Büro Emekçileri Sendikası Antalya Şube Başkanı Devrim Mol yönetim kurulu üyeleriyle beraber bir basın toplantısı yaparak kamu emekçileri için ek zam istedi.

Şube binasında gerçekleştirilen basın toplantısında konuşan Devrim Mol “Üç dönemdir AKP ile sendikası Memur Sen arasında imzalanan satış sözleşmelerinin kamu emekçilerine getirisinden çok götürüsü olmuştur. İmza altına alınan buçuklu zamlar, kamu emekçilerinin beklentilerini karşılamak bir yana, sadece 2017 kayıplarını dahi karşılamaktan uzaktır. Bu nedenle biz emekçiler EK ZAM talep ediyoruz.

Öncelikle büyümede yakalanan %11’lik oran üzerinden dünya birincisi olduk güzellemesi yapan siyasi iktidar bu büyümeden emekçilerin payını vermelidir.

Kamuda en düşük maaş yoksulluk rakamı olan 5.238,00 TL seviyesine getirilmelidir.

BES olarak bir kez daha söylüyoruz!

Satış sözleşmelerini kabul etmiyoruz!

İnsanca yaşayabileceğimiz bir ücret, güvenceli iş güvenli bir gelecek istiyoruz!”dedi.

Değerli Basın Emekçileri, Sevgili Mücadele Arkadaşlarım;

Memur-Sen ve hükümet arasında imzalanan satış sözleşmesinin sonuçlarından olan ve kamu emekçilerinin daha da yoksullaşmasına neden yüzde 4 lük zamları bordrolarımızda gördük.
Kamu emekçilerinin iş yerine gitmek için katlandığı yol parasını ya da iş yerinde yediği öğlen yemeği maliyetini bile karşılamaktan uzak maaş artışları kamu emekçilerine kazanım diye yutturulmaya çalışılmaktadır.

Mevcut tablo kamu emekçilerinin %99’unun yoksulluk sınırı altında maaş aldığını göstermekle birlikte en düşük memur maaşının 2.800 TL olması maaşların açlık sınırı rakamlarına doğru yaklaştığını göstermektedir.

TÜİK’in Rakamları Yalan Söylemeye Devam Ediyor!

Kamu emekçilerinin gerek maaş artışlarında, gerekse de kayıplarının karşılanmasında veri olarak alınan enflasyon hesaplamaları emekçileri yoksullaştırmanın aracı haline gelmiştir. Enflasyon hesaplamasında oluşturulan sepette, emekçilerin başta gıda ve barınma olmak üzere zorunlu harcamalarının payı bilinçli olarak düşük tutulmaktadır. Bunca müdahaleye rağmen enflasyon rakamlarında “ %12 ” gibi yeni rekorlarla karşı karşıyayız.

15 yıllık AKP tarihinde ortaya konulan vergi uygulamaları her geçen gün vergi adaletsizliğini daha da derinleştirmektedir. Özellikle kamu emekçilerinin yılın ikinci yarısında aldıkları maaş zamları vergi dilimi marifeti ile geri alınmaktadır. Kısacası vergi dilimi adı altında bir soygunla karşı karşıyayız.

Gelir durumuna bakılmaksızın herkesten aynı oranda alınan dolaylı vergilerin vergi gelirleri içerisinde oranının %70 olması çarpık ve adaletsiz vergi sistemimizi resmederken, bu işleyiş gelir dağılımı eşitsizliğini de körükleyen bir sonuca yol açmaktadır.

Sendikamızın bu alanda talepleri net ve açıktır, yıllardır vergide adalet talebini mücadelesinde şiar edinen sendikamız;

Açlık sınırı rakamının vergiden ve her türlü kesintiden muaf tutulmasını, yoksulluk sınırı rakamının, birinci vergi diliminden vergilendirilmesini, tüketilmesi zorunlu mal ve hizmetlerden dolaylı vergilerin kaldırılmasını savunmaktadır.

Hükümet emekçileri yolunacak kaz görme anlayışına 2017 yılında da devam etmiştir. Gerek yasalarda, gerekse de bütçe kanununda yapılan düzenlemelerde taleplerimiz yok sayılarak dolaylı vergilerde artışa gidilmiş ve kapsamı genişletilmiştir.

2018 yılı itibariyle vergisini düzenli ödeyen mükelleflere %5 vergi indirimi yürürlüğe girerken, milyonlarca bordro emekçisinin maaşları eline bile geçmeden her ay peşin olarak ödedikleri vergiler bu kapsam dışında tutulmuştur. Bir yıl önce elde ettiği geliri bir yıl sonra iki taksit halinde ödeyenlere %5 vergi indirimi yapılırken her ay vergisini peşin olarak ödeyen emekçiler 2018 yılında da gelir vergisi tarifesi marifetiyle soyulmaya devam edecektir. Yıllık milyonlarca dolar kazanan profesyonel futbolcuların gelir vergisi oranının 2019 yılı sonuna kadar %15’lik vergi diliminde sabitlenmesiyle da milyonlarca emekçiyle adeta alay edilmiştir.

15 Temmuz sonrasında ilan edilen OHAL’le, halkın iradesi yok sayılarak TBMM by-pas edilmiş, Türkiye KHK’lerle yönetilen bir diktatörlüğe dönüşmüştür. Kamuda yaşanan haksız ve hukuksuz işten atmaların, emekçiler arasında korku yaratmayı amaçladığı ortadadır. Yapılan işlemlerin hukuksuz olduğunu siyasi iktidar da bildiğinden yargı süreçlerini tıkayarak KHK ile oluşturduğu komisyon aracılığı ile süreci uzatmaya çalışmaktadır.

Kamu emekçilerinin iş güvencesinin tartışma konusu bile yapılmayacağı, emekçilerin söz ve karar sahibi olacağı bir anlayışın hayata geçirilmesi, kamusal alanın demokratikleşmesinin ilk adımı olacaktır.

Ek Zam Talep Ediyoruz!

Üç dönemdir AKP ile sendikası Memur Sen arasında imzalanan satış sözleşmelerinin kamu emekçilerine getirisinden çok götürüsü olmuştur. İmza altına alınan buçuklu zamlar, kamu emekçilerinin beklentilerini karşılamak bir yana, sadece 2017 kayıplarını dahi karşılamaktan uzaktır. Bu nedenle biz emekçiler EK ZAM talep ediyoruz.

Öncelikle büyümede yakalanan %11’lik oran üzerinden dünya birincisi olduk güzellemesi yapan siyasi iktidar bu büyümeden emekçilerin payını vermelidir.

Kamuda en düşük maaş yoksulluk rakamı olan 5.238,00 TL seviyesine getirilmelidir.

BES olarak bir kez daha söylüyoruz!

Satış sözleşmelerini kabul etmiyoruz!

İnsanca yaşayabileceğimiz bir ücret, güvenceli iş güvenli bir gelecek istiyoruz!

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here