Tüm Bel Sen Antalya Şube Başkanı İlhan Karakurt “Uğur Mumcu, Metin Göktepe, Hrant Dink Yaşıyor!”

başlığı ile yazılı bir açıklama yaptı

Uğur Mumcu, Metin Göktepe ve Hrant Dink’in ortak yanının sadece gazeteci olmak olmadığını belirten Karakurt, “üçü de gericiliğe, sömürüye, savaşa ve faşizme karşı bağımsızlık, demokrasi, barış, kardeşlik ve özgürlük mücadelesinin temsilcisiydiler. Ve üçü de ocak ayında öldürüldü. Ve üçü de basın şehidi olarak mücadele tarihimize adlarını yazdırdılar.” dedi.

Uğur’ların, Metin’lerin, Hrant’ların kavgasının  bitmediğini belirten Karakurt, Bu kavga sürüyor ve sürecek yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek!” dedi

  Uğur Mumcu, Metin Göktepe, Hrant Dink Yaşıyor!

Üçünün de ortak yanı sadece gazeteci olmak değildi. Aynı zamanda üçü de gericiliğe, sömürüye, savaşa ve faşizme karşı bağımsızlık, demokrasi, barış, kardeşlik ve özgürlük mücadelesinin temsilcisiydiler. Ve üçü de ocak ayında öldürüldü. Ve üçü de basın şehidi olarak mücadele tarihimize adlarını yazdırdılar.

Üçünü de ölümsüzleştiren ise uğruna canlarını verdikleri bağımsız, demokratik ve laik bir Türkiye talebi ve mücadelesinin hala canlı ve yaşanıyor olmasıdır.

Ne Uğur Mumcu’yu, Metin Göktepe’yi ve Hrant Dink’i katleden derin-faşist devlet örgütlenmesi ortadan kalktı, ne bu cinayetlerin gerçek failleri yargı önüne çıkarılarak hesap soruldu, ne de bu katliamların arkası kesildi. Ne basın ve örgütlenme özgürlüğü sağlandı, ne bağımsızlık, demokrasi ve özgürlük  geldi ülkemize, ne de barış ve kardeşlik kuruldu bu topraklar üzerinde.

Aksine, ‘ileri’demokrasi adına, kendi ‘gerici’  devletinin derin  ‘gladyosunu’ ve ideolojisini toplumun tüm dokularına kadar nufuz ettirmeye çalışan bir hükümet işbaşında.

Başta ABD olmak üzere emperyalist güçlerin desteğiyle  ulusal, sınıfsal ve bilimsel belleği yok ederek, sahte-suni gündemlerle toplumsal muhalefetin dikkatini gerçeklerden uzaklaştıran,  ayakta kalanları ise susturmak, sindirmek ve yok etmek için gözaltı ve tutuklamalarla  ülkemizi yarı açık ceza evine çeviren, emek ve demokrasi güçlerini bölerek, birbirleri ile rekabete sokarak etkisizleştirmede hayli yol olan bir AKP iktidarıyla karşı karşıyayız.

Dolayısıyla, İşimiz, ekmeğimiz ve özgürlüğümüz için yeni bir kurtuluş savaşına ihtiyacımız olduğu açıktır. Ve  bu savaşı kazanabilecek toplumsal ve siyasal tarihe ve birikime fazlasıyla sahibiz.  Emperyalizm ve işbirlikçileri,  bunca zulme, adaletsizliğe, sömürüye rağmen ülkeleri ve emekçileri ancak  bölerek yönetebiliyorlarsa, bizler de ancak ve ancak aramızdaki her türlü burjuva parçalanmışlıkları kaldırarak ve birleşerek haramilerin saltanatına son verebiliriz.

Bu görev acilen gerçekleştirilmek ve yerine getirilmek üzere iddia sahiplerinin önünde duruyor.

Onun içindir ki;  her yıl  ocak ayının bu günleri sadece anma değil, esas olarak ta bağımsızlık, demokrasi, barış ve kardeşlik için mücadele günleri olmaya devam edecektir.

Uğur’ların, Metin’lerin, Hrant’ların kavgası bitmedi, sürüyor ve sürecek yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek!

 İlhan KARAKURT

ÜM BEL-SEN ANTALYA ŞUBE BAŞKANI

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here