25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü” eylem ve etkinlikleri çerçevesinde  Antalya Kadın Platformu üyeleri,

Güllük PTT’sinde tutuklu kadınlarla dayanışma amacıyla kart göndererek basın açıklaması yaptı. Basın açıklamasından sonra Antalya ‘da imam nikahlı kocası tarafından öldürülen Adile KIRIKKALE’nin öldürüldüğü yere karanfil bırakıldı.

 

Platform adına  açıklama yapan Eğitim-Sen Antalya Şubesi Kadın Sekreteri Dilek Eldeniz, , kadın cinayetlerine “Dur” demek için, öldürülen Adile Kırıkkale anısına biraraya geldiklerini kaydetti.

Kadına şiddetin ileri boyutlara ulaştığını belirten Dilek Eldeniz, “Kadınların toplumda özellikle namus gerekçesiyle öldürülmelerini şiddetle kınıyoruz. Bulunduğumuz parkta henüz daha kanı bile temizlenmemiş Adile Kırıkkale’nin ölümü ne ilktir ne de son olacak. Bu şiddetin bir an önce bitirilmesini, kadınlara gerekli güvenliğin devlet tarafından sağlanmasını istiyoruz” diye konuştu.

Platform üyeleri, Antalya Postanesi önünde yaptıkları ikinci açıklamada ise gözaltında kötü şartlarda tutulan kadınların salıverilmesini istedi. Dilek Eldeniz, eril zihniyetin kurduğu sistem içinde yaşamayı reddederek eşitlik ve özgürlük mücadelesini seçen kadınların dışarıdaki hapishanelerden içerideki hapishanelere kapatıldığını kaydetti. Eldeniz, “Burada hükümete sesleniyoruz. Başka ülkelere demokrasi dersi vereceğinize demokrasiyi önce yaşadığınız ülkeden başlatın. Platform üyesi 38 arkadaşımız hala tutuklu bulunuyor. Arkadaşlarımızı derhal serbest bırakın” dedi.

BASIN AÇIKLAMASI

Dünyada ve ülkemizde toplumsal, ekonomik ve siyasal sorunlar çığ gibi büyürken, AKP hükümeti sorunlara demokratik yöntemlerle çözüm üretmek bir yana, çözüme dair söz söyleyen muhalif kesimlere de, şiddet, gözaltı ve tutuklama gibi anti-demokratik yöntemlerle baskı uyguluyor, adeta bir polis devleti gibi çalışıyor. Yalnızca son altı ayda 5000’e yakın kişinin gözaltına alınması ve bunlardan üçte birinin tutuklanması, bunun en açık göstergesidir.

Öte yandan bitmek bilmeyen yargılamalar, tutukluluk sürelerinin uzunluğu, cezaevlerindeki doluluk, hasta tutukluların tedavisi, Türkçe dışındaki dillerde iletişim yasakları, disiplin cezaları, sohbet hakkının kullandırılmaması  ya da sınırlandırılarak kullandırılması gibi konularda yaşanan sorunlar, adil yargılama ve yaşam hakkı ile ilgili pek çok ihlali beraberinde getiriyor. AKP hükümetinin ileri demokrasisi bu alanları kapsamıyor.

AKP’NİN MÜCADELE EDEN KADINA TAHAMMÜLÜ YOK…

Eril zihniyetin kurduğu sistem içinde yaşamayı reddederek, eşitlik ve özgürlük mücadelesini seçen kadınlar; dışarıdaki hapishanelerden, içerideki hapishanelere kapatılıyorlar. Bütün düzenlemelerin erkeğe göre yapıldığı bir dünyada; erkeğe göre tasarlanmış cezaevlerinde kadın olarak yaşamaya zorlanıyor, iki kere cezalandırılıyor.

İleri demokrasi adı altında polis devleti olmayı kendine görev edinen AKP hükümeti; sadece farklı alanlarda mücadele eden kadın arkadaşlarımızı değil, çalışma yaşamındaki kadınları da baskı, sürgün gözaltı ve tutuklamalarla yıldırmak istemektedir.

Son olarak ta Eğitim-Sen üyesi Prof.Dr. Büşra ERSANLI ve birçok kadın arkadaşlarımızın tek suçu insanca bir yaşam ve demokratik bir Türkiye istemeleridir.

Buradan hükümete bir kez daha sesleniyoruz: Başka ülkelere demokrasi dersi vereceğinize, demokrasiyi önce yaşadığınız ülkeden başlatın ve arkadaşlarımızı derhal serbest bırakın.

Çalışma ve mücadele arkadaşlarımızı yanımızda istiyoruz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here