suçlamalara maruz kaldık. İdari, adli soruşturmalar geçirdik. Temmuz 2016’da ilan edilen OHAL koşullarında üniversitelerimizden ihraç edildik, yetmedi örgüt propagandası suçlaması ile yargılandık. 822 Barış Akademisyenine dava açıldı. Cezalara çarptırıldık, hapis yattık. Seyahat özgürlüğümüzden, adil yargılanma hakkımızdan, sosyal güvencelerimizden yoksun bırakıldık. KHK’lı olan arkadaşlarımızın seçilme ve seçme hakkı, velayet hakkı dahi tartışmaya açıldı. Tazminatlarımız verilmedi. Miras hakkı elinden alınanlar oldu. Bu süreçte Barış Akademisyeni Dr. Mehmet Fatih Tıraş ve 46 KHK’lı hayatına son verdi.

Nihayet, 26 Temmuz 2019’da Anayasa Mahkemesi, barış talebimizin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine hükmetti ve 522 arkadaşımız beraat etti. Ancak henüz beraat etmeyen Barış Akademisyenleri de var. Evet, şu sıralar beraat kararları alıyoruz ancak hâlâ gasp edilmiş haklarımızı geri alabilmiş değiliz. Ne üniversitelerimize dönebildik, ne de pasaportlarımızı geri alabildik.

Bize adres olarak OHAL icadı bir komisyon gösteriliyor. Oysa bu kurum sorunları çözmüyor, aksine çoğaltıyor. İşleyişi ve kararları tartışmalı. Adaleti geciktiriyor. Hâlâ değerlendirilmeyi bekleyen 33 bin dosya var. 406 Barış Akademisyeninin ve KESK üyesi 1500 kamu emekçisinin dosyası da bekleyenler arasında. Buradan çıkan hukuksuz kararların mahkemelerce bozulması uzun yıllar alıyor. Sorunlarımız acil demokratik çözümler gerektiriyor.

Bu çerçevede somut taleplerimiz şunlardır:

  1. “Bu suça ortak olmayacağız!” bildirisinin imzacısı olup KHK ile ihraç edilen, sözleşmesi yenilenmeyen, sözleşmesi feshedilen, istifa etmek ya da emekliye ayrılmak zorunda kalan tüm imzacılar, talepleri halinde ihraç edildikleri kurumlardaki görevlerine geri dönebilmelidir.
  2. Araştırma görevlisiyken ihraç edilenlerin güvenceli bir kadroda işe dönüşü sağlanmalıdır. Öğrenimini sürdürenler öğrenim gördükleri kurumlarda görevlendirilmeli, doktorasını bitirenler doktor öğretim görevlisi olarak atanmalıdır. Doçentlik ve profesörlük koşullarını yerine getirdiği halde kadro ataması askıya alınan Barış Akademisyenleri hak kazandıkları kadrolarıyla göreve dönmelidir.
  3. İşe alımda güvenlik ve arşiv soruşturması şartı, Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edildi. Şu ana kadar olan bütün mağduriyetler giderilmeli ve arkadaşlarımız bir an önce görevlerine başlatılmalıdır.
  4. KHK’larla ihraç edilen barış akademisyenlerinin ve kamu emekçilerinin yurttaşlık haklarına yapılan tüm saldırılar ortadan kaldırılmalıdır. Pasaportları derhal geri verilmeli, bütün hak kayıpları tazmin edilmelidir.
  5. Hukuk devleti olmanın gereği yerine getirilmeli, OHAL KHK’ları kaldırılmalı, OHAL Komisyonu lağvedilmelidir. Taraf olunan uluslararası antlaşmalara ve hukuk kurallarına uyularak toplumsal barışın önü açılmalıdır.
    Barış talebimizin arkasındayız. Barış sözümüzü çoğaltacağız.
    Gasp edilen haklarımız için diğer kamu emekçileriyle birlikte mücadeleyi sürdüreceğiz.
    Barış Akademisyenleri
    KESK Antalya Şubeler Platformu

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here