“Özgürlüğü elinden alınan çocuğa büyük derler.” Ö. Asaf

Çocuk Bayramını kutlamış gibi yaparak, vicdanlarımızı susturduk mu? İçimiz dışımız 23 Nisan şiiri oldu, gerçekten, bizim bir TBMM var mı? Sokağa çıkma yasağı olmasaydı da gerektiği gibi Çocuk Bayramı’nı kutlayabilecek miydik? Geçen yıllarda gerektiği gibi kutlayabildik mi? Bu anlamda çocukların yüzüne bakabiliyor muyuz? Onların bayramlarını bile elimizden aldırdığımızı açık yüreklilikle söyleyebiliyor muyuz? Söyleyemediğimiz için mi içi boşaltılmış şiirleri okuyoruz? Balkonlardan bayrak sallandırmak yetiyor mu? Bütün bu soruları kendime soruyorum, kimse alınmasın.

Çocuklara yapılan diğer haksızlıkları saymıyorum bile. İşçi çocukların birbirine “Üzülme arkadaş, biz de 1 Mayıs’ı kutlarız.” dediği karikatürü gördüğümde, dilimin tutulduğunu da saymıyorum. Tecavüz edilen çocuğun, hakime yazdığı mektuptan da bahsetmeyeceğim.

23 Nisan akşamı, bizim sitede de coşkulu marşlar söylendi, havai fişekler atıldı, gürültü, patırtı yapıldı, ben de heyecanlandım, balkona çıktım. Balkondakileri alkışlarken, bir de baktım, Cumhuriyet ve demokrasi karşıtı komşum, iki elinde de bayraklar, neredeyse balkondan düşecek, en çok o bayrak sallıyor, en çok o bağırıyor. “Bunda bir iş var” dedim ve içeriye kaçtım. Gericiler “Şeriat” diye bağırırken, bugün 23 Nisan Bayramını kutluyorlarsa, elimde değil, altından ne çıkacak diye kuşkulanırım.

Herkes evlerde, gönüllü hapisiz. Doğa, vahşi insanlıktan kurtuldu. Almanya’dan haber aldım, ozon gazının yırtığı kapanmaya başlamış. Doğadaki hayvanlar, parklara kadar inmiş, rahatça dolaşıyorlarmış. Marmaris’te çarşıda domuz sürüsü geziyormuş. Bahar yağmurları az da olsa yağmaya başladı. Sokağa çıkılmayınca akaryakıt da kullanılmıyor, atmosfer temizleniyor. Petrol yüzünden edilen savaşları düşünme fırsatı doğuyor. Bu konuda en şaibeli ülke olan ABD’nin petrolü elinde kalıyor. Gerçi bizler, doğanın şu an coşkulu güzelliğini göremiyoruz, ama doğa, sanırım  biz olmadan daha güzel. İnsanlık bir kaç yıl içeride kalsa, doğa nefes alacak, temizlenecek, coşacak, güzelleşecek.

Çocuklara bırakacağımız, daha doğrusu onlardan ödünç aldığımız dünya güzelleşecekse, ben razıyım, insanlık bir kaç yıl içeride kalsın. Çocuklarımıza vereceğimiz en büyük bayram armağanı bu olurdu. İşte o zaman çocuklardan utanmaktan kurtulurduk. Nazım’ın dediği gibi,  dünyayı kocaman bir elma gibi verirdik çocuklara. Dünyanın gerçek sahibi çocuklar; umarım bir gün  gerçekten çocuk bayramını korkusuz, coşkuyla ve bütün çocuklarla birlikte kutlayabilirsiniz. İşte o zaman doğada çiçekler daha çok açacak, kuşlar daha bir coşkuyla şarkılar söyleyecek, hayvanlar, insanlardan korkmadan dolaşacak. Bu güzelliği siz yaratacaksınız. Çünkü, “Peşinden gidecek cesaretin varsa, bütün hayaller gerçek olabilir.” Che

1 Yorum

  1. Ben her 23 nisanda çocuklardan utanır oldum. Ondan inip gelinlik giydirilen çocuklar, kurankurslarındaki çocuk çığlıkları!
    Nasıl bakarız kirletilen çocukların yüzüne?

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here