Lütfen keyfiniz kaçsın, lütfen eğlencenizin tam ortasında aklınıza gelsin ve acı duyun! İşin insani yanı sizi rahat bırakmazsa, emin olun hep birlikte insan yanımız gelişir.
İŞİN “İNSANİ “ YANI:
LÜTFEN VİCDANEN HUZURSUZ,
DUYGUSAL OLARAK ÜZGÜN OLUN!

Sayın Selahattin Demirtaş ve Selçuk Kozağaçlı’yı ziyaret edip, onları orda bırakıp çıkmak çok ağır geldi. Selahattin başkanın yanından çıkınca, gözlerde nem, işte biraz ıslaklık vardı diyeyim.

Sevgili dostlar, bu kalender insanlar ne için uğraşıyor, kimin için uğraşıyor! Sokrates’in savunmasında “Sevgili Atinalılar, belki sizler de diyorsunuz ki, sen de herkes gibi olsaydın” sözü gibi, bu kalender adamlar ve yılmaz yoldaşları da herkes gibi olsaydı, bunları yaşamazlardır. Emin olun herkes gibi olsaydılar, biri bakandı, diğer de milyonlar kazanan bir avukattı. Dertleri ne o halde, dertleri kendileriyle ilgili değilse, kiminle ilgili?

İşte asıl düşünülmesi gereken işin bu yanıdır. İşin insan yanı! Bu kalender insanların insan yanı gelişmiştir. Bakın etrafınıza, ne kadar bilgili insan var, ne yüksek mertebeye gelmiş insanlar var. Üstelik bu insanlardan çok sayıda kişi, Selahattin DEMİRTAŞ’ın bildiklerini, Selçuk KOZAĞAÇLI’nın bildiklerini biliyor, onlar da hukuk okumuş, onlar da siyasal tarih okumuş! Onlar da haklıyı haksızı biliyor! Öyle ki bu ülkede milyonlar, içten içe hayranlık duyuyor, gerektiğinde oy veriyor. Ama hedef olmuyor, çünkü uğraşmıyor, çarka çomak sokmuyor! Pastadan itibar, para ve ne koparırsa koparıyor ama uğraşmıyor!

Bana çevrem sıklıkla, bu hassas dönemde dikkatli olmamı, sert yazılar yazmamamı öneriyor. “Suç işlemiyorum” diyorum, “olsun” diyor, “suç olmasına gerek yok ki” diyor! Hmmm, yani suç olmadığı halde başım belaya girecek ve sen de susacaksın, hatta susmak yerine çevreye usulca “canım o da rahat dursaydı, herkes gibi olsaydı” diyeceksin… Bakın, başım belaya girmesin diye doğruyu söylemekten kaçınırsam, menfaatim için haksız tarafta durursam, yarın daha yüksek bir menfaat için sırtımı size de döner, sizi de satarım, sizin değer vermeniz, sevmenizin sebebi, böyle dönek, yalaka, menfaatçi olmamak zaten! Ben buyum ve beni böyle sevdiniz ki uyarıyorsunuz!

Bakın dostlar, inandığım ve savunduğum değerler için yeterince mücadele etmediğim için pişmanlık duyabilirim ve duyuyorum da, yeterince mücadele ettiğimi de düşünmüyorum. Örneğin, Selçuk başkan, halen gözaltında ve ben mesleki işlerim için geri dönmek zorunda kaldım. Selahattin başkan, tamamen esir alınmış durumda ve biliyorum ki benim gibi düşünenler, ona oy veren milyonlar, hiçbir taşkınlık yapmadan sadece kent meydanlarında gidip otursaydık belki bugün özgür olacaktı. Bunu biliyoruz ama yapmıyoruz.

Çünkü işin insan yanı eksik! Felsefe yoksa zihnimizi bilgiyle doldurmuş olmamız, bizi sadece bilgi obezi yapar. Felsefe yoksa her türlü makam mevkii ve ekonomik güç sahibi olmak mümkün ama insan yanı eksiktir. Antik yunan filozoflarının kitaplarını okuyun, göreceksiniz ki, bize matematiğin, fiziğin, kimyanın tüm bilim dallarının kapılarını ardına kadar açan sorgulama imkânı tanıyan felsefeyi, nerdeyse orda bırakmışız, matematik ve diğer bilimlerin bize sunduğu maddi imkânların peşinde ışık hızıyla ilerlemişiz de felsefede henüz antik yunanın birkaç karış ilerisine gitmişiz.

İşin insani yanı iki türlüdür, birincisi vicdanen içimiz huzursuz; onlar için bir şeyler yapabiliriz, daha ötesi onların uğruna bu bedelleri göze aldıkları şeyler doğru ve biz de onlarla birlikte mücadele etmeliydik, ikisini de yapmıyoruz ve bu nedenle hiçbir şey tam değil, her şey yarım, her şey eksik……

İkincisi duygusal olarak üzgünüz. Onları orda bırakmak zor geliyor, öyle dirençli siyasal mesajlarla gizlenemez bir üzüntü. Onların siyasal inancı, mücadele inancı tamdır ve yukarıda da dediğim gibi, zaten rahat durmadıkları için kendilerine nasıl düşmanlık yapılacağını, nasıl bedeller ödetileceğini daha baştan bilmektedirler. Biz ise, onların haklı olduğunu, hak için mücadele ettiğini ve bunun için onlara zulmedildiğini biliyoruz. Bu nedenle de üzgünüz. Ama lütfen bu duyguyu alın ve içinize yerleştirin. Vicdanen rahat değiliz ve onların gördüğü haksızlık nedeniyle de üzgünüz! Lütfen kulak ardı etmeyin, LÜTFEN KEYFİNİZ KAÇSIN, LÜTFEN EĞLENCENİZİN TAM ORTASINDA AKLINIZA GELSİN VE ACI DUYUN! İŞİN İNSANİ YANI SİZİ RAHAT BIRAKMAZSA, EMİN OLUN HEP BİRLİKTE İNSAN YANIMIZ GELİŞİR. İNSAN YANIMIZ GELİŞTİKÇE HEP BİRLİKTE MÜCADELE EDERİZ, BİRLİKTE EŞİT, ÖZGÜR VE BARIŞ İÇİNDE YAŞAMAYI ÖĞRENİRİZ.

Av.Hadi Cin

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here