…Şimdi bilmem kaçıncı paralelde

Kuru topraklara yağmur yağıyor

Bir filmin orta yerinde kaç gecedir

Uzanıp elimi tutuyorsunuz

 

Elimi her sefer bir şey için

Elimi her sefer bir kere tutarsanız

Sonra bütün davalarımla ortalıkta

Sonra olanca kalabalığımla yalnız

 

Bir yerden başlayacağım anlatmaya, ne bu acele,  bir durun hele!

Anneannem Yemen’e gidip dönmeyen, Yemen’e gitmemek için dağa sığınan yakınlarını anlatırdı ben çocukken.

Ama ben size bunları anlatmayacağım.

Size,  ‘Burası Muştur, yolu yokuştur / Giden gelmiyor, acep ne iştir?’ dizeleriyle başlayan türküden de söz etmeyeceğim.

Sesim çok berbattır, en son yaklaşık yirmi yıl önce sabahları,  o zamanlar minicik olan oğlumu uyandırmak için ‘sözleri ve müziği’ bana ait:  ‘ Horozlar kalktı / Tavuklar kalktı / Oğlum hâlâ kalkmadı. ‘ diye türkü söylemiş olsam da size türkü de söylemeyeceğim.

Size Güney Yemen’den söz edeceğim.

Güney Yemen, 1839 yılında Osmanlı hâkimiyetinden çıktıktan sonra, 1967’ye kadar Britanya’nın hâkimiyetinde kalır. 1960’ların başından itibaren ’Ulusal Kurtuluş Cephesi’ ve ‘İşgal Altındaki Yemen Kurtuluş Cephesi’ kurulur ve işgalcilere savaş açılır. Ülke 1967’de bağımsızlığına kavuşup ‘Güney Yemen Halk Cumhuriyeti’ adını alır. 1969’da daha sol bir yönetimin iktidara gelmesiyle ülke adını   ‘Güney Yemen Demokratik Halk Cumhuriyeti’ olarak değiştirir.

Bundan sonra mı ne olur?

Bebek ölümleri azalır.

En uzak köye dahi eğitim gider.

Kadınlar özgürlüğüne kavuşur.

Yoksullukla kıran kırana savaşılır.

Çocuklar süt bulur.

Çocuklar, diş fırçalamayı öğrenir.

Eğitimli, sağlıklı kuşaklar yetişir.

Beyrut’ta basılan Marksist klasikler gençlerin elinde elden ele dolaşır.

Başkent Aden, sol grupların Ulusal Kurtuluş hareketlerinin, zorda olan tüm devrimcilerin başkenti olur.

 

Sonra mı ne olur?

Sovyetler dağılır, Yugoslavya dağılır, Doğu Almanya Kapitalistlerce işgal edilir…

Barbarlık Yemen’e kadar ulaşır.

Sağcı Kuzey Yemen, Güney Yemen’i yutar.

Eğitim biter.

Kadınlar kuma olur.

Ülke yoksulluğun pençesine düşer.

Çocuklar süt bulamaz.

Diş fırçaları yok olur.

Kitaplar yakılır.

Sosyalizm tu kaka edilir.

Derken bugüne – savaşın acımasızca sürdüğü –  2010’ların sonuna gelinir.

Bugün, savaşın yerle bir ettiği ülkede yetersiz beslenme nedeniyle hayatını kaybeden beş yaş altı çocukların sayısı seksen beş binmiş. Sekiz milyon Yemenlinin tüm yaşam olanakları yok edilmiş. On dört milyon Yemenli açlık tehlikesi altındaymış. Ölen insanların çetelesini zaten kimse tutamıyor(muş). ( Ülkenin nüfusu yirmi beş milyon(muş). Dönüp rakamları bir kez daha okuyun isterseniz.)

Köyler, kasabalar, kentler…  yerle bir edilmiş.

Tecavüz, işkence, yok edilme ise… sıradan olaylar(mış).

Ölüm kol geziyor(muş).

Ehh…!

Şapkayı önümüze koyup düşünmenin sırasıdır artık.

Yemen’de de bizim,  biz sosyalistlerin – ne yazık ki –  vebali çok. Koca Sovyet ülkesini, koca Yugoslavya’yı, Arnavutluk’u, bilcümle Sosyalist ülkeyi Kapitalizm’in insafına, barbarlığın kucağına… terk eden beceriksizliğ(miz)in, ufuksuzluğumuzun… vebali var.

O çocuklar bugün,  bizim yüzümüzden ölüyor.

O çocukları babaları bizim yüzümüzden, bugün sabahları türkü söyleyerek, öperek, koklayarak… uyandır(a)mıyor.

O çocukların gözlerinin taa içine, derinlerine… bakarak,  barbarlığı alt edip çocuklara yeniden süt ve diş fırçası vermenin zamanı çoktan geldi.

Çoktan geçiyor.

Yekinmenin, en ücra köylere ulaşmanın zamanıdır şimdi.

Yeniden kitaplara koşmanın zamanıdır.

Aden(lerimize)’e dönme zamanıdır.

 

Hava ve deniz arasında

Ekmekle barış arasında

İnanın hepiniz varsınız

Sonsuz şeyler uğruna mesela

Kırılıp dökülen şeyler uğruna

Kendinizi ne çok aldattınız

 

Dağlar bildiğince yüksek olsun

Gözden uzak tutamam sizi durun

Yaşamak küçük aldanışlarla güzel

Ölümü alıp götürün

 

Şiir: Gülten Akın – Kadınsı

 

Kasım – 2018

Antalya

4 YORUMLAR

  1. Duygulandım
    Babamın dedeside gidip gelmiyenlerden
    Ama sonuç
    Yaşanan sonuç
    Geçmişten günümüze mazlumlara yaşatılanlar
    Dert eden sevgili dost teşekkürler

  2. Gözümüzün önünde hayatlar yavaş yavaş değişiyor. Uzak ülkelere sahip çıkma becerisi olsaydı insanlığın, bugün biz daha adil, mutlu ve güvenli bir şekilde yaşardık. Kaleminize sağlık.

  3. Yemen’deki sonucu oluşturan nedenlerden biri de devrime kestirme yoldan gidilmesidir. Hep bilinir ya devrime kestirme yol yok.
    Sovyetler ve bütün sol dünya yerli yerindeydi, ama Afganistan bir anda talibanın eline geçti.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here