163 gün önce başlattıkları açlık grevini ‘ölüm orucu’na çeviren tutuklu avukatlar Ebru Timtik ile Aytaç Ünsal için Çağdaş Hukukçular Derneği tarafından bir basın açıklaması yapıldı. Açıklamayı okuyan ÇHD Genel Başkan Yardımcısı Av. Münip Ermiş, “Ebru ve Aytaç ölümün sınırında. Yaşatabiliriz, yaşatalım” dedi.

Av. Münip Ermiş, iki avukatın halen ölüm orucunda olduklarını hatırlatarak, “Ebru Timtik ve Aytaç Ünsal iki avukat. Meslek hayatları boyunca ezilenleri, hakları ihlal edilenleri, yoksulları, işçi ve emekçileri, polis şiddeti mağdurlarını temsil etti. Ebru ve Aytaç adil yargılanma hakkının ihlal edildiği onlarca dosyada avukat olarak emek verdi, çabaladı. Yeri geldi müvekkilleriyle güldü, ağladı. Yeri geldi isyan etti, yeri geldi işkenceyi önlemek için siper oldu, yara aldı ama hep direndi, adil yargılanma hakkı için hep mücadele etti” dedi.

Ebru Timtik ve Aytaç Ünsal’ın onlarca meslektaşı ile birlikte tutsak edildiğini de belirten Ermiş açıklamaya şöyle devam etti: “Savunma hakkı dahi verilmeden itirafçı ve çıkar peşinde tanıkların beyanı ile hüküm giydiler. Ebru ve Aytaç hapiste. Ebru ve Aytaç hastanede ! Ebru ve Aytaç ölüm sınırında. Ama yaşatabiliriz, yaşatalım. Bugün tek çağrımız budur. Ebru ve Aytaç’ı yaşatabiliriz ve yaşatalım. Adil yargılanmak haktır. Ebru Timtik ve Aytaç Ünsal, Türkiye’de adil yargılama ve adaleti güçlendirmek için ölüm orucunda. Türkiye, Avrupa İnsan hakları Sözleşmesi’nin 6. Maddesi ve Uluslararası Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi’nin 14. maddesi de dahil olmak üzere taraf olduğu bir dizi uluslararası sözleşmeye göre adil yargılanma hakkını güvence altına almak zorundadır. Timtik ve Ünsal, bu yükümlülüklerin sadece kendileri için değil , adil yargılanma haklarına saygı gösterilmeden yargılanan veya hapishanede tutulan herkes için gözetilmesini talep ediyor. Yani Ebru ve Aytaç hala avukatlık yapıyor.”
“Herkes bilmeli, bizler avukatız ve meslektaşlarımızın taleplerini tartışmasız destekliyoruz. Meslektaşlarımız hakkında 29 Temmuz’da Adli Tıp Kurumu’nca verilen ‘Hapishanede kalamaz’ raporuna rağmen İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi tahliye yerine hastanede zorla tutularak tedavi edilmelerine karar vermiştir. 37. Ağır Ceza Mahkemesi’ni hemen tahliye kararı vermeye çağırıyoruz. Meslektaşlarımızın tutulduğu hastanenin yönetici ve doktorlarını meslek etiğinin gereklerini hatırlamaya çağırıyoruz. Mevcut uygulamalar yaşam hakkı ihlaline sebep olacak kadar ağır ve hukuksuzdur. Bu sebeple Anayasa Mahkemesi’ne acil tedbir kararı ile tahliye edilmeleri için başvuruda bulunduk. Ancak biraz önce öğrendiğimiz karara göre Anayasa Mahkemesi tahliye-tedbir isteğini reddetmiştir. Meslektaşlarımızın dosyası aylardır Yargıtay’da bekliyor. Yargıtay’ı biran önce karar vermeye ve adil yargılanma hakkının gereklerini dikkate almaya çağırıyoruz. Adalet Bakanlığı’nı göreve çağırıyoruz.”

“Bugün buradan tüm meslektaşlarımıza, barolarımıza sesleniyoruz. Bugün risk altında olan yalnız Ebru ve Aytaç’ın yaşamı değil, savunma hakkının ta kendisidir. Meslektaşlarımızın talebi, tüm yurttaşlarımızın talebi olan adil yargılanma hakkıdır ve yerine getirilmesi oldukça basittir. Ebru ve Aytaç’ı kaybedersek sadece 2 meslektaşımızı kaybetmeyeceğiz, savunma mesleğinin özünü, onurumuzu, direnme gücümüzü kaybedeceğiz. Bu mesleğin gereği adil yargılanma, adil yargılanma hakkının korunmasını mutlak içerir. Bu bilinç ve inançla herkesi ama herkesi Ebru ve Aytaç’ı yaşatmaya, onlara ses olmaya çağırıyoruz.”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here