KESK Antalya Şubeler Platformu Yürütmesi, DİSK Akdeniz Bölge Temsilciliği ve Çağdaş Hukukçular Derneği Antalya Şubesi bugün yazılı bir açıklama yaparak “2 Temmuz Katliamının yıldönümünde Alevilere yönelik saldırı ve karalama kampanyalarını KINIYORUZ!” dedi.

“Türkiye’de geçmişte halkları birbirine karşı kışkırtarak kitlesel katliamlara ve cinayetlere zemin hazırlayanlar, bugün ısrarla ayrımcı, tekçi, ırkçı ve gerici politikalarını sürdürerek halkların kardeşliğini, barış içinde bir arada yaşama iradesini engellemek için ellerinden geleni yapmaktadır.” denen açıklamada “Bizler ise, barış ve kardeşliğin sağlanması için her türden demokratik-toplumsal özgürlükler mücadelesinin ana bileşeni olarak içerisinde yer alacağımızı belirtiyoruz” vurgusu yapıldı.

Bugün akşam saatlerinde Antalya Emek Demokrasi Güçlerinin konuyla ilgili bir yürüyüş ve açıklaması olacak iken bu açıklamanın yapılması platformdaki tartışmaları ve ayrılıkları bir kez daha açığa çıkardı. KESK Antalya Şubeler Platformu Yürütmesi tarihinde bugünkü gibi bir karar organı gibi hiç imza kullanmamıştı. Aynı şekilde TMMOB, TTB dahil bir çok örgütün bu metne imza atmaması da dikkatlerden kaçmadı. Önceki gün yapılan açıklamaya ise onlarca örgüt imza atarken bugün ortak açıklama yapanların ayrı durması ayrışmanın ve krizin önemli işaretlerinden biri olarak değerlendirilmişti.

2 Temmuz Katliamının yıldönümünde Alevilere yönelik saldırı ve karalama kampanyalarını KINIYORUZ!
Türkiye’de, topluma dayatılan düşüncelerin başında Türk-İslam sentezi anlayış gelmektedir. Bu düşüncenin hayat bulması sonucunda ırkçılık ve gericiliğin gelişmesine zemin hazırlanmıştır. Bu nedenle Aleviler her dönemde ırkçılığın ve gericiliğin hedefi olmuşlardır. Yakın tarihimizdeki Çorum, Maraş katliamları bu bu düşüncenin ürettiği katliamlardır. Daha yakın tarihimizdeki Sivas katliamı ise bu düşüncelerin getirdiği vahşetin son ayağıdır.
Tarihin hiçbir döneminde ezilen, sömürülenler yanında Alevilerinde kendi inanç ve kültürünü yaşamasına olanak tanınmamıştır. Osmanlıdan günümüze hep zulme uğramışlar, ezilmişler ve yok sayılmışlardır. Çünkü devleti yönetenler Alevi inancının var olan Türk İslam sentezci dayatmalara muhalif bir yapısının olduğunu bilmektedirler. İnşa ettikleri ve hegemonyasını oluşturdukları kendi düşünce sistemlerine muhalefet edecek inanç ve kimlikleri bastırmak devletin ana hedefi olmuştur. Bu nedenle Sivas katliamını gerçekleştirenler resmi güçler tarafından engellenmemişlerdir. Bu nedenle Alevi inancına yönelik baskılar ve sindirme politikaları her dönemde sürmüştür. Hedef resmi kimliğin dışında kalanlar, yıllarca ezilen, sömürülen ve yok sayılanlar olmuştur. Sivas katliamında saldırganların engellenmeyerek katliama çanak tutulması, ardından da olayın üstünün örtülmesi ve sadece birkaç kişinin sembolik cezalandırılması geçmişte yaşanan benzer katliamların ortak özelliği olarak dikkat çekmektedir.
Aleviler tarihin her döneminde inançları, felsefesi ve yaşam tarzı ile resmi ideoloji tarafından sorgulanmış ve her dönemde ötekileştirilmiştir.
Antalya özelinde ise yerel basında çıkan bir haberle başlatılan ve sürdürülen tartışmayı, zamanlama açısından, ülkemizin ve kentimizin içerisinde bulunduğu dönemin özellikleri ve emek-demokrasi-insan hakları-özgürlükler mücadelesinin ihtiyaçları açısından ‘doğru’ bulmuyoruz. Ve, bu temelde bir tartışmaya yol açan yazı ve yazarları niyetleri ne olursa olsun, Alevilere yönelik ‘söylemlerini’ kınıyoruz. Bu temelde bir tartışmanın emekçilerin birliği ve mücadelesine zarar vereceğini belirterek, bu tartışmanın bitirilmesinde her açıdan toplumsal, sendikal, siyasal fayda ve yarar olacağını bir kez daha vurgulamak isteriz.
Alevilerin kendi inanç ve kültürlerini kendi istedikleri gibi yaşamalarının en doğal ve insani hakları olduğunu savunuyor ve mücadelesini veriyoruz. .
Antalya’da her türden antidemokratik uygulamalara karşı, emek ve demokrasi için birlikte omuz omuza mücadele eden emek ve demokrasi güçlerini bu konuda düşünce farkı varmış gibi ayrıştırmaya çalışılmasını da doğru bulmadığımızı belirtiyoruz.
Alevilere yönelik her türden saldırı ve karalama kampanyalarını şiddetle kınıyoruz. Dün Sivas’ta katliam yapan caniler, bugün Ortadoğu’yu kan gölüne çeviren IŞİD çetelerinin düşüncesinde ortaklaşmaktadırlar. Dün Sivas’ta canlarımızı diri diri yakanları koruyanlar, bugün katil IŞİD sürülerinin acımasız katliamlarını görmezden gelmeyi sürdürmektedir.
Türkiye’de geçmişte halkları birbirine karşı kışkırtarak kitlesel katliamlara ve cinayetlere zemin hazırlayanlar, bugün ısrarla ayrımcı, tekçi, ırkçı ve gerici politikalarını sürdürerek halkların kardeşliğini, barış içinde bir arada yaşama iradesini engellemek için ellerinden geleni yapmaktadır.
Bizler ise, barış ve kardeşliğin sağlanması için her türden demokratik-toplumsal özgürlükler mücadelesinin ana bileşeni olarak içerisinde yer alacağımızı belirtiyoruz.02.07.2015

KESK ANTALYA ŞUBELER PLATFORMU YÜRÜTMESİ (EĞİTİM SEN-TÜM BEL-SEN-KÜLTÜR SANAT SEN-YAPI YOL SEN) ESM,
DİSK AKDENİZ BÖLGE TEMSİLCİLİĞİ
ÇHD (ÇAĞDAŞ HUKUKÇULAR DERNEĞİ ANTALYA ŞUBESİ)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here