ANTALYA EŞGÜDÜMÜ KURULU, MURATPAŞA İLÇESİ LARA BİRLİK PLAJINA YAPILMAK İSTENEN KRUVAZİYER LİMAN VE AVM PROJESİYLE İLGİLİ AÇIKLAMA YAPTI. (KAĞAN ÖZKAYA/ANTALYA-İHA)

Antalya Meslek Odaları Eşgüdüm Kurulu, Büyükşehir Belediyesi’nin Lara sahilinde yapmak istediği kruvaziyer liman ve AVM projesinin bölgenin doğal yapısına zarar vereceğini belirterek projenin durdurulmasını istedi.

Antalya Meslek Odaları Eşgüdüm Kurulu, Lara Birlik Plajı’na yapılması planlanan kruvaziyer liman ve AVM projesiyle ilgili basın toplantısı düzenledi. Antalya Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası’ndaki toplantıya, Eşgüdüm Kurulu üyesi meslek odalarının başkaları ve temsilcileri katıldı. Toplantıda açılama yapan Eşgüdüm Kurulu Dönem Başkanı Emrullah Tayfun Çavdar, Büyükşehir Belediyesi tarafından Lara sahiline kruvaziyer limanı ve alışveriş merkezi yapılacağını söyledi.

Projeyle ilgili turizmciler, meslek odaları, kent ve bölge sakinlerinin bilgilendirilmediğini kaydeden Başkan Çavdar, “Kamuoyundan sır gibi saklanan projeyle ilgili herhangi bir ÇED bilgilendirme toplantısı da düzenlenmedi. Hazırlanan ÇED raporu onaylanmış, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü sayfasında 26 Ekim 2017 tarihinde ilan edilmiştir” dedi.

AYRINTILAR  GİZLENİYOR
Başkan Çavdar, ÇED olumlu kararında daha önce yapılan mutat uygulamanın aksine ilana ÇED projesinin konulmadığını, kamuoyunun projenin ayrıntılarıyla ilgili bilgi sahibi olmasının engellendiğini iddia etti. Projenin bu şekilde gizlenmesinin derin kuşkular doğurduğunu savunan Emrullah Tayfun Çavdar, şunları kaydetti:

“Yine her zaman olduğu gibi, ‘biz yaptık oldu’ mantığı ile karşı karşıyayız. Projenin ve ÇED raporunun neden gizlendiğini anlamakta da zorlandığımızı ifade etmek isteriz. Her şeyden önce alanla ilgili proje öncesi bir fizibilite çalışması yapılıp yapılmadığı belli değildir. Kuşadası gibi bir limanın rotadan çıkarılması gündemdeyken, Antalya’nın ne gibi bir kruvaziyer rotasına dahil olma çalışması vardır, açıklanmamıştır ve açıklanmamaktadır. Başkan Menderes Türel’in basına verdiği demeçlerle, proje birebir örtüşmemektedir. Projede denizaltı tüp geçidi olmadığı halde Sayın Türel’in verdiği demeçlerde bir denizaltı tüp geçidinden hatta bir denizaltı akvaryumundan söz edilmektedir. Lara sahilleri doğal yapısı itibariyle yat limanı ve kruvaziyer liman yapımına uygun değildir.”

DOĞAL YAPIYA ZARAR VERİR

Başkan Emrullah Tayfun Çavdar, basında yer alan konsept projenin uygulanması halinde, bölgede büyük tahribata neden olacağını söyledi. Projenin deniz ekosisteminin bozulmasının yanı sıra halkın kullanımında olan yaklaşık 4 kilometrelik sahil bandının ve doğal sit alanı olan Lara Kent Parkı’nın bir kısmının da elden çıkması anlamına geldiğini vurgulayan Başkan Çavdar, “Limanın kara tarafına veya deniz yüzeyine yapılacak konaklama, AVM, destek ve hizmet vb. gibi yapılar kumulların ve beraberinde yöreye özgü bitkilerin ve canlıların yok olmasına neden olacaktır. Herhangi bir çarpma, çarpışma, karaya oturma gibi durumunda da akıntı yönüne bağlı olarak oteller bölgesindeki kumsallar kirlenecektir. Kirliliğin giderilmesi, çok büyük harcamalarla bile Lara sahili eski haline getirilemeyecektir” dedi.

