Öğrenci Veli Derneği (Veli-Der) Antalya Şube Başkanı Füsun Sarsılmaz , “2018-2019 Eğitim ve Öğretim yılı pazartesi günü başlıyor. Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un geçen hafta İstanbul’da düzenlenen 2023’e doğru Türk Eğitim Sistemi “Bulma Konferansı”nda ‘Eğitimde bir şey yapmamız lazımın ötesinde kıyameti koparmamız lazım’ dedi . Ancak Bu toplantıya yıllardır eğitimde yaşanan sorunların bizzat muhatabı olan, bu sorunları her an evlerinin içinde yaşayan, seslerini duyurmak için her yolu deneyen, yani kıyameti koparan velileri çağırmadı.” dedi.

“Bugün ülkenin her yerinde çocukları istediği okula yerleşemeyen veliler İl ve İlçe Milli eğitim Müdürlükleri önünde kıyamet koparıyor Sayın bakan duyuyor musunuz? diyen Sarsılmaz , “Siyasi İktidar artık kendi ideolojik ihtiyaçlarına göre insan yetiştirme dayatmasından vaz geçmeli vatandaşların ve ülkenin ihtiyaçları doğrultusunda bir an önce bilimsel, laik, eşit ve nitelikli eğitim taleplerine cevap vermelidir. 19 milyon çocuğumuza ve tüm öğretmenlerimize yeni öğretim yılında başarılar diliyoruz.” şeklinde konuştu.

“Gelin çocuklarımızın ve ülkemizin bugünü ve yarını için Veli-Der’de örgütlenelim” çağrısında bulunan Sarsılmaz, “ Ve hep birlikte mücadele edelim” diyerek sözlerini tamamladı

BASINA VE KAMUOYUNA;

2018-2019 Eğitim ve Öğretim yılı pazartesi günü başlıyor. Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un geçen hafta İstanbul’da düzenlenen 2023’e doğru Türk Eğitim Sistemi “Bulma Konferansı”nda “Eğitimde ‘bir şey yapmamız lazımın ötesinde kıyameti koparmamız lazım” dedi . Ancak Bu toplantıya yıllardır eğitimde yaşanan sorunların bizzat muhatabı olan, bu sorunları her an evlerinin içinde yaşayan, seslerini duyurmak için her yolu deneyen, yani kıyameti koparan velileri çağırmadı.

Bugün ülkenin her yerinde çocukları istediği okula yerleşemeyen veliler İl ve İlçe Milli eğitim Müdürlükleri önünde kıyamet koparıyor Sayın bakan duyuyor musunuz?

Ekonomik krizin faturasının her geçen gün ağırlaştığı bir döneme giriyoruz. Servis ücretleri okul ihtiyaçları belimizi bükerken, bir yandan da eğitim sisteminin getirdiği sorunlarla uğraşmak çocuklarımıza bilimsel, laik, nitelikli bir eğitim aldırma mücadelesi yürütmek zorunda kalıyoruz.

16 yılın sonunda geldiğimiz noktada kindar ve dindar nesil yetişti mi emin değili. Ama Ülkelerinden gelecek umudunu kaybetmiş bir nesil yetiştiğini bizzat yaşayarak görüyoruz.

En son açıklanan Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF), “Eğitim Kalitesi 2018” raporuna göre, Türkiye, 137 ülkenin eğitim kalitesine göre sıralandığı listede 99’uncu sırada yer aldı.

2018 yerleştirme sonuçlarına göre; Devlet üniversitelerinin lisans ve ön lisans bölümleri için ayrılan 663 bin 679 kontenjandan 80 bin 103’ü, boş kalırken. Üniversite sınavına giren lise son sınıf öğrencilerinden 954 bin 353 adayın 450 bini üniversiteye yerleşemedi.

Endüstri meslek liseleri mezunlarında durum daha da vahim. Sınava bu okul türünden giren 144 bin 818 adaydan, dört yıllık bölümlere yerleşebilenlerin sayısı sadece 4 bin

MEB 2017-2018 istatistiklerine göre Anadolu imam hatip lisesi sayısı bir önceki öğretim yılına göre 253, imam hatip ortaokulu sayısı ise 557 arttı. Eğitim sen raporlarına göre Geçen yıl devlet bir ana okul öğrencisi için 1673 TL, ilköğretim öğrencisi için 4326 TL, genel öğretim öğrencisi için 6153 TL, mesleki ve teknik orta öğretim için 7504 TL harcama yaparken imam hatip lisesi öğrencisi için 12.707 TL’lik harcama yapmış. LGS İlk yerleştirme sonuçlarına göre bu yıl imam hatipler için ayrılan kontenjanların yüzde 47.69’u boş kaldı. Bu kadar ayrıcalık ve olanak sağlanan imam hatip liselerinden 2018 yılında YKS’ye başvuran 234 bin 657 öğrenciden üniversitelerin dört yıllık bölümlerine yerleşenlerin sayısı 37 binde kaldı. Bu sonuçlar İmam hatipleştirme projesinin iflasıdır.

