Son günlerde Devrimci Turizm İşçileri Sendikasında yaşanan kadına şiddet olayı, kadınların ısrarlı mücadelesi sonucu kamuoyu gündemine gelince hem DİSK Genel Sekreteri Arzu Çerkezoğlu hem de Dev Turizm İş Genel Başkanı Mustafa Yahyaoğlu açıklama yapmak zorunda kaldı.

DİSK Genel Merkezi adına açıklama yapan Genel Sekreter Arzu Çerkezoğlu, “Sendika üyelerine ve özelde kadın üye ve yöneticilere yönelik şiddet hiçbir şekilde kabul edilemez. DİSK ilke ve değerleri zemininde kadına yönelik şiddeti reddediyoruz.” diyip; gereğini yapacaklarını söylerken, aynı zamanda DİSK Yönetim Kurulu Üyesi olan Mustafa Yahyaoğlu, yalan ve iftiralarla dolu bir açıklama yaptı.

Mustafa Yahyaoğlu,  kendi sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada uygulanan şiddeti “münferit bir itiş kakış” gibi dile getirerek şiddeti normalleştirmeye çalışmaktadır. Bu normalleştirme hali bile işin vehametini göstermektedir. Çünkü bu uygulanan şiddet de zaten o gün başlamamıştır.

Mustafa Yahyaoğlu, kendi yazısında da itiraf ettiği gibi kendi hukuksuz uygulamalarına muhalefet eden kadın eş genel başkan ve diğer iki yöneticiyi sendikadan hukuksuz şekilde ihraç etmiştir. Bu hukuksuz uygulamalar yargıdan dönmüş, Yahyaoğlu’nun yalan ve iftiraları sonuçsuz kalmıştır.

Kadın eş genel başkan Didem Erkıvanç Türkay,sendikaya girmesin diye sendikanın anahtarını değiştirmiş, anahtarı ısrarla isteyen eş başkana anahtarı veririm ama burada bir şey kaybolursa senden bilirim diyerek aba altından sopa göstererek anahtarın alınmasına engel olmuştur. Kadın eş başkan 8 Mart kadınlar gününün hazırlıklarını kendi sendikasında yapamamıştır. Defalarca yüksek sesle bağırarak eş başkanı tehdit etmiş eş başkanın üzerine yürüyerek “istifa edeceğini düşünüyorum”, “çık git buradan hadi! hadi!” diyerek sendika odasından kovalamıştır. Bu mobbing, sistematik olarak uzun bir süre devam etmiştir.

Mustafa Yahyaoğlu daha da ileri giderek sendika toplantılarında, utanmazca sendika yöneticilerinin özel hayatlarından bahsederek iğrençleşmiş, tüm uyarılara rağmen bu gayri ahlaki tutumunu sosyal medya üzerinden devam ettirmiştir. Kendisi gibi düşünmeyen sendika yöneticilerinin, açık adreslerini ve çalıştıkları yerlerin adlarını yazarak hedef haline getirmiştir.

Mustafa Yahyaoğlu, eski genel merkez yöneticisi olan Burhan Kayaoğlu’nu polise ihbar ederek suç duyurusunda bulunacak kadar devrimci ahlaktan yoksundur. Kovuşturmaya gerek olmadığı gerekçesiyle, polise yapılan bu ihbar sonuçsuz kalmıştır.

Yapılan bu tüm usulsüz ve hukuksuz uygulamalar defalarca DİSK genel merkezine iletilmiş, yapılan tüm görüşmelerde iç mesele denilerek konu kapatılmak istenmiştir. Sendika içinde çözülmeyen- çözülemeyen bu olaylar bir yılı aşkın devam etmektedir. Kadına yapılan şiddet ne olursa olsun politik bir meseledir. Ve kesinlikle iç mesele denilerek kapatılacak bir durum değildir.

İşte kadına şiddet ortamına bu şekilde gelinmiştir.

Şimdi gelelim o güne. Sendika tüzüğüne göre yapılmaması gereken delege seçimlerinin nasıl yapıldığını görmek ve bu hukuksuzluğu tutanak altına almak için Sendika eş başkanı Didem Erkıvanç Türkay, Sendika Eğitim Daire Başkanı Barış Bergil, Antalya Şube yöneticisi Aziz Demiralay ile üyeliği kabul edilmeyen ve üyelikten atılan turizm işçileri sendikaya gitmiştir. Kadın eş başkan daha önceki tehdit ve mobbinglerden dolayı sendikaya tek başına gitmek istemediği için yanında eşi ve arkadaşlarıyla gitmiştir. Bu isteğinin de ne kadar haklı olduğu görülmüştür.