PROJE İPTAL EDİLMELİ

Liman ve AVM projesinin Antalya ve kamu yararına değil ‘kişisel’ yararlara açık, ranta yönelik projeler olduğunu savunan Emrullah Tayfun Çavdar, “Büyükşehir Belediyesi’nin bu projeden vazgeçilmesi için çağrıda bulunuyoruz. Aksi halde projenin iptali için açılan davaya müdahil olacağız” diye konuştu.

“ÇED Olumlu kararında daha önce yapılan mutad uygulamanın aksine ilana ÇED projesi konmamış, kamuoyunun projenin ayrıntılarıyla ilgili bilgi sahibi olması engellenmiştir. Projenin bu şekilde “gizlenmesi” derin kuşkular doğurmaktadır.

Yine her zaman olduğu gibi, biz yaptık oldu mantığı ile karşı karşıyayız. Projenin ve ÇED raporunun neden gizlendiğini anlamakta da zorlandığımızı ifade etmek isteriz.

Her şeyden önce alanla ilgili proje öncesi bir fizibilite çalışması yapılıp yapılmadığı belli değildir. Kuşadası gibi bir Cruise limanının rotadan çıkarılması gündemdeyken, Antalya’da ne gibi bir kruvaziyer rotasına dahil olma çalışması vardır, açıklanmamıştır ve açıklanmamaktadır.

Başkan Mendes Türel’in basına verdiği demeçlerle, projenin birebir örtüşmediği projede denizaltı tüp geçidi olmadığı halde Başkan’ın verdiği demeçlerde bir denizaltı tüp geçidinden hatta bir denizaltı akvaryumundan söz edilmektedir.

Lara sahilleri doğal yapısı itibariyle yat limanı ve kruvaziyer liman yapımına uygun değildir. Bu nedenle büyük bir dalgakıran ve dolgu yapılması zorunludur.

Basında yer alan konsept projenin uygulanması halinde, bölgede büyük tahribata neden olacak, deniz ekosisteminin bozulmasının yanısıra halkın kullanımında olan yaklaşık 4 km’lik sahil bandının ve doğal sit alanı olan Lara Kent Parkının bir kısmının da elden çıkması anlamına gelecektir. Limanın kara tarafına veya deniz yüzeyine (ki Kıyı Kanunu ve Yönetmelikler izin vermektedir) yapılacak Konaklama, AVM, destek ve hizmet vb. gibi yapılar kumulların ve beraberinde yöreye özgü bitkilerin ve canlıların yok olmasına neden olacaktır. Bu büyüklükte bir limanın yat ve gemilere atık hizmeti vereceği düşünüldüğünde bunların atıklarının bertarafı ve uzaklaştırılması da ayrıca bir sorun oluşturacaktır.

Herhangi bir çarpma, çarpışma, karaya oturma gibi durumlarda da akıntı yönüne bağlı olarak oteller bölgesindeki kumsallar kirlenecektir. Kirliliğin giderilmesi, çok büyük harcamalarla bile Lara sahili eski haline getirilemeyecektir. Oysa Anayasanın 43.maddesi ve Kıyı Kanunu’nun 5. Maddesi gereği “Kıyılar, Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Kıyılar, herkesin eşit ve serbest olarak yararlanmasına açıktır, kıyı ve sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilir.” Düzenlemesi mevcuttur. Bizim açımızdan kamu yararı ise ülkede yaşayan tüm insanların ortak çıkarlarını ifade eder.

Anayasa Mahkemesi de, benzer bir ifadeyle kıyıların “doğal niteliği itibariyle herkesin kullanımına açık bulundurulması gereken yerler” olduğuna hükmetmiştir. Oysa mevcut limanda bir yat limanı var iken, yine Boğaçayı projesi kapsamında bir yat limanı projesi mevcut iken, Lara Sahiline kruvaziyer liman yanında 400 yat kapasiteli bir limanı da yapılacağı belirtilmektedir.