Eğitim alanına dair sorunlar bunlarla sınırlı değil elbette. Okul güvenliği velilerin en önemli sorunlarından biri olmaya devam ediyor. Okulları duvarlarla çeviren, üzerine tel örgüler çeken bununla yetinmeyip okullara polis yerleştirerek güvenlik sorunlarını çözeceğini düşünen anlayış; neden çocuklarımızın okullara severek koşa koşa gideceği okul ortamları oluşturmayı düşünmüyor. Okullar, zorla seçtirilen dersleri, müfredattan neredeyse çıkarılan spor, sanat, müzik derslerini, okullarda çocukların severek yaptığı festival vb sosyal etkinliklerin engellendiğini hatta neredeyse yasaklandığını, bu hali ile okulların çocuklar için bir hapishaneye döndüğünü görmüyor mu? Bu anlayış kendi çıkardığı okul servisleri yönetmeliğindeki güvenlikle ilgili maddelerin uygulanmasının ertelenmesi için yönetmeliği değiştirmekten neden çekinmiyor?
Çöken okul duvarları güvenlik sorunu değil midir? Servislerde unutulan çocuklar güvenlik sorunu değil midir? Ders saatinde zorla cuma namazına gönderilip yolda kaza geçirip hayatını kaybeden çocuklar bakanlığın sorunu değil midir?

Bakanlığımız anlaşılan sorunların kaynağının karma eğitim olduğuna karar vermiş olmalı ki; yönetmelik değiştirerek eğitim sorunlarına çözüm bulacağını sanıyor. Bu durumun hiçbir bilimsel ve pedagojik karşılığı olmadığını bütün dünya bilirken bu neyin hazırlığıdır.

Sayın Bakan Açıklamalarında daha çok bilim konuşacağız diyor, liyakat diyor, bizi bul konferansları düzenliyor. Düzenlesin elbette ama biz basit cevapları olan sorular soruyoruz.

– Öğretmen atamalarında mülakat sınavını kaldıracak mısınız? Hangi kriterlere göre atandığı belli olmayan okul idarecilerini yeniden liyakatlarına göre değerlendirecek misiniz?

-İlköğretim ve orta öğretim müfredatlarında akıl ve bilimi egemen kılacak mısınız? “karma eğitimin” evrensel pedagojinin gereği olduğunu düşünüyor musunuz?

-Laik, demokratik, bilimsel eğitim anlayışını bakanlıkta egemen kılacak mısınız?

-Eğitimde sınıfsal, bölgesel ve cinsiyete dayalı her tür eşitsizliğe-adaletsizliğe gidermek için ne yapacaksınız? Sizin bakanlığınızda özel okullar desteklenmeye devam edecek mi?

-Tarikat ve cemaatlerle yapılmış protokolleri iptal edecek misiniz? Yoksa yeni protokoller mi yapacaksınız? Bu yapılara yurt açma izni vermeye devam edecek misiniz?

-Eğitimdeki nitelik kaybının bu siyasal iktidarın eğitimde 16 yıldan beri yürüttüğü dinselleştirme ve piyasalaştırma anlayışından kaynaklandığını bilmiyor olabilir misiniz?

-Ahır yapılan köy okullarını ne kaderine terk etmeye devam edecek misiniz? yıkılmak üzere olan öğrenci emeği ile yapılan Köy Enstitüleri mekanlarının restore edilerek yeniden eğitim dünyasına kazandırılmasını düşünüyor musunuz?

-Okul öncesi eğitimi zorunlu yapacak mısınız? Yoksa okul öncesi eğitimi Diyanete havale edip, sonra eğitimde tasarruf tedbirleri uyguluyoruz mu diyeceksiniz?

-Demokratik ve özerk bir üniversite hayaliniz var mı?

Siyasi İktidar artık kendi ideolojik ihtiyaçlarına göre insan yetiştirme dayatmasından vaz geçmeli vatandaşların ve ülkenin ihtiyaçları doğrultusunda bir an önce bilimsel, laik, eşit ve nitelikli eğitim taleplerine cevap vermelidir. 19 milyon çocuğumuza ve tüm öğretmenlerimize yeni öğretim yılında başarılar diliyoruz.

Bir kez daha tüm halkımıza sesleniyoruz; gelin çocuklarımızın ve ülkemizin bugünü ve yarını için Veli-Der’de örgütlenelim. Ve hep birlikte mücadele edelim.

Saygılarımızla

Öğrenci Veli Derneği
Antalya Şubesi

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here