Büro Emekçileri Sendikası (BES) Antalya Şubesi dün Defterdarlık önünde basın açıklaması yaptı.

Basın açıklamasında dönüşümlü çalışma sistemine karşı Antalya Valiliği’nin karar vermekte geç kaldığı belirtilerek eleştirildi.

BES Şube Başkan Devrim Mol tarafından okunan açıklamada, mücadele vurgusu yapıldı.

BASINA VE KAMUOYUNA

COVID-19 salgını kapsamında kamuda dönüşümlü çalışma tedbirine ilişkin 26/08/2020 tarihinde 2020/11 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi yayımlanmış ve ilgili genelgeye istinaden birçok il ve kurumda dönüşümlü çalışmaya geçilmiştir. Antalya’da da bazı kurumlarda dönüşümlü çalışma uygulaması başlamışken, kadın cinayetlerine, çocuk istismarlarına söz söylemek isteyen kadınları, demokrasinin, ögürlüğün, barışın sesini büyütmek isteyen kitleleri sokaktan uzak tutmak için, pandemiyi bahane edip bir günde, bir gecede yasak kararları alabilen Antalya Valiliği, genelgenin uygulanmasına ilişkin hemen bir düzenleme yapmadığından vatandaş yoğunluğunun ve dolayısı ile bulaş riskinin en çok olduğu kurumlardan olan İl ve İlçe Nüfus Müdürlüklerinde, Valilik birimlerinde, Vergi Daireleri ve Defterdarlık birimlerinde dönüşümlü çalışma uygulamasına geçilmemiştir. Bu süreçte, binlerce kamu emekçisinin temsilcisi Büro Emekçileri Sendikası Antalya Şube Yönetimi olarak 01/09/2020 ve 02/09/2020 tarihlerinde konuya ilişkin görüşmek üzere Antalya Valimizden randevu talep edilmiş ancak görüşme talebimize olumlu bir yanıt alınamamıştır. Kurum kurum yapılan görüşmelerde talebimizden ve mücadelemizden vazgeçmeyeceğimizin ve bu keyfiyeti basınla paylaşacağımızı deklare etmemiz üzerine, Cumhurbaşkanlığı genelgesinden tam 9 gün sonra kamu kurumlarında 07/09/2020 tarihinden itibaren uygulanmak üzere, 04/09/2020 tarihli Valilik kararı yayımlanmıştır. Söz konusu karar, kamu kurumlarında dönüşüm kapsamını %30 oranla sınırlamış, bunun yanında müdür, müdür yardımcısı ve şef olarak çalışan personeli dönüşüm kapsamı dışında bırakarak vicdanları yaralayıcı bir ayrımcılığa imza atmıştır. Söz konusu karar bizleri korumaktan uzak, ayrımcılığı derinleştiren bir karar olmuştur.

Sendikamız olarak örgütlü olduğumuz kurumlarda söz konusu kararın, kamu hizmetlerini aksatmayacak, kamu emekçilerini en sağlıkta ve güvende tutacak şekilde uygulanması için çalışmalar yapılmış ancak ciddi sıkıntılar olduğu tespit edilmiştir. Konuya ilişkin kurumlarımızda işleyen süreci, aksama ve eksiklikleri, kamu emekçilerinin taleplerini iletmek üzere 16/09/2020 tarihinde yazılı olarak Antalya Valisi ile görüşme talebimiz yine karşılık bulmazken ancak iki hafta sonra 30/09/2020 tarihinde Vali Yardımcısı ile görüşme sağlanabilmiştir.

Tüm bunların yanında sürecin en başından itibaren kurum kurum idarelerle görüşmeler yapılmış, taleplerimiz, alınması gereken önlemler ve eksiklikler ayrıca yazılı olarak da iletilmiştir.

Bu kadar detayı neden mi anlatıyoruz? Çünkü artık yeter!!!

Cumhurbaşkanlığı Genelgesinin üzerinden iki ay geçmiş olmasına rağmen, özel makam araçları ile kocaman odalarında oturan idarecilerin keyfi tutumlarında ve bilimsellikten uzak uygulamalarda diretmelerinden dolayı hem sorunlarımız hem vaka sayıları her geçen gün artıyor. İl ve ilçelerimizde en yüksek vakalar adliyelerde olmak üzere, Nüfus Müdürlüklerinde, Vergi Dairelerinde, Defterdarlık birimlerinde, SGK da, Valilik birimlerinde, TÜİK de, İŞKUR da, Gümrük Müdürlüklerinde, Havaalanında çalışan emekçiler ve bunun dışında bilgiye ulaşamadığımız bir çok kurumda onlarca kamu emekçisi hastalıkla boğuşmakta. Açıklanan hastanede tedavi gören hasta sayıları 2000 leri aşmış, Sağlık Bakanının da kabul etmek zorunda kaldığı üzere vaka sayıları bu rakamın yaklaşık 20 katı civarında ve bilimsel önlemler alınmadığı için yayılım hızla devam ederken ölüm sayıları da her geçen gün artmakta.

