17 Kasım’da yapılan KESK İzmir Mitingi KESK tarihindeki yerini aldı. “Yoksullaşmaya, İşsizliğe, Güvencesizliğe Karşı Birlikte Mücadeleye” sloganıyla yapılan miting toplumun üzerine çöken karabasana karşı emekçilerin krize, yoksullaşmaya ve yolsuzluklara verdiği bir cevap olmanın ötesinde, kanunsuz KHK’lerle işlerinden edilen binlerce kamu emekçisi üyelerine sahip çıkmanın da ifadesiydi.

Krizin Bedelini Emekçiler Değil, Krizi Yaratanlar Ödesin” kampanyası doğrultusunda düzenlenen bir dizi mitingler öncesi yapılan ve yapılacak işyeri gezileri ile mitinge katıl(a)mayan emekçiler de kampanyadan bilgilendiriliyor. Toplumun üzerindeki ölü toprağının atılması KESK’in omuzlarına tarihsel bir sorumluluk olarak yükleniyor.

KESK’e bağlı sendikaların üyeleri ne istiyor?

• Elektrik, doğalgaz, su, akaryakıt, ekmek, toplu taşıma gibi temel ihtiyaçlara yapılan zamların geri alınmasını, zam yapılmamasını,
• Tüm yükü emekçilerin sırtına yıkan vergi adaletsizliğine son verilmesini,
• Kriz bahanesi ile yaşanan işten çıkarmalara, ücretsiz izinlere son verilmesini,
• Rekor üstüne rekor kıran enflasyon karşısında başta asgari ücret olmak üzere ücretlerinde-maaşlarında yaşanan erimenin gerçek enflasyona göre satın alma gücündeki azalma ve ekonomik büyüme oranları dikkate alınarak telafi edilmesini,
• Hem Yeni Ekonomi Programındaki hem de Merkez Bankasının yenilediği enflasyon hedefleri ile hükmünü çoktan yitirdiği tescillenen toplu sözleşmenin derhal yenilenmesini,
• Kamuya alımlarda eşitsizliği artıran, torpilin, kayırmanın, kadrolaşmanın önünü açan mülakat, sözlü sınav, güvenlik araştırması ve arşiv kaydı uygulamasına son verilmesini,
• Emeğin haklarını yok eden KHK’lerin iptal edilmesini,
• OHAL KHK’leri ile herhangi bir hukuki delil ve mahkeme kararı olmadan işinden ekmeğinden edilen tüm kamu emekçilerinin işine iade edilmesini,
• Kamu emekçilerinin iş güvencesini ortadan kaldırmayı hedefleyen her türlü güvencesiz istihdam uygulamasına son verilmesini,
• Kadınların sürekli, güvenceli işlerde istihdam edilmesinin önündeki tüm engellerin kaldırılmasını, toplumsal cinsiyet eşitliğine duyarlı bütçe hakkının hayata geçirilmesini,
• Herkese güvenceli iş ve güvenli gelecek sağlanmasını istiyorlar.

KESK’in bu talepleri sadece kendi üyelerinin değil, toplumun %99’unun talepleri haline gelmiş durumda. Devlet eliyle beslenen %1 için ise bu talepler yok hükmünde.

KESK bu taleplerini 17 Kasım’da İzmir’de dile getirdi. Şimdi sırada 9 Aralık’ta Samsun’da, 15 Aralık’ta Adana’da, 16 Aralık’ta Diyarbakır’da yapılacak bölge mitingleri ve 2019’un başında Ankara’da yapılacak merkezi miting var. Gerek KESK Yürütme Kurulu üyeleri, gerekse KESK’e bağlı sendikaların Merkez Yürütme Kurulu üyeleri, tıpkı İzmir mitingi öncesinde olduğu gibi, işyeri işyeri dolaşarak taleplerini dile getirecek ve emekçileri bu talepler etrafında örgütlenmeye çağıracaklardır. Yapılması gereken ise bu talepler etrafında hepimizin bir araya gelmesi ve en güçlü bir şekilde taleplerimizi haykırmaktır.

KESK toplumun %1’inin çıkarlarını düşünen ve krizi onlar lehine çözmeye çalışan iktidara karşı toplumun %99’unu oluşturan halkın içindedir. KESK bir avuç gemi azıya almış sermayenin çıkarlarını koruyan iktidara karşı tüm emekçilerin örgütüdür. KESK’i güçlü kılan budur. KESK talepleri bir avuç için değil, milyonlar içindir. KESK emeğin örgütüdür.

2019 Kasım ayının 17’sinde halkı yok sayan iktidara karşı, krizin tüm yükünü emekçilerin, yoksulların sırtına yükleyenlere karşı halkın seçeneksiz olmadığı cevabını vermiştir. Aynı cevap 9 Aralık’ta Samsun’da, 15 Aralık’ta Adana’da, 16 Aralık’ta Diyarbakır’da yapılacak bölge mitingleriyle de verilecektir. Ocak ayında ise emekçiler Ankara’da bir araya gelerek zamları, işten çıkarmaları, vergi adaletsizliğini kabul etmediklerini krizin bedelini krizi çıkaranlar ödesin diyerek dile getireceklerdir.

%1 için değil, %99 için…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here