24 Haziran seçimine saatler kaldı…

Son hamleler, son temaslardan sonra hiç kuşku yok ki sandık güvenliği sağlandığı ölçüde hangi adayların seçileceği, seçmenin eğilimine göre belirlenecek…

Çelişkileri, adaletsizlikleri, keyfilikleri çok daha yaygın, derinden ve yakından yaşayan kent sakinlerine ise çok daha fazla görevler düşüyor…

O nedenle geleceğimize hep birlikte sahip çıkmak için, en yakınımızdakilerden başlayarak, çevremizi bir kez daha tarayalım, arayalım, ulaşalım ve yinelemekten kendimizi alıkoymayalım ki,

** Tek adam yönetimi ile devam edilmek istenen buyurganlıkları, yargısız infazları…,

** İnsan olarak daha da değersizleştirileceğimizi, savaş, şiddet ve kamplaştırma politikalarıyla günah keçilerinden farksız güdülmek isteneceğimizi…,

** Hayat pahalılığının, işsizliğin, gelir adaletsizliklerinin sorumluluğunun siyasi iradeye ait olduğunu,

** hepimizin, kamusal hizmetlerin müşterileri olarak görüldüğümüzü, cebimizdeki her kuruşa göz dikildiğini…,

** Bütün doğal varlıklarımızı, koruma alanlarını, sahillerimizi bile AVM zihniyeti ile düzenleyerek ticarileştirdiklerini…

** Yaşam alanlarımızın, bütün kamusal zenginlik kaynaklarımızın yandaşlarla, yalanlarla, dolanlarla yağmalandığını….

** Dar gelirlileri, parası olmayanları kentsel yaşamdan koparan, sürgün eden politikaların muhatapları olduğumuzu ama sokak düzenlemelerinde dahi kent sakinlerine söz hakkı tanınmadığını…,

** İnanç, köken, cinsiyet ve çocuk istirmacılığı nedenleriyle yaşanan dramları, üzeri örtülen hukuksuzlukları…,

** Bütün bir toplumu rüşvetle, kayırmalarla, sadakalarla kendilerine bağımlı hale getirmek istediklerini…,

** Güdümlü hale getirilen medyanın, yargının, bürokrasinin bağımsızlığından, tarafsızlığından bahsedilemeyeceğini…,

** Muhterislerin, kompradorların, küresel sermayedarların egemenliği devam etsin diye beterin de beteri günlerin hepimizi beklediğini…,

** Ve bütün bu icraatlarıyla, istikrar istikrar diye diye istibdat rejimini kurumsallaştırmak istediklerini….

saymakla tüketilemeyecek kadar etrafımızı saran musibetlerle, bugünümüzü ve geleceğimizi çalan, bu ceberrut düzene ve bundan nemalananlara artık tamam denilmesinin vaktinin geldiğini bir kez daha hatırlatalım, tutum almaya ve karşı oy kullanmaya çağıralım…

** İlk turda AKP/MHP/RTE ittifakı dışında kalan parti ve adaylara verilecek oyların önemli olduğunu ama anlamlı ve işlevsel olabilmesi için mutlaka HDP’nin barajı aşması gerektiğini hatırlatalım.

** Ancak bu sayede muhalefetin Meclis’te sağlayabileceği çoğunluk ile daha büyük barajları aşabileceğimizi görerek, tek adam saltanatına son verme pratiğini başkalarından bekleyip geleceğimizi şansa bırakmayalım…

** Oy verme günü sandıkların korunması için ele ele verelim. Kendi oylarımızla bizi oyuna getirmelerine izin vermeyelim. Tanık olduğumuz her usulsüzlük karşısında müdahale edelim, şikayet hakkımızı kullanalım. Ne markaj ne sandık operasyonlarına boyun eğmeyelim…

Hepimize dayatılan, bu zor ve korku ortamına karşı dayanışma içinde, özgürlük, barış ve adalet fikirlerini yeşertebileceğimizi, emeğimizle, onurumuzla, haklarımızla, kendimize olan öz güvenlerimizle başka bir hayatı mümkün kılabileceğimizi hep birlikte gösterelim…

Haydi, yapabiliriz…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here