Antalya’daki mevcut yat limanları tam kapasite ile çalışamazken, doğal ve kültürel değerlerimiz üzerinde büyük bir tahribata ve çevre kirliliğe neden olacak, hangi ihtiyaç nedeniyle gereksinim olduğu bilinmeyen iki yeni yat limanı daha yapılmasının hiçbir bilimsel açıklaması ve gerekçesi olamaz.

Yapılması planlanan Kruvaziyer ve yat liman projesi, körfezi temizleyen akıntıların önüne büyük bir dalgakıran yapılması zorunluluktur. İnşa edilecek devasa boyutlardaki bu dalgakıran,
denizi temizleyen ana akıntıların önünde set oluşturacağından, kirlenme başlayacak, denizde yosunlaşma ve kokuşma ortaya çıkacak, bu da deniz ekosisteminin bozulmasına neden olacaktır.

Diğer yandan, kruvaziyer gemilerin yanaşabilmesi için istenen (-)20 m. derinliğe ancak 1 km açıkta ulaşılabilecektir. Bu da karaya erişim yolunun çok uzun olması anlamına gelir. Ayrıca (-)20 m’lik derinlik mevsimsel olarak değişim göstereceğinden her yıl liman baseninin taranması ve temizlenmesi gerekecektir. Bu derinlikte yapılacak olan dalgakıranın ve kazıklarla taşınacak olan ulaşım yolu yapım maliyetinin çok yüksek olacağı açıktır.  Yine kruvaziyer limanı ve AVM projesinin gerçekleşmesi halinde, Antalya Halkının da bölgedeki turistik tesislerin de denizle bağının 4 km’si kesilecektir.

Alan, hali hazırda halk plajıdır. Bu yönüyle de yörenin sosyal ve ekonomik durumunu olumsuz etkileyecektir. Lara Plajının şu anki haliyle ve doğal şekliyle kullanılmasında çok daha fazla istihdam olanağı vardır.

Nesillerden gelip, bizim de gelecek nesillere aktarmakla yükümlü olduğumuz doğal değerlerimiz olan plaja ve Lara Kent Parkının bir kısmına, ihtiyaç olmadığı halde “ısmarlama” bir kruvaziyer liman yapılacaktır.

Bölgede birçok beş yıldızlı otel kent içerisinde de birçok AVM bulunmaktadır. Antalya’nın ve bölgenin yeni beş yıldızlı otele ya da alışveriş merkezine ihtiyacı bulunmamaktadır.

Kentin ve bölgenin artan nüfusunun ve gelecek kuşakların denizden yararlanabilmesi için yeni plaj alanlarına ihtiyacı vardır ve bu ihtiyaç her geçen gün artarken mevcudun yok edilmesinde kamu yararı bulunmamaktadır.

Doğal ve kültürel değerlerin tahribatına neden olacak bu proje, Boğaçayı projesiyle birlikte değerlendirildiğinde; Antalya Sahillerinin rantla büyük bir mücadelesi olduğu açıktır.

Bu projeler, yukarıda da açıklandığı üzere, turizme sunu oluşturan doğal ve kültürel değerlerimize büyük zararlar verecek olması nedeniyle, Antalya ve kamu yararına değil “kişisel” yararlara açık, ranta yönelik projelerdir.

Açıklanan nedenlerle Büyükşehir Belediyesine bu projeden vazgeçilmesi için siz değerli basınımız aracılığı ile tekrar çağrıda bulunuyoruz. Aksi halde projenin iptali için açılan davaya müdahil olacağımızı bildiririz”

Kamuoyunun bilgisine sunarız…

Antalya Meslek Odaları Eşgüdüm Kurulu
Antalya Barosu

Çevre Mühendisleri Odası

Elektrik Mühendisleri Odası

Gıda Mühendisleri Odası

Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası

İnşaat Mühendisleri Odası

Jeoloji Mühendisleri Odası

Kimya Mühendisleri Odası

Makine Mühendisleri Odası

Mimarlar Odası

Peyzaj Mimarları Odası

Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası

Şehir Plancıları Odası

Antalya Tabip Odası

Veteriner Hekimler Odası

Ziraat Mühendisleri Odası

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here