DİSK’e bağlı Devrimci Turizm İşçileri Sendikasının eski Mali Daire Başkanı Cafer Yelsali ile son dönemde yaşanan gelişmeleri konuştuk.

Sizi tanıyabilir miyiz?
Ben Cafer Yelsali, lise mezunuyum. 7-8 yıldır turizm sektöründe garson olarak çalışmaktayım. 28 Aralık 2014 Tarihinde Devrimci Turizm İşçileri Sendikası Genel Merkez Genel Kurulunda Genel Mali Daire Başkanı seçildim. Tabi bu dönem sendikanın parasının olmadığı bir dönemdi. Sendikada Mustafa Yahyaoğlu ve ekibinin tavırlarından dolayı genel merkez yöneticiliğinden istifa ettim. Genel Başkan Mustafa Yahyaoğlu’nu yok saydığım için istifamı Eş genel Başkan Didem Erkıvanç Türkay’a verdim.

Kamuoyuna Dev Turizm İş ile ilgili birçok haber yansıdı. Sizin öncüsü, üyeniz ve çalışanı olduğunuz Leman Kültür Cafe Örgütlenmesi vardı. Bu süreci kısaca anlatır mısınız?

Leman Kültür Cafe örgütlenmesinde Sendika genel merkez yöneticisi ve çalışanı olarak bizzat yer aldım. Leman örgütlenmesinin başarısızlığından dolayı önce işten atıldım daha sonra da sendikamda ki görevimden istifa ettim. Biz genç sendikacılara, Leman örgütlenmesinde yanlış bilgiler verildi. Örgütlenme yeter sayısı ve teknolojik sisteme ayak uyduramayan “emekli sendikacılar” yüzünden Bakanlık, Leman Kültür Cafe’de toplu sözleşme anlaşmasını geri gönderdi. Üye İşçiler, bu süreçten sonra sendikanın “işçileri sattığını” düşünerek bir bir istifa etmeye başladılar. Şu an itibari ile çok az üye kaldı. Onlar da delege seçimine çağrılmadı.

Sendika içinde ne sorunlar yaşadınız?
2014 Kongre öncesi Mustafa Yahyaoğlu ben aday olmayacağım dedi. Ben ve genç arkadaşlarım sorumluluk alarak aday olmak istedik. Bu duruma Mustafa Yahyaoğlu çok sinirlendi. Biz genç adayları, kendine düşman yaratarak adaylık için sebep aradı. Bizimle koltuk kavgası yapmaya çalıştı. Bir yönetim listesi çıkarmaya çalıştık. Yahyaoğlu’da kendi listesini tamamlayamadı. Biz de genç olmamızdan kaynaklı eksikliklerimiz oldu. Yahyaoğlu, “ağabeylerimiz”le görüşerek çekilmemizi istedi. Bu durum bile biz genç turizm işçilerini tanımadığını gösterir.Sonuç itibariyle bize gelip ortaklaşarak tek listeyle seçime girdik. Ben de Sendikanın Genel Mali Daire Başkanı seçildim. Aktif olarak çalışmamdan kaynaklı sendikaya her gün gitmem mümkün değildi. Her turizm işçisi, çalışma koşullarımızın ağırlığını bilir. Haftada bir gün izin, günde 12-14 saat mesai… Yönetimde olduğum bu dönemde Leman Kültür Cafe’de çalışıyordum. Burada ciddi bir örgütlenme yapmıştık. Bu durumdan rahatsız olan işletme, beni ve birkaç arkadaşımı işten attı. Çok zor durumda kalmıştım. Sendika yönetiminde Mustafa Yahyoğlu ve şürekası ile görüştüğümde bana, sendikada çalış, başka işe girme dediler. Kendileri emekli oldukları için sendikayı kahve gibi kullanıyorlardı. Her gün sendikada oturup çay içiyorlardı. Hayatımı idame ettirmek için çalışmam gerektiğini, eve ekmek götürmezsem aç kalacağımı söyledim. Karşılaştığım tablo karşısında kendimi kötü hissettim. Hem Leman’da yaşadığım bunca sıkıntı hem de hayatımı devam ettirmem için çalışma zorunda kalmaktan dolayı sendika yönetiminden istifa ettim. Bugüne kadar konuşmamamın nedeni sendika içinde mücadele vermeye çalışan arkadaşlarımın olmasıydı. Onların emeğine saygı duyduğum için bu güne kadar bu konu hakkında konuşmadım.

Devrimci Turizm İşçileri Sendikasının Antalya Şube Delege Seçiminde yaşananları anlatır mısınız?
Hukuksuz bir iş yapmaya kalktılar. Çünkü bunun koltuk oyunu olduğunu biliyorum. Tüzük ihlali vardı. İşçi yoktu. Emekli olan, turizm işçisi olmayan mafyatik ilişkiler delege seçiminde oradaydı. Ben turizm işçisiyim. Leman’dan atıldıktan sonra turizm sektöründe iş bulamadığım için 1 yıl kadar mağaza sektöründe çalıştım. Sektör değişikliği yaptığım için sendika üyeliğim yasal olarak düşmüş oldu. Daha sonra tekrar esas mesleğim olan turizme dönünce sendika üyeliği başvurusu yaptım. Ama maalesef hiçbir gerekçe gösterilmeden üyeliğim kabul edilmedi. Aynı şekilde turizm işçisi olan eşimin de üyeliği kabul edilmiyor. Beni neden üyeliğe kabul etmediklerini öğrensem dava açacağım. Ama sebebini bilmiyorum. Tüzük gereği üyeliğin kabul edilmemesi ancak genel kurulda belirlenir. Delege seçimine, arkadaşlarıma zarar verebileceklerini düşündüğüm için onlara dayanışma amacıyla gittim. Kadın arkadaşlara zarar verdiler. Leman Kültür’de yaşananlar, bu süreç ile birleşince bazı şeyler daha iyi anlaşılıyor. Şimdi sosyal medya üzerinden bir yalana ortak oluyorlar. Atatürk posterini indirdiğimiz yalanını utanmadan yazıyorlar. Bu yalan bile koltuk için her şeyi yapacaklarını gösteriyor. Tam bir Kabataş yalanı. Yakında Türk bayrağını yaktı derlerse şaşırmam.

Başka eklemek istediğiniz bir şey var mı?
Buradan Turizm İşçisi arkadaşlara sesleniyorum. Bu adamlar, işçi önderi falan değil. Bunların gitmesi lazım. 12/14 saat çalışan turizm işçilerinin sorunları bellidir. Servis yok, her gün mobbing, düşük maaş, kadın arkadaşlar tacizlere maruz kalıyor. Turizm işçisinin bunca sıkıntısı varken işçi düşmanı bu kişilerin orada oturmaması gerekiyor. Devrimci Turizm İşçileri Sendikasını, turizm işçileri yönetmesi gerekiyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here