Antalya Sahillerini Koruma Güç Birliği’nin Attalos Meydanında yaptığı basın açıklamasına çok sayıda kişi katıldı. “ Sahiller Bizimdir Bizim Kalacak”, “Direne Direne Kazanacağız” sloganlarının atıldığı ve Jeoloji Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Ali Keleş tarafından yapılan açıklamada, “Sahillerimiz bir beton yığınına dönüştürülmeden dünya, Türkiye ve Antalya halkını, sivil toplum ve demokratik kitle örgütlerini bu yapının içinde olmaya, eylemlerimizle, etkinliklerimizle sahillerimizi korumaya davet ediyoruz. Değilse yarın çok geç olabilir” denildi.

Türel, alkışlanacak ne yaptı

Antalya Sahillerini Koruma Güçbirliği’nin açıklama metnindeki kimi bölümlerin yazılmasındaki ısrar, Güçbirliğinin çalışmalarını bundan sonra sıkıntıya sokacak görünüyor.

Açıklama metninde yer alan “ ..Amacımız bir siyasi partiye ve onun Büyükşehir Belediye Başkanına karşı olmak değil,….” cümlesinin gereksiz olduğu ve çıkarılması gerektiğinin belirtilmesine rağmen; çıkarmak yerine daha sorunlu bir cümle eklendi. “…Burada Güçbirliği olarak Sayın Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes TÜREL’e çağrımızdır . Sahillerimizi yok edecek bu projelerden vazgeçin. Bizlerde sizi alkışlayalım..” cümlesinin yer alması tepki çekti.

Liberalizm batağına saplananlar

Kendini soldan yana gösterenlerin saplandığı ve en hafif deyimiyle bu liberalizm batağına tepki olarak;  çok sayıda sol örgüt Güçbirliği içinde bu haliyle yer almayacaklarını belirttiler. Tepki gösteren Sol Örgütler “Kentimize, doğamıza, sahillerimize, ormanlarımıza,yaban hayata,..sahip çıkmaya devam edeceğiz.” dediler.

BASINA VE KAMUOYUNA

Kamuoyunun gündemine yıllardır sunulan Boğaçay Projesi’nin 1. Etabına ve Konyaaltı Sahili Projesi inşaatının başlamasını üzüntüyle gözlemlemekteyiz. Ayrıca Konyaaltı Sahili’ne Yat limanı yapılması ile Lara Sahiline Kruvaziyer liman yapılması projelerinin onaylandığını ve uygulamaya konulacağını biliyoruz. Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Menderes TÜREL tarafından kamuoyuna vizyon projeler olarak duyurulan bu projeler gerçekten birer vizyon projeler midir?

İhale edilen ve halka kazma vuruldu diye sunulan Boğaçay 1. Etap Projesi İhale ilanında “Boğaçayı, Çandır Çayı ve Göksu (Karaman) Çayı Taşkın ve Rüsubat Kontrolü Amaçlı Düzenleme Yapım İşi” olarak adlandırıldı. Bu işle öncelikli olarak kıyıdan itibaren 750m’lik kısım (-)1,50m kotunda kazılarak görel bir güzellik yaratılacaktır. Yani Boğaçayın yatağında 660 000m3 zemin kazısı,105 000 m3 dolgu, 13 000 m3 beton, 1 100 ton demir ve 40 000m2 kalıp imalat ile sözde taşkın koruma ve rüsübat kontrolü imalatı yapılacaktır.

Bu projede yer yer meslek odalarımızın bazılarının görüşüne başvurulsa da, odaları önerilerine dahi uyulmadığı görülmüştür. Bu projenin yapılması sonrası bölgeyi hangi tehlikeler beklemekte, ne kazanıp ne kaybedeceğiz. Sırasıyla bunlara bakalım.

1-Antalya İçme Suyu Kuyularına Etkisi: Boğaçay’ın denize açıldığı yerin 850m kuzeyinde ve sol sahilindedir. Antalya kenti su şebekesine verilen en kaliteli minimum 200 000 kişinin ihtiyacına yetecek sudur.

Projenin yapılması ile bu kuyular tuzlanarak terk edilmek zorunda kalınacaktır.

2-Taşkın Koruma Projesi Kapsamında değerlendirilmesi: Boğaçay Taşkın Koruma Projesi DSİ 13 Bölge Müdürlüğü tarafından 2009 tamamlanmıştır. Bu projenin DSİ projesi ile hiç bir ilişkisi yoktur.

Boğaçay’ın sürekli tekrarlayan taşkın debileri olup, şimdiye kadar önüne ne geldi ise silip süpürmüştür. Bu da milyarlarca lira harcanarak yapılan bu projenin belki de birkaç yıl içinde yok olması demek olacaktır. Bu da kamu kaynaklarının hoyratça birilerine aktarılması sonucundan başka bir şey yaratmayacaktır.

