*TKP İl Komite Üyesi Cafer Yelsali ile bir söyleşi gerçekleştirdik.

 

-Sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

Evet, doğduğumdan beri Antalya’dayım. Yani 32 yıldır. Evliyim, bir oğlum var.

Yaklaşık 6 yıldır, turizm sektöründeyim. Halen A’la carte bir Hamburger restoranında garson
olarak çalışıyorum.

TKP il komite üyesi ve Birleşik Haziran Hareketi il yürütme kurulu üyeliği görevlerini yürütüyorum.

-Sizi hep mücadelenin içinde gördük. Turizm işçisi olarak sendikal mücadele içinde var
oldunuz. Biraz sizi, mücadeleyi ve TKP’yi konuşalım.

Güzel bir başlık, turizm işçiliğim başladığı sıralarda turizmin sömürü sıralamasında kaçıncı olduğunu düşünürdüm. Eğer bir sıralama yapsak hangi seviyede olurdu. Kar açısından bakıldığında bir madenle yarışır, emek açısından bir fabrika hızı istenir. Öyle ki aslında bacasız fabrika tanımı buraya uyar. Maaş açısından asgari ücret üstüne isteyeni kovalar.

Sömürü sıralamasında en üst sıralara oynayan bir sektör…

Peki TKP nasıl bakmalıydı? İşte bu sorunun cevabını yeni üretiyoruz. Gezi direnişi ile başlayan süreçte, o kadar kötü günler geçirmemize rağmen halen bir direniş sürüyor. Direniş bitmiyor. Antalya ölçeğinde Hizmet sektörü ve Turizm sektörü ağırlığı olduğu için, bu sektörlerin işçileri de, bu sömürüye, doğa talanına, hak gasplarına, gericiliğe karşı direnişi
örmeliyiz…

Elbette ülke genelindeki siyasetten ayrı düşünülemez. Antalya’da siyaset yapmanın ayrıca avantajları / dezavantajları var mı?

Bence en büyük dezavantajı sıcak… 🙂

Çok ciddi şekilde yazın siyaset yürümüyor. Ancak klimalı otellerde, toplantı salonlarında yürüyor. Yani sıcak bile sermayeden yana…

İkinci olarak Antalya halkı maalesef bir çok konuda duyarsız kalıyor özellikle örgütsüz
gençlik…  Eğlence kültürü, kendi geleceğini belirleyen siyasetin önünde.

Örneğin, Giritli parkı mücadelesinde, örgütlü gençler dışında merak eden bile olmadı.

Boğaçayı projesi sonunda sahil kullanılamayacak durumda olacak, Konyaaltı bölgesinde ses veren yok. Bunlar dikkat çekiyor. Örgütlü insanlar aydınlatmaya gittiklerinde “evet, haklısınız”
diyerek kenara çekiliyorlar.

Antalya’da kadınların, gençlere göre daha iyi mücadele yürüttüğü söylenebilir… Giritli parkı
kazanımı en iyi örnek.

Çevre mücadelesinde daha iktidarı ve sermayeyi hedef alan bir direniş hattı oluşturulmalı.
Yoksa canımıza kast etmeye devam edecekler…

Genel olarak işçilerin ise gerçek bir emek mücadele platformuna(sendika veya dernek)
ihtiyacı var.

Antalya’da ki diğer sol-sosyalist-devrimci güçlerle mücadele birlikteliğinizi nasıl? Bu
konudaki düşüncelerinizi alalım.

Elimizden geldiğince birlikte mücadele noktalarında buluşuyoruz. En büyük mücadele birlikteliğimiz Birleşik Haziran Hareketi olarak il genelinde koşturmaya çalışıyor ve daha
fazlasına yoğunlaşacak.

Genel olarak sol/sosyalist/devrimci güçlerin kartlarını tekrardan açıp konuşması gerektiğini de düşünüyoruz. Birlikte mücadele yürütülmesinin en başat koşulu, en minimal ölçekte, en temel ilkeler üzerinden tekrar buluşulmalı, bu yeni değil eskiyi düzelterek olmalı…

Antalya’nın somut temel sorunları neler ve siz bunlara dair neler yapmayı düşünüyorsunuz? Antalya’nın özel sorunları ve çözüm önerilerinizden bahseder misiniz?

Temel sorunlar denilince aklımıza en başta çevre ve doğa mücadelesi gelmeli, bu kadar güzel bir doğa ve tarih, turizm sermayesine, mermer ocakları patronlarına peşkeş çekiliyor.

İkincisi eğitim başlığı, sosyal demokrat, alevi ve yabancı yerleşim olan bir şehirde imam hatip
okulları dayatılıyor.

Antalya bir sanat kentidir. AKP geldiğinden bu yana sanatı yok etmek için ellerinden geleni
yapıyorlar.

