İyi gidiyor. AKP döneminde yapılan seçimler dikkate alındığında, muhalefet ilk defa iktidara alternatif olma umudu veriyor. Dikkat ederseniz iktidara alternatif dedim. Düzene demiyorum. Zira muhalefet güçlerinin hiç biri kapitalist düzen karşıtlığı üzerinden emeğin iktidarı, üretenlerin yönettiği bir alternatif programı savunmuyor. Böyle bile olsa eskisinden iyidir. Millet ittifakı ve HDP, mevcut tek adam rejimi yerine bir adım daha ileri olan parlamenter sistemde anlaşıyorlar. Ancak içeriğine dair herhangi bir bilgimiz yok. İbrahim Kaboğlu’nun anayasa yapımında başat rol oynayacağı doğruysa, umutlu olmak için sebep var demektir. Gerek CHP içindeki ilerici unsurların ve gerekse HDP ‘nin özgürlükler ve laiklik konusunda ileri rol oynamaları beklenir. Esas kimi sosyalist arkadaşların vekil olma arzuları (“dayanışma”), önceki pratiklerden farklı mı olacak, hep beraber göreceğiz. Bu konuda ki düşüncelerimi sonra yazacağım. Pişmiş aşa su katmayalım. Arkadaşların hiç kuşkusuz başarılı pratikler ortaya koymalarını beklerim. Ama sorun şu: Ortada programa dayalı ittifaklar veya hangi ilkesel formlar üzerinden dayanışma yapıldı? Sol kamuoyuna tatmin edici bilgiler verilmeli. Yada sosyalist odaklı mevzi oluşturma fırsatı, vekil olma arzusuna heba mi edildi? Yanlış anlaşılmasın. Umuyor ve dilerim başarılı olunur. Her neyse aslında yazmak istediğim bunlar değil. Laf lafı açtı işte.

Yazıma iyi gidiyor diyerek başladım. İnce’nin mitingleri coşkulu ve kalabalık geçiyor. Bunun nedenini sorgulayalım. Acaba AKP nin özgürlükleri yok etmesi, emek düşmanlığı üzerinden sürdürdüğü politikalar mı? Yoksullaşma, yolsuzluklar, özelleştirmeler, savaş, dış politika da izlediği emperyal ve tutarsız politikalar mı? Acımasız neo liberal politika tercihi, laiklik karşıtlığı üzerinden sürdürdüğü politikalar mı? Kürt muhalefetine karşı uyguladığı baskı ve tutuklamalar mı? Sol-sosyalistlere ve hatta muhalefet eden herkese karşı baskı ve tutuklamalar mı? Eğitimde ki gericileşme mi? Neoliberalizmin Siyasal İslamla harmanlanmış en gerici kesimlerinin açık diktatörlüğünün inşa edilişine karşı direniş mi? vs. Bunların toplamının yanına, muhalefet güçlerinin topluma umut olarak sağa yaslanma politik tutumuna itirazın, solu özgürlükler ve kimlik siyasetine sıkıştırma haline itirazın dışa vurumunu eklemek yanlış olur mu? Bence olmaz.

Durum şu: Seçim sonrası solda yeni tartışmalar olacağı kaçınılmaz görünüyor. Bu normal. Ancak esas önemlisi sağa yanaşarak çözüm üretme anlayışının iflas ettiğidir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here