Biz kamu emekçileri, hizmet bekleyen vatandaşlarımızın mağduriyet yaşamaması, bekledikleri hizmete bir an önce ulaşmaları gerektiğinin bilinciyle her zaman olduğu gibi pandemi sürecinin en başından itibaren büyük bir özveri ile çalışmaktayız. Ancak bilinmelidir ki, kamu hizmetinin devamı bizlerin sağlıkta kalması ile mümkün olabilecektir.

Sürecin en başından itibaren sorunların çözümü için tüm diyalog yollarını defalarca defalarca kullandık, ancak iki ay içerisinde olması gereken çözümler üretilmeyip, sadece oyalandık. Valilik kararı ile dönüşüm kapsamı dışında bırakılan şef kadrosu veya kadro olmadığı halde servis sorumlusu adı altında bu görevi yürüten çalışanların müdür, müdür yardımcıları gibi ayrı bir odalarının bulunmadığını, bulaş riski anlamında diğer tüm çalışanlarla aynı derecede risk altında bulunduklarını, servis sorumluluğu yürüten personelin de dönüşümlü çalışma kapsamına alınması gerektiği valilikle görüşülüp, özellikle vergi dairelerinde uygulanabilirliği, insiyatifin kurum amirinde olduğu belirtilmesine rağmen, Vergi Dairesi Başkanlığınca bu arkadaşlarımızla ilgili, bir kısım çalışanı yine ayrıştırarak, sadece bir kereye mahsus iki gün izin verilmesi şeklinde, bizlerle dalga geçer nitelikte, küçücük bir insiyatif almaktan uzak bir karar alınmıştır.

Oluşacak vakalarda yayılımın sınırlı kalması hem de kamu hizmetinin aksamaması için mutlaka ama mutlaka çalışanlar en az iki gruba ayrılarak bir dönüşüm programı oluşturulmalı, iki grubun teması tamamen kesilmeli dedik. Valiliğin %30 kısıtlamasına takılan, kararın bilimselliğini sorgulamak ve küçücük insiyatifleri almakta cesaret gösteremeyen, sorumluluk almaktan uzak duran idari zihniyetler yüzünden hem vaka yayılım hızı artmakta, hem de 1 vakada 10-15 çalışana karantina uygulanmak durumunda kalınmakta, işler geriye kalan çok sınırlı personelle yürütülmek zorunda kalınmakta, dolayısı ile kamu hizmetleri ciddi anlamda aksamaktadır. Kurum idarecileri ile yaptığımız görüşmelerde oluşan somut veriler üzerinden yapılması gerekenin bizim önerimiz olduğu belirtildiği halde hala bilimsellikten uzak haftada 1 gün, ayda 1 hafta… gibi teması kesmekten uzak uygulamalarda ısrar edilmekte.

Bunun yanında valilik kararı sonrası her görüşmemiz idarecilerin topu birbirlerine atması şeklinde gelişmiş ancak topu karşılayacak sorumlulukta bir idareciye rastlanamadığından Nüfus müdürlüklerinde dönüşümlü çalışma uygulamasına hala geçilmemiştir. İlçe SGK müdürlükleri de dönüşüm uygulamasından imtinaya devam etmektedir. Ayrıca Genelge sonrası Adalet Bakanlığı tüm illere gönderdiği, duruşmalar tüm hızıyla devam edecek, bir dönüşüm söz konusu değildir, bolca dezenfektan kullanın minvalindeki yazıya istinaden binlerce vatandaşın geldiği Adliyelerde de dönüşüm uygulaması hiç başlamamış olup, vaka yoğunluğundan neredeyse her gün ilçeler de dahil olmak üzere ikişer üçer mahkeme kapatılmakta olmasına rağmen, hiç bir önlem alınmayarak çalışanların sağlığı hiçe sayılmaya devam edilmekte.