Mustafa Yahyaoğlu ve arkadaşları seçimlerin şeffaf olmadığını bildiği için gelenlerden hoşnut olmamış ve onların seçimlerin usulsüz olduğuna dair taleplerini, karar defterlerini görmek istemlerine şiddetle karşılık vermiştir. Kendisi ısrarla gelenler üye değil diye iddia etmektedir. Peki olaydan sonra işveren Salih Taşçı’yla sosyal medyadan paylaştığı fotoğrafları nasıl açıklamaktadır. Üye olmayan işverenlerin sendikaya gelip fotoğraf çektirmeye hakkı varda , bu sendikaya emeğini ve gönlünü vermiş eş başkanın ve  eşinin, arkadaşlarının sendikaya girme hakkı yok mudur?

 Gelenlerin niyeti sendika basmaksa neden tutanak tutsunlar. Kaldı ki orada şiddete uğrayan kadınlar dışında yaralanan tek kişi sendikaya gelen grup içindeki Antalya Şube yöneticisi Aziz Demiralay’dır. Görüldüğü gibi kimin şiddet uyguladığı bu kadar nettir. Yaşanan her şey kayıt altına alınmıştır. Bilmek isteyen herkes “benim için kadın erkek fark etmez” diyeni, kadına fiziki şiddet uygulayarak arbedenin çıkmasına kimin vesile olduğunu aşağıdaki videolardan izleyebilir:

Mustafa Yahyaoğlu, ısrarla hazırlıklı gelmişler kamerayla gelmişler gibi iddialarda bulunuyor. 21. yy akıllı telefonların, bilgisayarların yerini aldığı bir çağda bir olayı kameraya almak için hiçbir hazırlığa gerek olmadığını bilmiyor mu? Biliyor ama işine gelmiyor.

Utanmazca yalan ve iftira atan, demagoji yapan Yahyaoğlu, kendi sosyal medya hesabından yayınladığı yazısında başka bir yalana daha imza atmaktadır. Sendikanın eş genel başkanı Şehri Tuğcular diye yazmaktadır. Yahyaoğlu, sendikanın tüm ilkelerini bir kenara atarak hangi hakla Eş genel başkan olan Didem Erkıvanç Türkay’ı yok saymaktadır? Yaptığı açıklamada kadın duyarlılığından bahseden Yahyaoğlu, tüzük gereği olması gereken kadın sekreterliklerini işlevsiz hale getirerek, buralara erkek yöneticiler atamaktadır.

Devrimci Turizm İşçileri Sendikası, Mustafa Yahyaoğlu demek değildir. Devrimci Turizm İşçileri Sendikası, turizm işçilerinin sendikasıdır. Yahyaoğlu’nun kendi ağzıyla itiraf ettiği gibi “yaş ortalaması 55 ve üstü olan” emeklilerin değil, günde 12-14 saat çalışan turizm işçilerinin sendikasıdır.

 

Not: Adına Basın Açıklaması desede gece yarısı sosyal medya hesabından paylaştığı yalan, iftira ve çarpıtmalarla dolu yazıyı da bilgilerinize sunuyoruz.

BASIN AÇIKLAMASI

Ne yazık ki, birkaç gündür, Devrimci Turizm İşçileri Sendikamız ve Genel Başkan Mustafa Yahyaoğlunun adı ‘’KADINA ŞİDDET‘’ başlığıyla, Basında ve Sosyal Medyada, yer almaktadır.
Bu yalan ve kötü niyetli senaryo haberi üretenler, sekiz aydan bu yana, sendikamıza ve Genel Başkanımıza, taktiksel olarak, bilinçli bir şekilde, her kanaldan, yalan, iftira, hakaret, tehdit içeren yazıları yazan, yayınlayan, sendikamızı ve yönetimimizi karalama kampanyası yapanlardır.

Son 8 ayda, bazı Merkez yönetim kurulu üyelerimiz, alınmış olan Yönetim Kurulu Kararlarını tanımayacağını söylemekteydiler. Bir eski Merkez yöneticisi, Genel Sekreterimize şiddet ve sinkaf uygulamış, merkez yönetim kurulu üyelerimize, değişik ortamlarda fiili saldırılarla, küfür, sözlü şiddet ve ‘’ bacak kırma’’ tehdidinde bulunmuşlardır. Basın ve sosyal medya üzerinden hakaret, tehdit ve karalamalar yapmışlardı. Bunların sonucunda, üç Merkez Yönetim Kurulu üyesi, Disiplin Kurulu Kararıyla görevden el çektirilmişlerdir.