Bunlar şehrin temel başlıkları, elbette irili ufaklı birçok sorun var. Bu temel başlıklarda uzun
soluklu mücadele hatları oluşturulmalıdır. Bizim için birleşik mücadele bu sorunları çözebilir, bir de halkın gerçek anlamda bu başlıklarda mücadeleye katılmasıyla…

-Partinizin genel anlamda yerel yönetimlere nasıl baktığını özetler misiniz?

Yerel yönetimler başlığında, dayanışmanın ve halka hizmet etmenin önemini biliyoruz. Bunu deneyimliyoruz. Örneğin; halkın hakkı olan hizmetin ücretsiz olarak yapılmasını
savunuyoruz.

Şehri talan etmenin, ranta kurban vermenin bir yönetim değil, soygun olduğunu söylüyoruz. Boğaçayı projesi ile yapılanda bir soygundur.

Halkın ihtiyacı olan dayanışmanın yerel yönetimler aracılığıyla sağlanmasının önemini de görüyoruz.

Partimiz bu sebeple birçok yerellikte dayanışma örneklerini çoğaltmaya da çalışmaktadır.

– TKP Antalya il örgütü olarak Antalya’da ki hedefleriniz neler?

TKP olarak, Antalya ölçeğinde emeğin en önemli değer olduğunu kabul ederek, dayanışmanın ve devrimciliğin ön planda olduğu bir mücadele pratiğini örmek istiyoruz. Sosyalizme giden yolda, halkın daha fazla mücadeleye katılımını önemsiyoruz.

-Son olarak eklemek istediğiniz bir şeyler var mı?

Buradan bir çağrı da yapmak istiyoruz. 9 Aralık günü Genel Başkanımız Erkan Baş‘ın katılımıylaTürkiye’de Sosyalizmin Yön Arayışı” başlıklı bir panelimiz olacak, herkesi etkinliğimize davet ediyoruz.

*Editörün Notu:

**TKP, 2014’te KP ve HTKP olarak iki gruba ayrılmıştı. İki grup, imzaladıkları protokolle TKP’yi gelecekte statüsüne karar vermek üzere tarafsız bir heyete bırakmıştı. Partiler bu süreçte TKP’nin ismini ve amblemini kullanmadı.

Ancak Ocak 2017’de KP öncülüğünde bir kongre düzenlendi ve “TKP’nin yoluna devam ettiği” açıklandı. HTKP bu duruma tepki göstererek TKP adını kullanmaya başladı. Bunun üzerine TKP kongresini toplayanlar, HTKP’yi Yargıtay’a şikayet etti.

Antalya Solu isim tartışmasına girmeden sorularını ilgili partilerin yetkililerine sormuş ve gelen yanıtlar üzerinden gelen röportajları yayınlamaktadır.

***Öte yandan Türkiye Komünist Partisi Vekili tarafından haber sitemize gönderilen e-postada, kendisini ‘TKP Antalya İl Komite Üyesi’ olarak tanıtan Cafer Yelsali’nin Türkiye Komünist Partisi üyeliği bulunmadığı belirtilerek röportajın düzeltilmesi istenmektedir.

28.11.2017 tarihinde Antalya solu adlı haber sitesinde yayınlanan “Türkiye’de Sosyalizm Yönünü Arıyoruz” başlıklı röportajda kendisini ‘TKP Antalya İl Komite Üyesi’ olarak tanıtan Cafer Yelsali’nin Türkiye Komünist Partisi üyeliği bulunmamaktadır.

Söz konusu bilginin gerçek dışı olması sebebiyle haberin düzeltilmesi gerekmektedir. Bu haliyle, haber sitenizde yer alan “Türkiye’de Sosyalizm Yönünü Arıyoruz” başlıklı röportajda (https://antalyasolu.org/turkiyede-sosyalizmin-yon-arayisi/) ismi geçen şahıs, kendisini TKP üyesi gibi tanıtmakta, TKP’nin siyasi hattına dair, okuyuculara yanlış ve yalan bilgiler sunmaktadır.

Cafer Yelsali’nin ‘TKP Antalya İl Komite Üyesi’ olduğu bilgisi yanıltıcı, yanlış ve yalana dayalıdır.

 

3 YORUMLAR

  1. yanlış haber yapmışsınız .yaptığınız haberklere dikkat etmek zorundasınız.bu adam TKP li değil.
    haberinizi hızlıca düzeltmelisiniz.bu tek başına bile okuyucuya saygısızlık.doğruluğunu teyit etmeden haber yapmamamlısınız

  2. Tebrik ederim Antalya Solu… Alttaki not ile birlikte TKP ismini kullanmanız oldukça devrimci bir tavır. Devrimciler devletle iş yapanları deği, irade ile sınananları tanır.

  3. KP’li birileri kesin bu siteyi telefonla falan aramıştır. Kesin yasal yaptırımlardan söz etmiştir. Kesin başınıza iş açılır demiştir. Kesin bu ismi yasal olarak bizden başkası kullanamaz demiştir.
    Diyecek çok söz yok. Partisini sokakta savunamayan mahkemede savunsa ne olur?

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here