Herkesin bildiği bir masal vardır; Kurtla Kuzu. Kurt, suyun akış yönünde olmayan kuzuya “Benim suyumu bulandırma” der. Kuzu, “Ben ters yöndeyim nasıl bulandırayım?” dese de kurt bu kez, “Geçen yıl suyumu bulandırmıştın” der. Zavallı kuzucuk, “Ben geçen yıl henüz doğmamıştım” dese de kurt kuzuyu yiyecektir. İster suyu bulandırsın, ister bulandırmasın. Nedense bu masal güncelliğini hiç yitirmiyor.

Gün geçmiyor ki bir çocuk kaybolmasın. Çoğu bulunamıyor. Son dokuz yılda yüz dört bin beş yüz otuz iki çocuk kaybolmuş. Çocuk intiharları artmış. Sadece Antalya’da kaybolup bulunan kız çocuğu sayısı, dört bin beş yüz elli dokuzmuş. Bulunamayan ne kadar?

Sağdan soldan (yön olarak kullandım) idam çığlıkları yükseliyor. İnsanın tüyleri ürperiyor. Bu çağda idamı isteyen olur mu diye. İnsan doğmak kolay, insan olmak zormuş. Bu söz bir kere daha doğrulanıyor.

Çocuklarımızın kaybolmasını önlemek o kadar zor olmasa gerek. Nasıl ki kadın cinayetlerini engellemenin zor olmadığı gibi. Sadece kendi fikrinizi beğenerek başaramazsınız. Bilenlere yani uzmanlara kulak vermek, bu konularda eğitim seferberliği başlatmak. Duyarlılığı ve farkındalığı arttırmak için ne yapılması gerektiğine kafa yormak. Eşitlik, demokrasi ve adaletin olmadığı ülkelerde böylesi durumların yaşandığının farkına varmak. Ülkemizde yaşanan bunca şiddet ve sertlikten sorumluluk duymak. Eğer çocuklara yapılan bunca istismardan samimi olarak rahatsız isek bunları vb yapmalıyız diye düşünüyorum. Ama bütün derdimiz idam cezasını geri getirmekse…..

Biz yıllardır çığlık atıyoruz, çocuk istismarı için. Bu konuda öfkemiz nettir. Yetkili kişiler bir arpa boyu yol gidemiyor. İdam ya da hadım cezaları çözüm değildir. Ancak bu konuda ısrar bizi gerçek çözümden uzaklaştırır. Böylesi cezalarla önlenseydi, Arabistan’da bu tür olaylar son bulurdu. Oysa dünya sıralamasında epeyce öndeler. Ne idam ne de şerri yasalar engellemeye yetiyor. O nedenle idama sarılmak ve Eylül ile Leyla’yı bu konuda kullanmak yerine, gerçek önlemleri almanın zamanı değil midir?

CHP’den bir kadın millet vekili bu konuda duyarlı davrandı ve “İdam ve hadım cezası çözüm değildir. Ayrıca devlet hükümlü ve tutuklularını ceza evinde korumak zorundadır.” dedi. Bir tv kanalı kadını yerden yere çarptı. “Açıkça sapıklara sahip çıkıyor.” bile dedi. Oysa millet vekili son derece haklıydı. Herkes bilir ki, her insanın yaşama hakkı vardır. Ayrıca suçu ispatlanana dek de suçlu sayılmaz. Bir çok örnek yaşadık. Çocuk istismarında masum gençleri içeri atıp asıl suçlunun hala çocuğun yakınında yaşadığına. Eğer idam olsaydı, o masum genç çoktan ölmüş, çocuk da hala tehlikede olacaktı.

Ayrıca uzmanların dediğine göre çocukları istismar edenler, hasta ve sapık değiller. Belki içlerinde küçük bir yüzdesi hasta olabilir ama çoğunun işine geldiği için ve bilerek, isteyerek çocuklara saldırdıklarını öğrendik. Örneğin N. Ç olayı. Toplum olarak hepimizin utanç duyacağı bir olaydı. N. Ç’ye tecavüz edenlerin çoğunun bürokrat olduğunu öğrenmedik mi? Toplumda saygın insanlar değiller miydi? Medyadan bunları öğrendiğimizde, söyleyecek söz bulabildik mi? Yapanların yerine utanç duymadık mı? Günlerce uykumuz kaçmadı mı? Ya yurtlarda yaşananlar!!!

Cumhur Başkanı, “Halk tevazu istiyor” dedi. Yerden göğe bu konuda haklıydı. Öyleyse “İdam ve hadım” diye tutturmanın anlamı var mı? Eğip bükmeden yasaları işletmek yetecektir. Çocuk istismarı konusunda ağırlaştırılmış cezalar olmalı ama asla iyi hal uygulaması yapılmamalı. Çocuklara derslerde kendini koruma yolları öğretilmeli. Bu konuyu da çarptırmamalı yani kız- erkek ayrımı yaparak ya da ayrı sınıf okullarda okutarak değil, tam tersine birlikte eşitce eğitim görmeli. Birbirini tanımalı, çünkü yaşamı birlikte götürecekler. Bilimsel eğitim yapan ülkelerde bu tür olaylar oldukça azdır. İşte orada bu tür istismarı hastalar yapabilir.

Sözün özü insan olmayı öğrenmeliyiz, öğretmeliyiz. Yoksa karikatürde olduğu gibi ormanda bir ayı çıkar. Kız çocuğuna “Korkma ben insan değilim” deyiverir.

Ben bu yazıyı yazarken, radyoda Hale Gür söylüyordu;

Haydi yavrum kaya başı kaya başına,
Yeni girmiş yarim aman 13 yaşına.
13 yaş ve yar!!! Buna yorum gerekmez diye düşündüm.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here