Son olarak, 05.11.2017 Pazar günü Antalya Merkez Şube bürosunda delege seçimi yapılmakta olduğu sırada, büroya gelerek ve kamera kaydı yaparak, gerilim yaratıp, cımbızlama haber üretmişlerdir.

Gelen gruptan sadece biri sendikamıza o anda geçerli üyeliği bulunan Aziz Demiralay’dır. Şiddete maruz kaldığı iddia edilen kadın arkadaşlardan biri, Didem Erkıvanç Türkay, Disiplin Kurulu kararıyla görevden el çektirilmiş, sendikamızda o anda geçerli bir üyeliği dahi yoktur. Diğeri, Peri Özay Albayrak ise, sendikamızla hiçbir ilgisi yoktur. Diğerleri sendikamız üyesi ya da, iş kolumuz işçisi dahi olmayan, 18 kişilik bir gruptur. Sendikada olan ve delege seçimi yapılması için orada bulunan, yaş ortalaması 55 ve üstü, 6 yöneticinin, ya da oy kullanmaya gelen 2 üyenin kendilerine ve/veya 2 Kadına şiddet uygulayabileceği, hayatın olağan akışına aykırıdır.

Kendi çekimlerinden kesip, montajladıkları, kullandıkları, kurguladıkları, kamera görüntüsü parçalar da, algı oluşturmakta olup, gerçeği yansıtmamaktadır. Gelişleri ve kamera kaydıyla içeriye girişleri, iki kadını önde erkekleri arkada tutarak organize olmuş bir grup olarak hareketleri, bu gün yapmakta oldukları haberlerin ve saldırıların, planlanmış olduğunu açıkça göstermektedir.

Yani Yönetici arkadaşlarımız şiddeti uygulayan değil, tam tersine şiddete maruz kalanlardır.

O ortamda bir şiddet olmuşsa ki bu kabul edilemez, bu provokatif ortamda münferit itiş kakışlardan öte bir şiddet olamaz. Bu ortamı yaratanları ve yaşananları sahiplenmiyoruz, kınıyoruz. Kadına yönelik şiddeti ve genel anlamda şiddeti hiçbir şekilde onaylamadığımızı yinelerken, Sendikamıza yapılan bu baskını ve karalamayı tekrar lanetliyoruz.

Bu şekilde gündeme gelmiş olmaktan dahi üzüntü duyuyoruz. Yaşanan provokasyona rağmen, ortaya çıkan görüntülerden üzüntü duyduğumuzu, şiddetin hiçbir türünün ve özellikle kadına yönelik şiddetin kabul edilemez olduğunu yineliyoruz.

Devrimci Turizm İşçileri Sendikamız, İşkolumuzda çalışan işçilerin de önemli bir çoğunluğunun Kadın İşçiler olduğunu da göz önünde bulundurarak, Kadın Çalışmaları Dairesi oluşturmuş ve Eş Başkanlıkla, sendikanın görünen yüzünde biri kadın, biri erkek ikili yönetime geçen ilk işçi sendikalarından biri, hatta birincisi olmuştur.
Devrimci Turizm İşçileri Sendikamız, DİSK’e bağlı, Kadın Haklarına, Kadın Emeğine ayrı bir önem veren, her türlü şiddete, mobbing’e, baskıya, zulme ve sömürüye karşı mücadele eden bir Sendikadır.
Sendikamıza karşı sistematik yapılmakta olan saldırıların ve Genel Başkanlığı özellikle hedef alan, yürütülmekte olan ilkesiz, ahlak sınırlarını çoktan aşmış kampanyanın bir parçası olarak gördüğümüz bu olayı da lanetle ve şiddetle kınıyoruz.
Kadın duyarlılığını istismar etmeyi, kadın örgütlerini yanıltarak, yalan haberlerinden, sendika içerisindeki emellerine, kendi guruplarına fayda devşirmeyi hedeflediklerini, görüyor ve teşhir ediyoruz .
Kamuoyuna, saygıyla duyururuz. 15.11.2017

MUSAFA YAHYAOĞLU ŞEHRİ TUĞCULAR FİLİZ YILMAZ
GENEL BAŞKAN EŞ BAŞKAN KADIN ÇALIŞMA
DAİRESİ BŞK

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here