REDAKSİYON dergisi artık Kitap Kurdu’nda.

Ve tarih yürümeye başladı, sözüyle yayın hayatına başlayan REDAKSİYON’un 20. Sayısından itibaren Kitap Kurdu’nda

Ve tarih yürümeye başladı….
Tarihin, hareketsiz kaldığı bir dönemden geçtik. Biz buna ‘lanetli yıllar’ diyoruz. Hakikaten de renklerin silikleştiği, umutların solduğu bir dönemdi. Öyle neşesi de kalmamış ne reddetmenin ne de direnmenin. Biraz zorakiydi sanki herşey! Tarihin tekeri durmuştu bir kez ve kimse onu harekete geçirecek gücü de kendisinde bulamıyordu! Bu yöndeki inancın umut zeminlerinin yoksunluğunda kuru kaldığı ve kendi içine kapandığı da bir gerçekti!

O yüzden bu çağın şiiri de tarihin hareket halindeki bir dönemine özlemle dolu ama gelecekten umudunu kesmiş melankolik bir tondaydı. Ne de çok eskidenle başlayan cümleler kuruldu bir bilseniz!

Ama her şeye rağmen yeniden devrim arayışında olanların gücü olmasıydı tarih de bugünkü neşeli ve coşkun akışına doğru ilerleyemezdi! Ve tarih olmasıydı, tarihimiz olmasıydı bugün de tarih harekete geçecek gücü kendisinde bulamazdı!

Tarih şimdi, kapitalizmin büyük krizi ile kırıldığı yerden değil sokakları kuşatanların sesinin yükseldiği yerden yürümeye başlıyor! Emekçilerin ve ezilenlerin yeniden özneleştiği bu durak, yeni bir ilerlemenin de başlangıç noktasını oluşturuyor.

Redaksiyon, işte bu yeni coşkunun içine doğdu! Refleks dergisiyle başladığımız serüvenimize Murathan Mungan’ın ‘çağ çöküyor, çığ düşüyor’ sözleriyle virgül koymuştuk. Şimdi, kaldığımız yerden devam ediyoruz…

Korkut Boratav, bir söyleşisinde bu dönemi ‘sağa salınım sona erdi, sola salınım başlıyor’ sözleriyle tanımlıyordu. Oğuzhan Müftüoğlu ise, ‘toplumsal dinamiklerin sınıf mücadelesi dışındaki mecralara kaydığı bir dönemin de sonunun gelmekte olduğunu gösteriyor. Dolayısıyla bu krizin bir bakıma tarihin sonu tezlerinin de sonu olduğunu’ ifade ediyordu.

Biz de buna, tarih yürümeye başladı, dedik ve bunu denize koşan kaplumbağların ilerleyişine benzettik!

Deniz kaplumbağaları yumurtadan çıkar çıkmaz denize yürürler. Yeni doğumun denizle buluşma arzusudur bu. Harekete geçen binlerce kaplumbağalar birlikte yürümeye başlar. Hepsi denize ulaşmak için yola koyulur! Mesele denize ulaşmak için yürümektir. Bu bize insanın kendi hayatının sınırlarını aşabilen mücadelesini anlatır.

21. yüzyılın sosyalizmi kapitalizmin bugünkü yaşadığına benzer kırılıp bükülmeleriyle birlikte ilerleyen ‘yeni dünya düzenine’ karşı mücadeleler içerisinde şekillenecekse, denize doğru yürüyüş tarihsel ilerleyişi bu doğrultuda redakte ederek bunun kurucusu olacaktır.

Redaksiyon bu anlamda, tarihin akışını düzeltmeye yönelen bir iradenin ve bunu mümkün kılacak bir eylemciliğin ifadesi olarak yayın hayatına başlıyor.Ve tarih yürümeye başladı….

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here