Dr. Suzan Yazıcı’nın konuşmacı olduğu “Başarılı Yaşlanma Zorunluluğu ” başlıklı etkinlik Antalya Tabip Odası‘nda gerçekleştirildi.

Sunum için bu linki tıklayınız

Katılımın yoğun olduğu etkinlikte, Dr.Suzan Yazıcı, “Küresel yaşlanma ile karşı karşıyayız. Dünya yaşlanıyor, yaşlı nüfus tüm dünyada artıyor, genç nüfusa olan oranı da artıyor.” dedi.

Başarılı yaşlanma zorunluluğu
Dünya nüfusu hızla yaşlanmaktadır. Yaşlı nüfusun sayısı ve gençlere olan oranı tüm ülkelerde farklı oranlarda da olsa artmaktadır. Günümüzde gelişmiş ülkelerde yaşlı nüfusun oranı % 20’nin üzerine çıkmıştır. Gelişmemiş ülkelerde yaşlı nüfusun oranı daha düşüktür ancak gelişmemiş ülkeler çok daha hızlı yaşlanmaktadırlar. Fransa’nın 65 yaş ve üzeri nüfusunun oranının %7 den % 14 e çıkması yüz sene sürmüştür. Aynı oranı Brezilya yirmi senede yakalayacaktır. Gelişmemiş ülkelerin sosyal yapıları ve ekonomileri bu değişime hazır değildir. Bu durum bir felaket olarak tanımlanmış, gümüş tsunami olarak adlandırılmıştır. Kadınların yaşam beklentileri erkeklere göre daha uzundur. Aşılar, hijyen, ilaçlar ve tıbbi girişimler gibi gelişmeler yaşamı uzatmıştır. Ülkemiz genç bir nüfusa sahip olarak bilinmekte ancak hızla yaşlanmaktadır. 100 çalışanın kaç yaşlıya bakmak zorunda olduğunu gösteren yaşlı bağımlılık oranı ülkemizde 2012 de % 11.1 iken 2016 da %12.3 e yükselmiştir. Yaşamın uzaması bir başarı olarak değerlendirilmektedir. Ancak bu durum birçok sorunu beraberinde getirmiştir. Sağlık harcamaları ilerleyen yaşla birlikte artmaktadır. 85 yaş üzeri kişiler 55-59 yaşa göre 6 kat fazla sağlık harcaması yapmaktalar. Ayrıca emeklilik sistemi üzerinde baskı oluşmaktadır, bu durum da emeklilik yaşının yükseltilmesi, özel emekliliğin özendirilmesi ile çözülmeye çalışılmaktadır.

Başarılı yaşlanma kavramı ise gerontoloji literatüründe kullanılan Rowe ve Kahn’ın üçlü modeli olarak bilinmektedir. 1. yaşama aktif katılılm 2. yüksek kognitif ve fiziksel kapasite 3. düşük hastalık ve engellilik potansiyeli. Bu kavram ayrımcı, çelişkili, yetersiz, yaşlı ve hasta kişileri kaybetmiş olarak kabul eden, sorumluluğu yaşlıya yükleyen bir kavram olması dolayısı ile eleştirilmektedir. Aktif yaşlanma, güzel yaşlanma, sağlıklı yaşlanma gibi alternatif kavramlar önerilmektedir. Eleştirmenler bu kavramı kullanırken arka planda olan, yaşlının üretime devam etmesi, ekonomiye yük olmaması için sağlıklı olması gerektiği gibi politik düşüncelerin unutulmaması gerektiğini ifade etmektedirler.

Daha aktif bir yaşama ve daha güzel bir yaşlılık dönemi için önerilerden bazıları egzersiz, stresin azaltılması, sosyal olma, dengeli beslenme ve yaşam için bir amacın olmasıdır. Gerontolojinin amacı 1955 senesinde Amerikan Gerontoloji Birliği tarafından da ifade edildiği gibi “uzayan yaşama yıllar katmak değil, uzayan yıllara yaşam katmak” tır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here