Bugün haber ajanslarına konulan bir haber 9 Ocak 2019 tarihinde “Dormofol” adlı ilaca satış blokajı konulduğunu bildiriyordu.

Haber şöyle; “Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK), ‘dormofol’ adlı ilaca satış blokajı getirerek, geri çekme kararı aldı. Kurum Başkanı Hakkı Gürsöz tarafından 9 Ocak tarihinde il sağlık müdürlüklerine gönderilen ‘çok acele’ damgalı yazıda, Vem İlaç San. ve Tic. A.Ş.’nin ruhsatına sahip olduğu ‘Dormofol yüzde 1 İ.V. İnfüzyonluk/Enjeksiyonluk Emülsiyon İçeren Ampul’ ve ‘Dormofol %2 İ.V. İnfüzyonluk/Enjeksiyonluk Emülsiyon İçeren Ampul’ adlı ürüne satış blokajı uygulandığı belirtildi.

Söz konusu ilaçlar hakkında inceleme ve analiz sürecinin başlatıldığı bilgisi verilerek, sağlık kurumlarında bu ilaçların kullanımının durdurulması talimatı iletildi. Adı geçen ürünlere geri çekme işleminin de uygulandığı vurgulanan yazıda, şöyle denildi:

“Satış blokajı ve geri çekme işlemi uygulanan partilere ait listeler ekte yer almakta olup; geri çekme işlemi uygulanan partilerin kullanımının durdurularak ivedilikle iade işlemlerinin yapılması gerektiği, analiz süreci devam eden satış blokajı uygulanmış partilerin ise ivedilikle kullanımdan çekilerek nihai karar verilinceye kadar karantina altında tutulması gerektiği hususunun ilinizde bulunan ve ilgili ürünleri bulundurabilecek tüm sağlık kurum/kuruluşlarına duyurulması, ayrıca kurumumuz resmi internet sitesinde yapılan bu doğrultudaki duyuruların titizlikle takip edilmesinin önem arz ettiği hususunda bilginizi ve gereğini rica ederim.”
Isparta Şehir Hastanesi’nde anestezi ilacı olarak kullanılan Dormofol nedeniyle sekiz hastadan biri hayatını kaybetti, biri yoğun bakımda tutuluyor, diğer altı hasta ise gözetim altında. Hastane Başhekimi Feridun Ruşen Keskin de konuya ilişkin olarak adli sürecin başladığını duyurdu.”
Özetle, DORMOFOL adlı ilacın kullanımından dolayı bir kişi ölmüş, bir kişi de yoğun bakımdaymış, Sağlık Bakanlığı da DORMOFOL’a satış blokajı koymuş. Özetle ilacın satışını durdurmuştur.

İlacın üreticisi firma Vem İlaç San. ve Tic. A.Ş.’ye biraz daha yakından bakınca Kapitalizmin vahşi sömürüsünün insan hayatını hiçe saydığı gerçeğiyle yüzleşiyoruz. 3 Ocak 2019 tarihinde Gerçek Dergisinde çıkan bir mektup Vem İlacın köle statüsünde işçi çalıştırdığını iddia ediyor. Mektup şöyle; “Ben yedi aydır işsiz bir arkadaşınızım. Az önce şöyle bir haber gördüm: Vem İlaç fabrikasında 26 yaşında gencecik bir işçi kardeşimiz, İsmail Müsellimli, iş makinesi ile duvar arasına sıkışıp hayatını kaybetmiş. Yılbaşı gecesi, yeni yıla saatler kala o evine ekmek götürmek için çalışırken… Hemen aklıma iki ay önce aynı iş yeriyle yaptığım iş görüşmesi geldi. Vem İlaç Çerkezköy OSB’de yer alan bir fabrika. O zamanlar yoğun şekilde işçi arıyorlardı. İnsan kaynakları müdürü ile görüşmüştüm. Bana çalışma şartlarından bahsederken söyledikleri karşısında şaşkınlığımı gizleyememiştim. Günlük 16 saat çalışma, hafta sonu tatil yok, yedili sistem, vardiya ne zaman dönerse hafta içi bir gün o zaman tatil olacak, onu da tatil yaptırmayıp çalıştırabilirler. İnsan kaynaklarının bana açık açık söylediği cümle şuydu: “Burada çalışıyorsan önceliğin burası olacak. Senden tek istediğimiz bu, bir de özenli çalışman.” Acaba daha ne isteyecekti? İstemedikleri bir canım kalmıştı ki onun da bu kadar çalışmaya alınmayacağı şüpheliydi. Ki sonucunu bugün haberde okudum.

