Kurban bayramı bitti. Dün ise “Mekke’nin fethiyle başlayan Malazgirt ile devam eden varlığımızın kutlamalarına” başlandığı açıklandı.

Bu iki bayram arasında ise siyaset kurbanlarına reva görülen sahnelerle toplumun yarısının içi sızladı diğer yarısı ise beter olsunlar dedi…

Cumartesi Anneleri, resmî ellerde kaybedilen evlatlarının akibetini sormak için 700. Kez bir araya geldiklerinde elbette kimse 7-8 yıl önceki “bu sorunla yakından ilgileneceğim” diyen şimdiki Cumhurbaşkanından aynı yaklaşımı beklemiyordu. Zira koşullar değişmiş artık muhalif çevrenin sempatisini kazanma ihtiyacı kalmamıştı…

Hal böyle de olsa, insani değerlerini korumaya çalışan herkes, Malazgirt kutlamaları ile arka plana itilen kurtuluş savaşının, bu anti emperyalist mücadelenin sonucunda kurulan cumhuriyet değerlerinin Galatasaray meydanında bu denli ayaklar altına alınmasını da utanarak izledi…

Yerlerde sürüklemeler, boğazlamalar, hakaret etmeler, zehirli gazlarla kovalarken göz altına almalar, kaybedilen evlatlarının acısını duyurmak, faillerinin ortaya çıkarılmasını isteyen anneleri ve yakınlarını bir kez daha mağdur etmek hiç kuşku yok ki siyasi otoritenin talimatı ile gerçekleştirildi…

Oysa eziyet çektirerek, dara düşürerek, hak arama yollarını tıkayarak , yargısız infazlarla adalet duygularını yok ederek hiç bir iktidar uzun ömürlü olmayı başaramamıştır.

Hele hele Milletvekilini göz altına alamamanın hırsını, kurban seçtikleri kimliklerden çıkarma fütursuzluğu ise vicdanları sızlatmakta başka bir işe yaramamıştır…

İktidara Muhalif olsun, Ermeni, Kürt, Türk olsun bütün yurttaşların mağduriyetlerini dile getirme, hakkını arama, haksızlıkları kamuoyuna duyurma, her türlü hukuksuzluğa ve zorbalığa karşı direnme hakkı vardır…

Bu hakkı iktidar lütfuna bağlamak, otoritenin keyfiyetiyle sınırlandırmak, hiç bir toplumun kabullenemeyeceği bir dayatmadır…

O nedenle bazen kimi fotoğraf kareleri bir toplumun gurur kaynağı olmayı fazlasıyla hak etmektedir…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here