KESK Antalya Şubeler Platformu adına Büro Emekçileri Sendikası(BES) Antalya Şubesi’nde basın toplantısı düzenleyen BES Şube Başkanı Devrim Mol,’’ Gözaltı ve toplu tutuklama furyasını şiddetle kınıyoruz. Ülkemizi bilinmeze ve kaosa sürükleyen bu baskıcı politikalar derhal terk edilmeli, toplumsal muhalefeti susturma aracına dönüştürülen OHAL derhal kaldırılmalı, KESK Yürütme Kurulu üyemiz Elif Çuhadar derhal serbest bırakılmalı, hukuk tanımaz saldırılara son verilmelidir’’dedi.

Toplumsal muhalefeti susturma ve etkisizleştirme operasyonlarının tüm hızıyla devam ettiğini belirten Büro Emekçileri Sendikası(BES) Antalya Şube Başkanı Devrim Mol,’’ Bu operasyonların içine bir şekilde konfederasyonumuz ve bağlı sendikalarımızın yönetici ya da üyelerinin dahil edilmesine özellikle dikkat edildiği anlaşılıyor. Niyet bu olunca gerekçe bulmak tali bir konu oluyor. KESK Yürütme Kurulu üyesi Elif Çuhadar 6 Şubat tarihinde evine yapılan baskınla gözaltına alınmıştır. TTB yöneticilerinin denetimli serbestlikle serbest bırakılmalarının hemen ertesi günü bu operasyonun yapılması ve Konfederasyonumuzun hedef alınması tesadüf olmayıp aksine sistematik saldırıların devamı niteliğindedir. AKP’nin iktisadi ve siyasi uygulamalarını beğenmeyen, eleştiren toplumsal muhalefetin bütün kesimlerine yönelik olarak sürdürülen susturma, gözaltına alma, tutuklama furyası hız kesmeden devam etmektedir. Hedeflenen asıl amaç bütün toplumsal muhalefeti susturma ve etkisizleştirmektir’’ diye konuştu.

“Emek ve barış mücadelesi yürütenlere yönelik gerçekleştirilen gözaltı ve tutuklama operasyonları sindirme amaçlıdır” diyen Mol,’’ OHAL’in kendisi anayasal düzeni korumaya yönelik olmasına rağmen AKP OHAL’i anayasal hakları ortadan kaldırmak için kullanmaktadır. OHAL, iktidara istediğini yapma ve siyasal hedeflerine uygun zemin yaratma keyfiyeti veren bir araca dönüştürülmüştür. 2014 yılında izin verilen, tamamen düşünce ve ifade özgürlüğü, barışçıl gösteri ve toplanma hakkı kapsamında yapılan bir etkinliğin gerekçe gösterilerek Elif Çuhadar’ın sabah evinin basılarak gözaltına alınması OHAL’in kullanılma amacını bir kez daha gözler önüne sermiştir. OHAL, AKP’nin elinde bir yargı sopasına dönüşmüş, umarsızca ve pervasızca savrulmaktadır. AKP’nin ne OHAL sopası, ne de diğer faşizan politikaları bizleri emek, demokrasi ve barış mücadelesinden alıkoyamaz. Sendikal hak ve özgürlükler, işçi sınıfının, ezilenlerin yüzyıllık kazanımlarıdır. OHAL gerekçesiyle askıya alınmalarını, ortadan kaldırılmalarını kabul etmedik, etmeyeceğiz’’ şeklinde konuştu.

TOPLUMSAL MUHALEFET SUSTURULUYOR

Toplumsal muhalefeti susturma ve etkisizleştirme operasyonları tüm hızıyla devam ediyor. Bu operasyonların içine bir şekilde konfederasyonumuz ve bağlı sendikalarımızın yönetici ya da üyelerinin dahil edilmesine özellikle dikkat edildiği anlaşılıyor! Niyet bu olunca gerekçe bulmak tali bir konu oluyor!

KESK Yürütme Kurulu üyesi Elif ÇUHADAR 6 Şubat tarihinde evine yapılan baskınla gözaltına alınmıştır. Edindiğimiz bilgilere göre 2014 yılında İzmir’de yapılan bir panele katılması gerekçe gösterilmektedir.

TTB yöneticilerinin denetimli serbestlikle serbest bırakılmalarının hemen ertesi günü bu operasyonun yapılması ve Konfederasyonumuzun hedef alınması tesadüf olmayıp aksine sistematik saldırıların devamı niteliğindedir.

AKP’nin iktisadi ve siyasi uygulamalarını beğenmeyen, eleştiren toplumsal muhalefetin bütün kesimlerine yönelik olarak sürdürülen susturma, gözaltına alma, tutuklama furyası hız kesmeden devam etmektedir. Hedeflenen asıl amaç bütün toplumsal muhalefeti susturma ve etkisizleştirmektir. AKP’nin politikalarını eleştiren her kesim devletin en yetkili kesimlerince tehdit edilmekte, hedef gösterilmekte, haklarında soruşturmalar başlatılarak gözaltı ve tutuklama süreçleri devreye sokulmaktadır. Adeta topluma deli gömleği giydirilmek istenilmekte, düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamında yapılan bütün etkinlikler geriye doğru araştırılıp suç oluşturulmaya çalışılmaktadır. OHAL gerekçe gösterilerek; uluslararası anlaşmalar, Anayasa ve yasalardaki haklar bile çiğnenerek hukuk ve adalet ayaklar altına alınmaktadır. Bu gidişat ülkeyi demokrasiye değil olsa olsa diktatörlüğe götürmektedir.

Emek ve barış mücadelesi yürütenlere yönelik gerçekleştirilen gözaltı ve tutuklama operasyonları sindirme ve kriminalize etme amaçlıdır.

OHAL’in kendisi anayasal düzeni korumaya yönelik olmasına rağmen AKP OHAL’i anayasal hakları ortadan kaldırmak için kullanmaktadır. OHAL, iktidara istediğini yapma ve siyasal hedeflerine uygun zemin yaratma keyfiyeti veren bir araca dönüştürülmüştür.

2014 yılında izin verilen, tamamen düşünce ve ifade özgürlüğü, barışçıl gösteri ve toplanma hakkı kapsamında yapılan bir etkinliğin gerekçe gösterilerek Elif ÇUHADAR’ın sabah evinin basılarak gözaltına alınması OHAL’in kullanılma amacını bir kez daha gözler önüne sermiştir. OHAL, AKP’nin elinde bir yargı sopasına dönüşmüş, umarsızca ve pervasızca savrulmaktadır.

AKP’nin ne OHAL sopası, ne de diğer faşizan politikaları bizleri emek, demokrasi ve barış mücadelesinden alıkoyamaz. Sendikal hak ve özgürlükler, işçi sınıfının, ezilenlerin yüzyıllık kazanımlarıdır. OHAL gerekçesiyle askıya alınmalarını, ortadan kaldırılmalarını kabul etmedik, etmeyeceğiz.

ELİF ÇUHADAR SERBEST BIRAKILMALI

Gözaltı ve toplu tutuklama furyasını şiddetle kınıyoruz. Ülkemizi bilinmeze ve kaosa sürükleyen bu baskıcı politikalar derhal terk edilmeli, toplumsal muhalefeti susturma aracına dönüştürülen OHAL derhal kaldırılmalı, KESK Yürütme Kurulu üyemiz Elif Çuhadar derhal serbest bırakılmalı, hukuk tanımaz saldırılara son verilmelidir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here