Eğitim Sen Antalya Şube Başkanı A. Kadir Öztürk , Milli Eğitim Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve TOBB  ‘nin   imzaladığı “Mesleki Eğitimi Geliştirme İş Birliği Protokolü” kapsamında turizm meslek liselerinin, turizm Şirketlerine devredilmesiyle ilgili bir basın toplantısı düzenledi.

Eğitim Sen Antalya Şube Başkanı A. Kadir Öztürk, şube binasında düzenlediği basın toplantısında meslek liselerinin MEB tarafından sermayeye peşkeş çekildiğini söyledi. Eğitim Sen Antalya Şube Başkanı Öztürk, “Çocuklarımızı çok düşük ücretlerle, uzun saatler boyunca köle gibi çalıştırmak isteyen işverenlerin istekleri doğrultusunda Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) Kültür ve Turizm Bakanlığı ile “iş garantili lise” adı altında imzaladığı “Mesleki Eğitimde İşbirliği Protokolü” köle düzeninin yazılı hale getirilmesinden başka bir şey değildir” dedi

Öztürk, meslek liselerinin sermayeye peşkeş çekilmesine karşı tüm velileri tepki göstermeye çağıran konuşmasında özellikle Antalya’daki Turizm Meslek Lisesi’nin FETÖ’den yargılanıp beraat eden Taminceye veTurizm Bakanı Ersoy’a işbirliği protokolü ile peşkeş çekilmesine izin vermeyeceklerini belirtti.

TURİZM MESLEK LİSELERİ FETTAH TAMİNCE’YE PEŞKEŞ ÇEKİLİYOR.

Köle düzeni kalkalı yüzyıllar oldu fakat kölelik düzenini modern sistemlerle devam ettirmek isteyen büyük sermayenin istekleri doğrultusunda Meslek Liseleri işverenlere peşkeş çekilmeye başlandı. Çocuklarımızı çok düşük ücretlerle, uzun saatler boyunca köle gibi çalıştırmak isteyen işverenlerin istekleri doğrultusunda Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) Kültür ve Turizm Bakanlığı ile “iş garantili lise” adı altında imzaladığı “Mesleki Eğitimde İşbirliği Protokolü” köle düzeninin yazılı hale getirilmesinden başka bir şey değildir. Bu protokolün listesinde, kendisi de bir turizm şirketi sahibi, onlarca otelin işletmecisi ve bir havayolu şirketi sahibi olan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy ve ‘FETÖ’den yargılanıp beraat eden, adı şaibelerle ve yolsuzluklarla anılan, iş insanı Fettah Tamince’nin otellerinin de yer aldığı ortaya çıktı. Bu protokolü imzalayan Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk ise özel okul sahibi ve özelleştirme yanlısı bir işverendir. Böylece özel sektörün karanlık ve şaibeli 3 ismi çocuklarımızı yok pahasına kendi işletmelerinde çalıştırmak istemektedirler.

Kendi karlarından başka bir şey düşünmeyen bu karanlık üçlü, protokolü aşağı yukarı aynı sözlerle savunmaktadırlar. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, turizm alanında eğitim veren 200’e yakın meslek lisesinin 5 yıl içinde turizm meslek koleji statüsüne getirilmesini planladıklarını belirterek, “Eğer bunu başarırsak ki başaracağız, yaklaşık 200 bin civarında öğrenciyi sezonluk olarak turizm hayatına kazandırmış olacağız.” demiştir. Turizm Meslek Liselerinin sorunlarına çözüm bulmak, niteliklerini artırmak, yatırım yaparak işlevlerini geliştirmek yerine, kendi işletmelerine köle gibi çalıştıracakları çocuklarımıza ve onların ailelerine İyi bir ambalajla kötü bir ürünü pazarlamaya çalışmaktadır. Tüm liselerin adını Anadolu Lisesi yaparak ne kadar başarılı oldularsa bunda da o kadar başarılı olurlar. Turizm Meslek Liselerinin sorunları adları unvanları değildir.

Turizm sektörünü içinden çıkılmaz hale sokan, ülkemizi 3. Sınıf, ucuz ve niteliksiz bir turist destinasyonu haline getiren turizmin kanını bir kene gibi emen büyük turizm işverenleridir. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’a, FETÖ zanlısı Fettah Tamince ile birlikte imzaladığı protokolden vazgeçerek, kısa vadede Turizm Meslek Lisesi öğretmenlerinin, öğrencilerinin ve sendikamızın görüşlerini dinlemesini ve o doğrultuda Turizm Meslek Liselerini geliştirmesini öneriyoruz.

