Türk Dil Kurumu’nun Türkçe Sözlüğünde “facia” kelimesinin anlamı olarak, “ çok üzüntü veren, acıklı olay “ yazıyor. Örnek olarak da Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın “sebep olduğunuz faciadan henüz haberiniz yok” cümlesi veriliyor. Bu yazıyı burada bitirsek bile meramımızı anlatmış oluruz. Şimdiden uyarayım: yazının bundan sonraki kısmı detaylardır.

Facia kelimesinin TDK sözlüğündeki tanımı ve örnek cümlesi, 2018 yılında eğitim alanında Türkiye’nin getirildiği yeri ve bunu gerçekleştirenlerin durumunu anlatmak için yeterlidir. . Eğitim alanında 2018 tam anlamıyla bir faciadır. AKP iktidarı, yandaşları, uygulayıcıları, destekleyicileri bu faciaya sebep olmuşlar ve sonuçlarından henüz haberdar değildirler.

2018’de ne oldu.
Kamusal eğitimin adım adım tavsiyesine devam edildi, özel okul teşvikleri artarak devam etti.
Dini eğitim veren yasal ve yasadışı okul ve organizasyonlara verilen doğrudan ve dolaylı teşvikler devam etti.

Eğitim ticaretleştirildi ve dinselleştirildi.

‘Piyasa merkezli’ ve yoğun ‘inanç sömürüsüne’ dayanan uygulamalar yürürlüğe konuldu.

Eğitimde büyük bir nitelik kaybı yaşandı.

Hukuksuz ihraçlar öğretmenleri sindirdi ve korkuttu. Öğretmen eğitim biliminin gereklerini değil siyasi iktidarın siyasi görüşlerini takip etmeye başladı.

Sendikal faaliyetler nedeniyle kitlesel öğretmen sürgünleri yaşandı.

Öğrenciler yarış atı gibi sınavdan sınava koşturuldu.

Öğretmen atamalarında mülakata dayalı sözleşmeli istihdam kalıcı hale getirildi.

Ücretli öğretmenlik adı altında eğitim bilimine aykırı istihdam şekli artarak devam etti.

4+4+4 uygulamasının getirdiği “çocuk gelin” ve “çocuk işçi” sayıları arttı.

Cemaat yurtlarında ve kurslarda çocuklara yönelik cinsel istismar ve şiddet vakaları ciddi anlamda arttı.

Kız çocukları ve yoksul çocuklar eğitim hakkından eşit faydalanamadı.

Toplumsal eşitsizlikler eğitim alanında daha da arttı ve çocuklarımızın eğitim hakları yok edildi.

Türkiye’ye sığınan sığınmacı ailelerin çocuklarının okula ve eğitime ulaşmaları sağlanamadı.

Açık öğretim ortaokulu ve lisesi adı altında kurulan ve çocukların eğitimi ile alakası olmayan kurumlar vasıtasıyla çocukların eğitim hakları engellendi.

Türkiye, OECD ülkeleri arasında, devletin eğitim kurumlarına öğrenci başına en az harcama yaptığı ülke olmayı sürdürdü.

İmam Hatip okullarının sayısında iktidar destekli artış sürdü.

MEB bütçesinin önemli bir kısmı dini eğitime ayrıldı.

Okullar dini şeriatçı vakıf ve derneklerin propaganda ve adam devşirme alanı haline geldi.

Öğrenciler tarikat ve cemaat yurtlarına mahkum edildi.

Milli Eğitim Bakanlığı okullaştırma politikasını İmam Hatipleştirme üzerine kurdu.

2023 Vizyon Belgesi ile okulların şirketleştirileceği açıklandı.

Ataması yapılmayan öğretmenler atanmadı.

Öğretmenlerin angarya çalıştırılma ve nöbet sorunu devam etti,

Eğitimde yaşanan şiddet olayları artarak devam etti.

Yardımcı hizmetli ve memurların sorunları artarak devam etti.

Öğretmenlerin ekonomik sıkıntıları kriz ile daha da derinleşti.

Üniversitelerin dini faşist odaklar haline getirilme çabaları artarak devam ettirildi.

2018 eğitimde bir facia idi, sadece sonuçları henüz yaşanmadı.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here