İnsanları 16 saat çalıştırıyorlar, bir saat fabrikaya gidiş bir saat de eve dönüşle geçiyor, ediyor 18 saat. Geriye insana bütün günden uyumak için 6 saat kalıyor. Bir de üstüne bu bir lütufmuş gibi davranıyorlar. Görüşmede bana “işçiler rahat, iş bitti mi çıkıp gidiyor, benim 24 saat aklım burada” demişti. El insaf! Ellerinden gelse onu da vermeyecekler de işte iki gün sonra düşüp ölmememiz için, onlar için daha çok çalışmamız için o kadar süreyi veriyorlar. Ve tabii açlıktan ölmeyecek kadar da ücret. Çünkü tüm bu çalışma şartlarına karşın verdikleri ücret asgari ücretti. Mesai ücretlerini bile olması gereken oranlarda vermiyorlar. Pazar günü normal çalışma sayılıyor haftaiçi bir gün izin kullandığın için. Oysa pazar günü çalışma %100 verilmesi lazım. İşçilere reva görülen çalışırken ölmek ya da ölümden beter bir yaşam!

Sonuç olarak, Vem İlaç’ta İsmail Müsellimli’nin ölümüne neden olan ve bir iş kazası gibi gösterilen bu olay bir kaza değil düpedüz iş cinayetidir. İnsani olmayan bu çalışma şartları ve yine insani olmayan ücretlerle bu iş cinayetleri ne ilk ne son olacak. Bu şartların sona ermesi için patronların merhamete gelmesini beklemek asla gerçekleşmeyecek bir hayalden öte gitmez. Tek yapmamız gereken fabrikalarımızda, iş yerlerimizde örgütlenmek, örgütlenmek, örgütlenmek. Birlik olup hakkımızı aramak. Yoksa arkadaşlarımızın ölümünü izlemekten başka bir şey yapmayacağız ve belki bir gün biz de kendileri için canla başla çalıştığımız ailelerimizi bizsiz çaresiz bırakacağız.

Çorlu’dan bir emekçi kadın

İsmail Müsellimli 24 Aralık 2018 tarihinde Çorlu’danbir emekçi kadının yukarıda bildirdiği insanlık dışı koşullarda çalışırken bir iş cinayetine kurban gitti. Olay basında şöyle yer aldı; “Tekirdağ Çerkezköy OSB’deki Vem İlaç adlı firmada çalışan bir işçi, iş makinesi ile duvar arasında sıkışarak yaşamını yitirdi.

Tekirdağ’ın Çerkezköy ilçesinde ilaç fabrikasında çalışan bir işçi, iş makinesi ile duvar arasında sıkışarak yaşamını yitirdi.

Olay saat 18.30 sıralarında Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren Vem İlaç adlı firmanın fabrikasında meydana geldi. Evli ve dört aylık çocuk babası olan İsmail Müsellimli, fabrikada çalıştığı sırada henüz bilinmeyen nedenle iş makinesi ile duvar arasında sıkıştı. Durumu fark eden iş arkadaşları, Müsellimli’yi sıkıştığı yerden çıkardı. İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri, Müsellimli’nin durumunun ağır olduğunu belirledi. Çerkezköy Devlet Hastanesi’nde tedaviye alınan Müsellimli, doktorların tüm çabalarına rağmen kurtarılamadı.

Müsellimli’nin işe yaklaşık altı ay kadar önce başladığı öğrenildi. Genç işçinin cenazesinin yarın Keşan’da toprağa verileceği belirtildi.”

Cenaze 25 Aralık 2018 tarihinde Keşan’da toprağa verildi. Bu cinayet hiç araştırılmadı. Araştırılmasına da gerek yoktu. Katil belliydi… Endoskopi olurken Vem İlacın bir ürünü yüzünden ölen Ramazan Gök de tıpkı İsmail Müsellimli gibi vahşi kapitalizmin kurbanı olmuştur. SOL işte burada devreye girmektedir. Katil bellidir ama asla bulunmayacaktır ta ki İsmail ve Ramazan’ın ait olduğu sınıf işçi sınıfı iktidar olana kadar…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here