Tüm bunlar da yetmezmiş gibi, kurumlarımızın kapı önlerinde sağlığımız hiçe sayılarak, görev tanımlarımızla hiç bağdaşmayan, tamamen keyfi talimatlarla HES Kodu sorgulaması yapmak zorunda bırakılıyoruz. Valilik kurumlara HES kodunu sorgulayın dedi, kolluk kuvvetiniz veya yeterli güvenlik personeliniz var mı diye sormadı, sonrasında ne şekilde uygulanıyor merak dahi etmedi. Kurum idareleri de her kurumun kendine has yapısı, işleyişi olmasına rağmen aynıymışız gibi en ince ayrıntısına kadar dönüşüm uygulama çerçevesini belirlediniz de bunu nasıl yapacağız, biz kolluk kuvveti miyiz diye sormadı, biz emekçileri maske dışında başkaca bir koruyucu ekipman kullandırılmadan kapı önlerinde yüzlerce vatandaşla yakın temasın içine sürdü. Hiç bir yetkimiz olmadığından risk grubunda tespitli vatandaşları sadece kurum içerisine almıyoruz. Vatandaş sadece o kuruma giremiyor ancak elini kolunu sallayarak dolaşmaya devam ediyor, toplu taşım kullanıyor, pazara markete gidiyor ve hastalığı bulaştırıyor. Bizler de risk grubu da içinde olmak üzere yüzlerce vatandaşla yakın temas sonrası evimize gidiyoruz, ertesi gün çalışma alanımızda hizmet üretmeye devam ediyoruz, yani bir bulaşı oluşmuşsa eğer, sevdiklerimize, ailemize, iş arkadaşlarımıza aktarıyoruz. Tüm bunları defalarca defalarca anlatmamıza rağmen çözüm üretmek noktasında kör sağır davranılmaya devam ediliyor. Salgın döneminde bile patronların, sermayenin yüzünü güldürmeye devam eden, milyonlarca işçinin, emekçinin, dar gelirlinin kırıntılarla yetinmesini salık verenler, küçük bir bütçe ayırarak iki bilgisay, bir programla çözüm üretmek yerine biz emekçileri ölümle burun buruna çalıştırmayı tercih ediyor.

Artık Yeter!!! Her geçen gün ilimizde ve ülke genelinde vaka ve ölüm sayıları hızla artıyor. Hemen her gün kamu emekçisi arkadaşlarımızın COVID-19 a bağlı ölüm haberlerini alıyoruz. Kocaman odalarında oturup emekçilerinin sorunlarına kulak tıkayanlar; ÖLÜYORUZ!!!

Hemen bugün;

  • Tüm kamu kurumlarında çalışanların en az iki gruba ayrılarak, teması en aza indirecek şekilde dönüşümlü çalışma uygulamasına başlanmasını;
  • Tüm kurumlardaki şeflerin, servisinlerin koordinasyonunu yürüten servis sorumlularının dönüşümlü çalışma kapsamına alınmasını;
  • Kamu emekçilerinin sağlığının hiçe sayılarak emekçilere kurum kapıları önünde yaptırılan HES Kodu Sorgulama uygulamasına derhal son verilmesini, Sorgulamanın olması gerektiği şekilde ve gerekli tüm koruyucu önlemler alınmak kaydıyla, ve teknik altyapı oluşturulduktan sonra, kolluk güçleri veya güvenlik personeli tarafından yapılmasının sağlanmasını;
  • Öteden beri talebimiz olmakla birlikte özellikle bu süreçte toplu taşım kullanmamak temas oranını azaltmak adına ciddi ve önemsenmesi gereken bir tedbirdir. Bu çerçevede, belli durak noktaları belirlenerek personelin ulaşımının servisle sağlanması için gerekli girişim ve düzenlemelerin yapılmasını;
  • Okullarda yüzyüze eğitim sürecinin başlamasına kadar, 10 yaş altında çocuğu olan ebeveynlerin idari izinli sayılması, evden çalışma altyapısı bulunan kurumlarda evden çalışma koşullarının oluşturulmasını,
  • Gittikçe büyüyen şehrimizde zaten yetersiz olan işyerleri, pandemide daha da sorun olmuştur. Penceresiz bölümler, küçük odalar, havasızlıktan hastalıklara açık hale gelmiştir. Bu kapsamda öncelikle havalandırma eksiği olan tüm birimlerimizle ilgili acil düzenleme ve iyileştirme yapılarak daha sağlıklı bir çalışma ortamı haline getirilmesi, tüm çalışma ortamlarımızın pandemiye olarak düzenlenmsini;
  • Bu süreçte çalışan tüm kamu emekçilerine periyodik olarak ücretsiz COVID-19 yapılmasını talep ediyoruz.

Buradan tekrar ifade ediyoruz; tüm kamu kurumlarında gerçek anlamda koruyucu, yayılımı azaltıcı şekilde dönüşümlü çalışma uygulamasına derhal geçilmesi konusunda tüm ilgili birim ve idareleri tekrar sorumluluğa davet ediyor, her bulaşının, hastalığın, ölümün sorumluluğu sizdedir diyoruz.

Hazine garantileriyle geçmediğimiz köprülerin, gitmediğimiz şehir hastanelerinin parasını biz emekçilerden, halktan alıp bir avuç şirkete aktaranlar, adrese teslim ihalelerle, bir kalemde silinen vergi borçları, vergi indirimi ve teşvikleriyle bir elin parmakları kadar şirketi zengin edenler, bu süreçte sağlığımızı hiçe sayarak, bize hastalıkla, bulaş riskiyle, ölümle burun buruna çalışmayı dayatanlar, bilmeliler ki bu ülke patronların değil, tüm değerleri güzellikleri üreten biz emekçilerin. KORKMUYORUZ!!! Taleplerimiz karşılanana kadar mücadelemizden vazgeçmeyeceğimizi tekrar tekrar belirtiyoruz.

Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz, Yaşasın BES, Yaşasın KESK

Büro Emekçileri Sendikası Antalya Şubesi

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here