“Kölelik Protokolü” kapsamında 76 Turizm meslek lisesinden ilk etapta 11’inin kolej sistemine geçirileceği ve bu okullarla oteller eşleştirildiği, öğrenciler uygulamalı eğitimlerini, öğretmenleriyle birlikte eşleştirildikleri okullarda alacakları belirtilmiştir. Turizm ile ilgili eğitim veren öğretim kurumu sayısı 76 sayısının çok üzerindedir. Binalarını da kendi karanlık işverenlerine verebilecekleri 76 tanesini özenle seçmişlerdir. Daha sonra ise bu kölelik anlaşmasının hızlı bir şekilde 76 okula yayılacağı söylenmiştir. Turizmde zaten düşük olan ücretler bile bu hükümet üyesi işvereni tatmin etmemekte çocuk işçilerden oluşan köleler çalıştırmayı istemektedir. Buna izin vermeyeceğiz.

AKP’nin Tamince sevdası bitmemektedir. İmzalanan protokolle öğrencilerin emeği ‘sermaye’ye emanet edilmiştir. Öğrenciler, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy ve FETÖ davasının şaibeli sanığı iş insanı Fettah Tamince’nin otellerinde ‘ucuz emek’le köle olarak çalıştırılacaklardır. İlk bakışta meslek liselerinin istihdamı gibi görünen protokollerin 11 okulun 6’sından kamuoyunun yakından tanıdığı isimlerin çıkması dikkat çekti. Protokollerle belirlenen otellerin yarısından çoğunun FETÖ’den yargılanıp tartışmalı olarak “beraat ettirilen” iş insanı Fettah Tamince’nin farklı şehirlerdeki Rixos’u, Turizm Bakanı’nın Maxx Royal ve Voyage otellerinin olması önemli bir “dolandırıcılığa” işaret etmektedir.
Kentimizde, Konyaaltı ilçesi, Gürsu mahallesinde bulunan Konyaaltı Mehmet Zeki Balcı Mesleki Ve Teknik Anadolu Lisesi de bu kapsamda proje içine alınmıştır. 2014 yılına kadar Turizm Bakanlığına bağlı TUREM ( Turizm Eğitim Merkezi) olarak hizmet veren, konum itibarıyla kentin en önemli cazibe merkezlerinden birinde yer alan okul 2014 yılında Milli Eğitim Bakanlığına devredilmiş, şimdi de Milli Eğitim Bakanlığı ve Fettah Tamince ile imzalanan protokol gereği AKP’nin yeni gözdesi Fettah Tamince’ye verilmektedir. Konyaaltı sahiline 100 Metre mesafedeki uygulama oteli emsalsiz bir konuma sahiptir. Öğrencilerin mesleklerini öğrenebilecekleri bir yer olmanın ötesinde bir fonksiyona sahip olacağı açık olan uygulama otelinin Fettah Tamince’ye, Mehmet Nuri Ersoy’a veya herhangi başka bir yandaşa verilmesine karşı çıkıyoruz. Tüm velileri ve eğitimcileri itirazlarını yükseltmeye çağırıyoruz.

Kültür ve Turizm Bakanlığı ve TOBB ile imzalanan protokollerle hem MEB yetkilerini devretmiş hem de piyasanın okullarda belirleyici olacağı bir dönemin önünü açmıştır. Bir kamu hizmeti olarak eğitimin “sürekli, düzenli ve toplumsal fayda üretmesi” esas olmalıdır. İmzalanan protokoller eğitimi kamu hizmeti olmaktan çıkarmaktadır. Üstelik bu konu ile ilgili Danıştay tarafından farklı protokollere dönük verdiği bağlayıcı kararlar ortadadır: Eğitim kamu hizmetidir ve MEB yetkilerini devredemez. MEB’e çağrımız acilen bu protokolleri fesh etmesi ve bu işbirliklerinden vazgeçmesidir.

                                                                            A.KADİR ÖZTÜRK                                                                       Eğitim Sen Antalya Şube Başkanı 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here