3- Konyaaltı Sahiline Etkileri: Konyaaltı Sahili 7,5km kıyı çizgisine sahip, kentimiz ve ülkemiz açısından önem arz eden bir turizm bölgesidir. Özellikle Çandır Çayı boyunca oluşturulan kum – çakıl ocaklarıyla alınan malzeme nedeniyle Konyaaltı kıyı bandı erozyona uğramıştır. Boğaçay Projesi ile kıyılarımızdaki kayıplar daha da hızlı şekilde olacak, zaman içinde Konyaaltı sahilini kaybedeceğiz. Bize atalarımız tarafından bırakılan sahilimizi bizler ne yazık ki çocuklarımıza, geleceğimize bırakamayacağız.

4-Çevresel Etkiler: Özellikle yaz dönemlerinde durağan kalan sularda algler oluşup, çoğalarak koku ve görüntü kirliliği oluşacaktır.

5- Bölgedeki Yeraltı sularına Etkisi: Yöredeki sondaj kuyu sularının seviyelerinde yakın mesafeden uzaklara doğru düşmeler olurken kuyuların da tuzlanmasına neden olacaktır. Yine 600 l/sn debili Hurma kaynakları bölgedeki yeraltı suyu seviyesindeki düşme nedeniyle kuruyacaktır.

Boğaçay Projesi belki bu bölgeye güzellikler kazandıracak, ekonomik düzeyi yüksek belirli kesimin eğlence alanı olacaktır. Fakat kentin şu anda var olan doğal güzelliklerinin yok olması demek olacaktır. Bunun vebalini hiçbir yönetici veremez. Doğa bilim dışı uygulamaları affetmez. Bu proje hiçbir kamusal yarar sağlamayacak, üstelik kamusal varlıklarımızı yok edecektir.

Diğer bir uygulamaya sokulan proje ise Konyaaltı sahil projesidir.

Konyaaltı Sahili Projesi: Sadece Antalya halkının değil, Türkiye ve dünya halklarının ücretsiz olarak yararlandığı yeşiliyle, ağaçlarıyla, çakıllarıyla ünlü Konyaaltı sahili bu projeyle yeşilini, ağaçlarını ve çakıllarını daha çok kaybedecek bir beton yığını haline ve ticaret alanına dönüştürülecektir. Süreç içerisinde halk para ödeyerek sahillerden yararlanabilecektir.
Uygulama aşamasındaki bu iki proje dışında sahillerimizi tamamen yok eden iki proje daha vardır. Bunlar;

1- Konyaaltı Sahili Yat Limanı: Boğaçay’ın batı tarafında, Büyük Limana bitişik ve doğusunda Konyaaltı sahilinin 1200 metrelik kısmını tamamen yok edecek bir projedir.
Yat limanının yapılmasıyla Büyük Limanın etkisinde ek olarak oluşan Konyaaltı sahilindeki kayıp daha da hızlı olarak gerçekleşecektir. Yani 1200metrelik kaybın dışında kalan sahilde daha hızlı erozyona yaşanacaktır.

2- Lara Kruvaziyer Liman Projesi: Halkın ücret ödemeden günübirlik yararlandığı Lara sahilleri kruvaziyer liman projesi ile yok edilmektedir.

Antalya halkının Lara Birlik olarak tanıdığı sahilde 300 dönüm üzerine 52 bin metrekarelik Otel, AVM, restoran ve kafeterya gibi ticari alan, 420 tekne kapasiteli marina ve kruvaziyer liman yer alıyor.

Bu proje ile dünyanın en zengin insanlarının hizmetine sunulacak, ülkemiz ve Antalya halkının bu sahillerden yararlanması kısıtlanacak ve kıyı kayıpları yaşanacaktır. Ayrıca büyük gemilerin gerekse yatların bırakacağı atıklar nedeniyle sahillerimiz kirletecektir.

Görüldüğü üzere Ülkemiz ve Antalya halkına hiçbir şey vermeyecek, fakat Antalya sahillerini yok edecek bu projelere dur demek için “Antalya Sahillerini Koruma Güç Birliği” adı altında demokratik kitle örgütleri, sivil toplum örgütleri ve siyasi partiler olarak bir araya gelmiş bulunmaktayız. Amacımız bir siyasi partiye ve onun Büyükşehir Belediye Başkanına karşı olmak değil, Antalya sahillerini gelecek nesillerimize koruyarak bırakmaktır. Burada Güçbirliği olarak Sayın Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes TÜREL’e çağrımızdır. Sahillerimizi yok edecek bu projelerden vazgeçin. Bizlerde sizi alkışlayalım. Eğer bu yapılamayacaksa sahillerimiz bir beton yığınına dönüştürülmeden dünya, Türkiye ve Antalya halkını, sivil toplum ve demokratik kitle örgütlerini bu yapının içinde olmaya, eylemlerimizle, etkinliklerimizle sahillerimizi korumaya davet ediyoruz. Değilse yarın çok geç olabilir. Saygılarım

ANTALYA SAHİLLERİNİ KORUMA GÜÇ BİRLİĞİ

1 Yorum

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here